Diyarbakır son dakika haberleri, Diyarbakır haberleri, Diyarbakır haber, son dakika gelişmeler, Diyarbakır İlçe Haberleri, anlık en taze haberler yer alıyor.
Advert
Advert
istanbul escort ankara escort kayseri escort ankara escort escort konya malatya escort escort bayan escort bayan ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort beylikdüzü escort sex izle sex izle sex izle sex izle porno izle porno izle
          15 TEMMUZ: TESLİMİYET Mİ? TEMSİLİYET Mİ?
Mehmet Tanrıkulu

15 TEMMUZ: TESLİMİYET Mİ? TEMSİLİYET Mİ?

Bu içerik 645 kez okundu.
Advert

  Tarihin  uzun zaman unutamayacağı ihanet ve kahramanlık gecesinin üzerinden bir yıl geçti. Ülkenin son zamanlarda yaşadığı en uzun ve en karanlık geceydi o gece. Gecenin ilk çeyreği ne kadar karanlıksa son çeyreği de o denli aydınlık vadeden bir gece.  Bir gece düşünün,  içerisinde türlü türlü ihanetler ve nihayet kahramanlıklarla son bulan destansı bir sabah. Bir gece düşünün,  önce korkunç bir şok, sonra tedirginlik, toparlanma, diriliş, direniş ve zafer ile son bulan aydınlık. Bir gece düşünün, liderlik ve zekanın ne denli önemli olduğunu sonuna dek ispat eden bir gece.  Bir gece düşünün ‘’Hakimiyet Kayıtsız şartsız milletindir’’ sözünü tüm hakkaniyetiyle doğrulayan bir gece. Öyle bir gece ki; ‘’ temsiliyet mi yoksa teslimiyet mi?’’  Sözünü bize tüm yönleriyle idrak etmemizi sağlayan,  12 saatlik zaman diliminde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş savaşından sonraki yüzyıllık varoluş mücadelesini, tam bağımsızlığın ilanı veya dış güçlere teslimiyetin dönüm noktası bir gece.

          Şüphesiz biz ‘’15 Temmuz’’ gecesinden bahsediyoruz. Zaman geçtikçe zihnimizde canlı tutmamız gereken bir gece. Yıllardır bir Ahtapot gibi ülkenin tüm bürokrasisini tesir altına almış FETÖ Terör örgütünün ihanet gecesi, O geceyle birlikte toplumun tüm bireylerinin ihanete karşı  ’’Yek vücut’’ olduğunu,  vatanın geleceği için  ‘’can fedaların’’ ne denli çok  olduğunu, hepimizin zihninde tüm canlılığını koruyor. Her bir vatandaş kendi kendine sormalı ‘’o gece ne oldu’’ diye. Göreceğiz ki; şok, ihanet, ölüm,  gözyaşı, liderlik, diriliş, direniş ve zafer yaşanmış o gece.

             O geceyi hatırlayacak olursak şahsen ben, o gece çocuğumu hastaneye yatırmıştım.  Akşam namazı için eve geldim. Üzerimi değiştirip komşum ve arkadaşım Abdullah Hocamla rutin gece yürüyüşü ve hastane ziyareti için saat 21:30 dolaylarında yeniden hastaneye gittik. Ali İhsan’ın sağlık durumunun iyi olduğunu gördükten sonra yürüyüşümüze devam ettik. Her şey normal seyrediyordu. Hatta yürüyüşümüzü uzatmak için  Memorıal Hastanesi yanındaki alt geçitten geçerek ara sokakları kullanıp  Go Petrol’un bulunduğu 75. Yol kavşağına vardık. Bilenler bilirler 75. Yol’da akşamları korkunç bir araba park trafiği olur. Ama o gece köşe başındaki mekanın önünde sıra dışı bir araba tenhalığı vardı. Hemen arkadaşıma dönüp hocam hayırdır bu gece 75 neden bu kadar sessiz? Diye sordum. Kendisi de tenhalığı fark edip bana dönerek, bugün Diyarbakır’da 2-3 bombalı araba ihbarı verilmişti, acaba bir yerlerde bomba mı patladı? diye tedirginliğini dile getirdi. Ama o denli tedirginlik yaratan bir bombanın etkisini mutlaka bizler de hissetmeliydik, diye söylendik. Enteresandır ama hemen aklımda Vizontele Filminde bir gece ansızın 80 darbesinin yapıldığı enstantaneler canlandı. Deli Emin’in darbe sabahı uyanışı ve herkesin götürülüşüne şahit oluşu… Bunu esprili ve biraz da tedirgin bir şekilde yanımdaki arkadaşıma dönüp ‘’ ister misin bu gece darbe olmuş olsun ve bizde karanlık ara sokaklardan geldiğimiz için haberimiz olmamış olsun ‘’ dedim. Hemen sonrasında ‘’tövbe tövbe  böyle bir ortam da yok, emare de…  hangi çılgın kafasına esip böyle bir çılgınlığa girişebilir ki? Deyip  yolun karşısına geçene dek geçiştirdik. Artık içimize bir kurt düşmüştü. İlk işyerine girip TV’ye gözümü diktim. Sayın Başbakanın ‘’Bu bir kalkışmadır, sorumlular cezalandırılacaktır.’’ Sözünü alt yazıda görmeme rağmen yine bir anlam veremedim. Hemen sandalyeleri düzelten garsona bu gece ne oldu? Sorusunu sormama rağmen cevap alamayışım, tedirginliğimi arttırdı. Dışarıya çıktığımda Abdullah Hoca bana darbe olduğunu, inanmazsan  al telefondan bak demesi üzerine tedirginliğim şoka dönüştü. Bu haber doğru olabilir mi?  Yoksa kabus mu görüyorum gibi enteresan duygular arasında gelip gittim. Hemen eve dönüp haberlere bakmaya karar verdik. Hızlı adımlarla eve yol alırken siteye varmadan 80-90 km hızla önümüzden siyah camlı bir minibüs geçti. Sitemizin önünde 10-15 sivilin bindiğini ve aynı hızla hareket ettiğini gördük. Site kapısına vardığımızda güvenlik bize dönüp, hocam darbe oldu nerdesiniz?  Demesi şüphelerimizi doğrular nitelikteydi artık. Peki gelen bu minibüs neyin nesi? Kimleri aldı böyle? Dememiz üzerine; ya hocam sitede ne kadar da çok polis varmış, haberin duyulması üzerine bir çok kişi telaşla arabasına binip göreve gitti. Bu en son gidenler de arabası olmayanlar diye sözünü tamamladı.  Bizler de hemen eve çıkıp televizyonlarda olup biteni anlamaya çalıştık.TRT’nin işgali ve darbe bildirisi moralimi çökertmişti doğrusu. İnönü Stadyumuna helikopter inişi, Uçakların alçaktan uçuşu, Boğaz İçi Köprüsü (Bugünkü ismiyle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) nün işgali, Özel Kuvvetlerin bombalanması, İstanbul Emniyet Müdürlüğündeki çatışma haberleri vs. Tüm bunlar vatandaşların şoka uğramasına yetmişti.  Bu olumsuzluklar silsilesi birbirini izlerken toplumun bir güç tarafından irkilmesi ve kendine gelmesine ihtiyaç vardı. Nihayet yıllardır toplumun lider olarak kabul ettiği Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın televizyonlara bağlanması  halkın hemen uyanmasına sebep ve moral oldu. Sayın Cumhurbaşkanı’nın vatandaşları havaalanlarına, kent meydanlarına, kısaca darbeye karşı direnişe çağırması üzerine herkeste yeni bir heyecan dalgası oluşturdu. Olabilir miydi gerçekten? Bu saatten sonra bir şeylerin yönü değişebilir miydi? Bu darbecileri başımızdan defedebilir miydik? Her kes teslimiyet ve aciziyet benliğinden sıyrılıp  cesaret gömleğini giyerse elbette olabilirdi.  Önde toplumun gerçek lideri ve arkada özgürlüğe adanmış yüz binlerce can.  Ben de vatanını milletini seven  duyarlı bir vatandaş olarak,  aldım yanıma cesaretimi ve vatan sevgisini, yollara düştüm. O gece batıda korkunç kabuslar yaşanırken,  Diyarbakır’da  miting havasında merkezi  hükümete sınırsız destek veriyordu.  Diyarbakır’dan yükselen destek Ankara ve İstanbullarda canlarını feda eden aslan yürekli kahramanlara moral aşılıyordu. Diyarbakır’da polislere destek amaçlı korna çalınmaları  beni ziyadesiyle duygulandırmıştı. O gece tam bir birlik gecesiydi. 

            O malum gecenin üzerinden tam bir yıl geçti. İhanet ve kahramanlık gecesiydi o gece. Bir gerçek var ki o gece dış güçler Türkiye’nin bağımsızlık hayalini ilelebet rafa kaldırmak için harekete geçmişti. Bu büyük ihanet  NATO, ABD ve AB’nin desteklediği taşeron örgüt FETO terör örgütü  tarafından yapılmıştı. Bu konuda hiç kimsenin şüphesi yok, olmamalı. Ancak kimi çevreler akla ziyan bir şekilde  o gece hükümet bu darbe girimini kurgulamış gibi aklı zorlayan varsayımlar dile getiriyorlar. Düşünebiliyor musunuz  Hükümet kalkıp Ülke genelinde birilerine siz darbe yapın , birilerine siz darbeye karşı çıkın , birbirini hiç tanımayan 250 kişiye siz canınızı feda edin, 2000 kişiye siz sadece yaralanın deyip diyecek . Ben de ertesi sabah istediğim kadar FETÖ’ cü ve muhalif avına çıkayım. İstediğim dernek ve hareketi sona erdireyim. İstediğim kişilerin işine son vereyim. Saçma!!! Böyle bir kurguya kargalar bile güler. 

              Sağır sultan bile duydu Türkiye’ye operasyon yapmak isteyen dış güçler var. Türkiye’nin dik duruşuna son vermek istediler ama olmadı. Planları başlarına patladı. Hatırlayın  darbe gecesi yayımlanan mesajlarda, ne şiş ne kebap yansın mantığıyla orta dereceli mesajlar yayımlanıyordu.  Darbe teşebbüsünden  haftalar hatta aylar sonrasında NATO, ABD, AB ülkeleri burunlarının ucuyla geçmiş olsun mesajları yayımlamaları ve bilahare Türkiye’yi ziyaret etmeleri  oyunun ne kadar büyük olduğunun göstergesi.

             15 Temmuz Gecesini yad ederken  ‘’Bir daha bu ülkeye 15 Temmuzları yaşatma Allah’ım’’  deyip siz değerli okuyucuları Allah’a emanet ediyorum.

    

            

       

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
M.Selim     2017-09-27 Tebrikler çok güzel bir yazı olmuş.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Dicle Elektrik muhtarları kutladı
Dicle Elektrik muhtarları kutladı
İşkur’dan okullara güvenlik görevlisi
İşkur’dan okullara güvenlik görevlisi