maltepe escort tuzla escort porno film mobil porno yerli porno seks hikaye tecavüz porno kuşadası escort denizli escort bodrum escort casino
e Telvin KARDEŞLİK ÖZKAYA ÖLÜYORUM
diyarbakır web tasarım diyarbakır evden eve diyarbakır karton bardak diyarbakır evden eve
Advert
ÖLÜYORUM
Telvin KARDEŞLİK ÖZKAYA

ÖLÜYORUM

Zamana mahkûmbir varlıktır insan. Kâinattakiher şey gibi başı ve sonu var. Doğar, büyür ve ölür. Ölüm insan için kaçınılmaz bir son olsa da mütemadiyen yaşayacakmış gibi davranır. Öyle cahildir, öyle gafildir…Hayatın bir parçası olan ölümden bahsetmek son derece doğal olduğu halde kimi zaman etraftan şöyle bir cümle duyarız: “Ölümden bahsetmeyin içim karardı.” Çünkü ölüm düşüncesi kaygı vericidir, acı duyar insan. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak ister. Hâlbuki ölüm yokmuş gibi davranmak ölüm gerçeğini yok edemez. Bu,modernizmin dini ve manevi değerleri yok sayarak yaşamayı dayatması gibidir. Oysa insan çift yönlü yaratılmış bir varlıktır, bilimle açıklanamayan ruhanî tarafı vardır ve diğer canlılardan farklı olarak özgür bir iradeye sahiptir. Bütün canlılar yazılımlarında ne varsa onun dışına çıkamıyorken insan özgür iradesiyle Rabbine bile karşı çıkabilir, O’nu inkâr edebilir, sonsuz kötüye yani “esfeles’safilin”e düşebilir. Nefis ve şeytanla olan mücadelesinde tertemiz tabiatını koruyarak sonsuz iyiye yani “ahsenüt-takvim”e yükselebilir. Dünya onun için bir imtihan ve seçenek yeridir. İyi ve kötü tercihler diyarı…

“Hanginizin daha güzel amel işleyeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.” (Mülk Sûresi 2)

İnsanın ömür sermayesi geri sayımdadır, her nefes alıp veriş ölüme doğru atılan adımlardır. Ölüm ve yalnızlık korkusu insana acı verse de her anını kendisine verilmiş bir fırsat olarak değerlendirmelidir. On dakika bile kendisiyle kalıp durup düşünecek olsa hangi hayatı yaşadığını idrak edecektir. Hayatının amacını belirlemeyen bir insan varoluş bunalımı yaşar, yaşamak için bir anlamı olmalıdır. Hedefsiz ve amaçsız yaşayan bir insan sonsuzluk karşısında çaresizlik hissine kapılabilir ve hayatına dahi son verebilir. Oysa İslam inancına sahip bir müslümaniçin dünya, ahiretin tarlasıdır. Burada ekip biçecek mahsulü ahirette toplayacaktır. Dünya Rabbine kulluk ettiği yerdir, ahireti kazandıran bir dünya kıymetlidir aslında. Dikkat edilmesi gereken nokta dünyanın geçici nimetlerine gönül bağlamadan yaşamayı öğrenmektir. Tıpkı geçici bir görevle bir başka ülkeye gitmiş bir görevli gibi, geçici yurdunda sadece görevine odaklanıp yapması gereken vazifelerini yerinegetirir o ölçüde gezip dolaşır. Asıl yurdu başka yerdedir ve yerine yurduna asıl evine gitme telaşındadır, oraya hasret çeker geçici yurduna gönül bağlamaz. Bu benzetmeyi Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle dile getirmiştir: “Dünyada sanki bir garip veya bir yolcu gibi ol.”(Buhari,Rikak,3)Dünya hayatını,  dünyanimetlerini hayatının merkezine alan bir insan ahireti geri plana atar, Rabbinin emirlerini ve vadettiklerini unutur, gaflete dalar. Dünya onun için daha sevimlidir ve Allah’ı da kendilerinden razı olarak bulamayacaklardır. Sadi Şirazî’nin dediği gibi  “Öldüğün zaman suret kalmaz, sîret kalır.” Sûrete,  görünene,  fiziki âleme çalışan bir insan bir gün çürüyecek ve yok olacak olana çalışıyor olduğu gerçeğini unutmamalıdır.Bu noktada müslümanın kâfirden farkı olmalıdır. Yaşayışıyla, duruşuyla insanlara müslüman kimliğini yansıtan bir hayat yaşamalıdır. “Carpediem”  diyerek sadece bulunduğu anı merkeze alarak yaşayan bir insan, nefsinin ve arzularının kölesi olur. Furkan Suresi 43. Ayetin ifadesiyle “Hevasını kendine ilah edineni gördün mü?” Oysa kimüslüman tükenen ömrünün her anını “ibnü’lvakt” olarak yaşamalı, anı yaşarken hevasını, arzularını değil Rabbinin emirlerini yaşamayı hedeflemelidir. Allah’ın bu dünyada insana sunduğu imkânlar, onu şımarmaya ve isyana değil, saygıya ve şükre sevk etmelidir. Nimetin merkezinde insan vardır,kâfir de mümin de nimete mazhar olur ama kaygan bir zemini vardır. Nimete karşı insanın davranış şekli akıbetini hazırlar. İnsan nefsine güzel gelen zevklere dalıp adeta taparcasına hayatının merkezine alırsa, kendi sonunu hazırlamış olur. Allah’ı tanımak, kitabını öğrenmek, peygamberini sevmek, dini yaşamaktan uzaklaşır ve ölüm de bu insanlar için felaket olur. Dünyaya tutunmuştur ve birden bire tutunduğu her şeyini kaybetmiştir. Sevdikleri, peşinden koştuğu hayatını adadığı her şey yok olmuştur.  Adeta duvara çarpmıştır. Böyle yaşayan bir insan için ölümden daha zor bir şey olamaz. “Bütün zevkleri yok eden ölümü çok hatırlayın”(Nesai, Cenaiz,3) buyuran Hz. Peygamber (s.a.s) zamanı belli olmayanölümü hatırlayarak, hayatı tanzim etmek gerektiği uyarısında bulunur.Ölümü düşünmek ve her an hatırında tutmak aslında insanın yaşamına değer katar. Ölümü düşünen bir insan bedenine dikkat eder, kötü alışkanlıklar edinmez, sağlıklı yaşar. Hem dünya hayatında rahat eder hem de Rabbinin beden emaneti hususunda yükümlü tuttuklarını yerine getirmiş olur. Zamanını dolu dolu geçirir, ahirete yatırım yapar, zevklerinin peşinden koşmaz. Zaman bilinciyle yaşar ve hesap gününde “ömrünü nerede tükettin” sorusuna verecek güzel cevapları hazırlamıştır. Dünya ahiret mutlu olur,  kimseyi üzmez, kendi üzülmez. Başkalarını düşünür, kazandığını biriktirmez. Paylaşır, sevinir, sevindirir. Hedefe odaklanır, işin ucunda ölüm var der. “Bugün ölecek olsam önce ne yapardım” deyip önceliklerini dini çerçevede yaşar.“Sizi sırf boş yere yarattığımızı ve sizin artık huzurumuza getirilmeyeceğinizi mi sandınız?” (MüminûnSûresi 115) sorusu insanı “Her nefis ölümü tadacaktır” (AliimranSûresi 185) gerçeğiyle yüzleştiriyor. Hesabı, mizanı, dünyanın imtihan yeri olduğunu hatırlatıyor. Kıyamet sûresindeki şu ayetler farkındalığımızı bir derece daha arttırmalıdır: “O gün sığınılacak yer yoktur. Varıp durulacak yer sadece Rabbinin huzurudur.O gün insana yaptığı ve yapmadığı her şey hakkında bilgi verilecektir. Artık insan, mazeretlerini sayıp dökse de kendine kendisi tanıktır.” (11-15)“Namazım, ibadetim, yaşamım ve ölümüm hepsi Âlemlerin Rabbi olan Allah içindir” (En’amSûresi 162) diyerek dünya hayatını yaşamak, “Ey imanın huzuruna kavuşmuş insan!Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön.Böylece has kullarımın arasına sen de katıl, Cennetime gir!” hitabıyla ömrümüzü nihayete erdirmek duasıyla…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yenişehir belediyesi dar gelirliye köprü oldu
Yenişehir belediyesi dar gelirliye köprü oldu
DİSKİ’den enerji hatlarında bakım ve onarım çalışması
DİSKİ’den enerji hatlarında bakım ve onarım çalışması

diyarbakır marka patent