maltepe escort tuzla escort porno film mobil porno yerli porno seks hikaye tecavüz porno kuşadası escort denizli escort bodrum escort casino
e Arzu ÇİÇEK TEMİZKAN ESMÂ-İ HÜSNÂ’NIN SIRLARI-3
diyarbakır web tasarım diyarbakır evden eve diyarbakır karton bardak diyarbakır evden eve
Advert
ESMÂ-İ HÜSNÂ’NIN SIRLARI-3
Arzu ÇİÇEK TEMİZKAN

ESMÂ-İ HÜSNÂ’NIN SIRLARI-3

Esmâ-i hüsna’nın sırlarını onların derin manalarında ve yansımalarında aramalı insan. Zira ilâhî isimler çok boyutlu bir anlam hazinesini taşır beraberinde. Ulema ve evliya, ilim ve tefekkürle ömrünü adamış bu mananın esrarının keşfine. Zira bu esmanın keşfi, marifete ulaşmanın bir basamağıdır onlar için. Kur’ân ve sünnete sıralanan esmânın geçtiği ayetler ve Hz. Peygamber’in dilinden dökülen hakikatlerin varid olduğu bağlam, büyük bir kapı açar söz konusu isimlerin anlaşılmasına. Dolayısıyla esmanın sırlarını onların temel anlamlarında aramalı ve yansımalarına bu zaviyeden bakmalı.İnsana, topluma, kainata ve dolayısıyla hayata bu nazarla bakınca insan, toplum kainat ve hayat anlam bulur.İnsan kendisine ve dışındaki aleme ilahî isimlerin penceresinden bakma imkanı bulur. Artık kainatta yer alan; görünen ve görünmeyen bütün unsurların esma-i hüsnanın birer eseri olduğu hakikatına vasıl olur. Neden olmasın? Alemde her ne varsa bir kaynaktan yani el-Vahid ve el-Ahad olanın kaleminden çıkmamış mıdır? Görünen ve görünmeyeni var edip ve takip eden el-Alimu’l-Ğaybî ve’ş-Şehade değil midir? Söz konusu alemdeki eşsiz sanat sonsuz ilim, hikmet, güç sahibi el-Alîm, el-Hakîm ve el-Kadîr’in eseri değil midir? Allah Teâlâ öyle birilâh’tır ki semavat ve arz onun idaresindedir. er-Rab ve er-Rezzak isimleriyle onu rızıklandırıp idare eder. Alem onun hükümranlığındadır. Çünkü O l-Vâli’dir. Her şeye galib olan el-Aziz’e kimse karşı gelemez. Kainattaki bu düzenin oluşumu ve devamı el-Aliyyu’l-Azîm sıfatlarına bakar ki karşı gelen el-Kahhar, el-Cebbâr ve el-Müntakîm sıfatlarıyla karşılaşır. Ona teslim olan da es-Selâm, el-Mukît, el-Vedûd ve el-Berr sıfatlarıyla esenlik bulur.İnsanın esmâ-i hüsna ile olan münasebeti yaratılışından önce başlar.  Hayat, ölüm ve ölüm ötesinde de devam eder. Şöyle ki onun serüvenini başlatan el-Mukkaddir’dir. Ona hayatı bahşeden el-Muhyî’dir, onu şekillendiren el-Musavvir, onu eşsiz (el-Bedî’) ve modelsiz yaratan el-Barî’dir. İnsanoğlu yaşam serüveninde el-Mümin ve el-Müheymin’in güven ve gözetimindedir. Ona gelen nimetler er-Rahmân ve el-Latif’in tecellileridir. Ona dayanan kişiye, vekil olarak el-Vekîl yeterlidir. Zira o kerem ve cömertliğinden karşılıksız nimet bahşeden el-Vehhab, el-Kerîm ve el-Latif sıfatlarını taşır. Kul zorluklarla karşılaşınca ona kapıları açan el-Fettah, el-Basît, sıfatıyla darlığı genişliğe çevirendir. İnsan kulluğa yanaşmadığında el-Kabîd sıfatının etki alanına girer. el-Muzil ve Hafîd’in yansımalarıyla zilleti tadar.Halbuki o, yaratılış gayesine uygun davranırsa ona dünya ve ahiret saadetini sağlayacak ilahî sıfatların sarmalına girecektir. Zira insanı sefil durumdan kurtarıp yükseltecek yegane varlık el-Muiz ve er-Rafî’ olan Allah’tır. el-Veliyy ve el-Karîb sıfatlarıylakulunasevgisini ve yakınlığını gösterecektir. Bu sevgi ve yakınlığa günah ve masiyetle karşılık veren kişilere es-Sabûr,el-Halîm, el-Ğafûr, el-Ğaffar, el-Afûvv ve er-Raûf sıfatlarıyla sabrederek, fırsatlar vererek, şefkatinin ve bağışlamasının sonsuzluğunu hissettirecektir.Mümin, imtihan sahasının her yerinde yaratıcısının müdahalesini görüp hissedebilen yapıdadır. Attığı her adım sarf ettiği her sözün es-Semî’ ve el-Basir olan tarafından görülüp kaydedildiğini bilir. Çünkü o, bu kayıtlarla, her şeyi bilen el-Alîm,el-Habîr, el-Muhsi ve  el-Hasib olan Rabbinin onu hesaba çekeceğini ve ona bunların karşılığını bildireceğine inanır. Allah Teâlâ her şeye hakim ve hükmeden (Hakem) olması bakımından el-Adl sıfatıyla kulunun hakkını eksiksiz verecektir. İşte bu hakikatin farkında olan Müslüman el-Hamîd ve eş-Şekûr olan Rabbini hamd ve şükür ile tesbih etmeli ve es-Sübhan ve el-Kuddûs sıfatlarını zikrederek Onu noksan sıfatlardan münezzeh tutmalıdır. Mümine yaraşan da budur.Müslümanın Esma-i hüsnâ ile olan yolculuğu bu sıfatlarla sınırlı değildir. Çünkü yüzünü hangi tarafa çevirirse çevirsin mutlaka İlâhî isimlerin eserlerini bulacaktır. Semaya bakınca Onun celâl (el-Celîl), azamet (el-Azîm), hükümranlık (el-Müteâl) ve kibriyasını (el-Mütekebbir), yıldızlara bakınca onları denge üzere tutan (el-Hafîz) ve gözeten (er-Rakîb/eş-Şehîd), kuvvetiyle sağlam kılan (el-Kaviyy ve el-Metîn), bütün varlık aleminin kendisine bağlı olduğu (el-Kayyûm),şanlı ( el-Macid) ve Hak olan (el-Hak) Allah’ın sanatını görecektir.Kur’ân, müminlerin tefekkür etmeleri durumunda afak ve enfüsteki ayetlere ulaşacağını  (Fussilet, 53) bize bildirmektedir. Kanaatimizce bu ayetlerin açığa çıkması, söz konusu tefekkürün esma-i hüsnâ ile birlikte yapılmasına bağlıdır. Zira varlık alemi O’nun esmasının yansımalarından ibarettir. Yukarıda zikrettiğimiz isimler dışında Kur’ân’da yer alan esma-i hüsnâ’dan hareketle bu düşüncemizin sağlamasını şöyle yapabiliriz. Yaşamın sürdüğü bu alem, el-Hayy olan Allah’ın mahlukatındandır. Zira varlık onunla (el-Evvel) başlamış ve Onunla (el-Ahir, el-Varis, el-Bakî ve el-Mümît) bitecektir. Kainatta kendisini işaretlerle (ez-Zahir) aşikâr kılan ve duyu organlarıyla idrak edilmeyen (el-Batın) bir Zattır. İnsanların aksine hiçbir varlığa ihtiyaç duymaz (es-Samed, el-Ğaniyy ve el-Vâcid) Dahası O, azamet ve kerem (Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm) sahibidir. Mülkün sahibi olması ( el-Melik/el-Malik) hasebiyle Kullarını varlık sahibi kılıp(el-Muğnî) fayda  verdiği(en-Nafi’) gibi,onlara zararın isabet etmesine de (ed-Dârr) izin verendir. Zira Onun hikmeti, nimetin verilmesini gerektirebileceği gibi engellenmesini de (el-Manî’) gerektirebilir. Bir fayda gereği işleri öne aldığı gibi başka zamana da (el-Mukaddîm-el-Muahhir) erteleyebilir.Sonuç olarak, el-Mübdî sıfatıyla varlıkları ilk olarak yaratan Rabbimiz, bize el-Mukît sıfatıyla beden ve ruhumuzun gıdasını vermiştir. Dünyadaki imtihan süremiz bitince, el-Mümît ve el-Muîd sıfatlarıyla bize ölümü tattırıp diriltecek ve el-Cami’ sıfatıyla da hepimizi kıyamette toplayacaktır. Onun el-Muksit ism-i şerifi gereğinci bize adaletle hükmedeceğine inanıyoruz. Bu sebeple Onun tövbeleri çokça kabul eden et-Tevvâb sıfatına sığınıyoruz. Dünyada er-Rahman sıfatıyla herkese rahmet eden Allah’ın (cc), er-Rahim sıfatıyla sadece müminlere rahmetini bahşedeceğine bütün benliğimizle inanıyoruz. Zira O sözünü gerçekleştirmekten caymaz.Yazımızı Yunus suresi 10. ayet ile bitirelim: “Onların oradaki duası: «Allah'ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz!» (sözleridir). Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri ise «selâm» dır. Onların dualarının sonu da şudur: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.”
 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bakan Kasapoğlu: “Başta kadınlar olmak üzere halkın spora erişimini önemsiyoruz”
Bakan Kasapoğlu: “Başta kadınlar olmak üzere halkın spora erişimini önemsiyoruz”
Bahar geldi uykularından uyanıp iş başına geçtiler
Bahar geldi uykularından uyanıp iş başına geçtiler

diyarbakır marka patent