maltepe escort tuzla escort porno film mobil porno yerli porno seks hikaye tecavüz porno kuşadası escort denizli escort bodrum escort casino
e Telvin KARDEŞLİK ÖZKAYA COVİD-19’UN ARDINDAN…
COVİD-19’UN ARDINDAN…
Telvin KARDEŞLİK ÖZKAYA

COVİD-19’UN ARDINDAN…

Hepimizin anlamaya çalıştığı tuhaf zamanlar yaşıyoruz, bir değişim ve dönüşüm içindeyiz. Bu dönüşüm sadece dijital anlamda değişimler değil elbette, hem maddi hem manevi farklılıklar yaşıyoruz. “Bir musibet bin nasihatten yeğdir” misali bu çağın musibeti olan salgın da dışarıda yaşanan şekliyle farklı, hastalığa yakalandıktan sonra farklı nasihatler yaşatıyor insana. Salgından önce her isteğine istediği her an ulaşabilme imkanına sahip olan insanı hastalık korkusu, ölüm korkusu ve bilinmezlik korkusu durdurdu. İstediği zaman istediği yere gidemez oldu, evinin dışındaki her yer ve herkes tehlikeli ve güvensizdi. Satın aldıkları,  yedikleri, içtikleri görünmez bir düşmanın istilası altındaydı adeta. Ondan kaçmak, ona yakalanmamak hayatının yegane gayesi haline gelmişti. Neredeyse iki yıldır bunca korunma ve tedbirlere rağmen bu tehlike yok edilemedi, yok edilmesi bir yana tehlikenin etkisi bile azaltılamadı. Hatta seyri değişen bir salgından, yeni varyantlar ve yeni önlemlerden bahsedilir oldu. Bunca yaşananların ardında ne vardı hiç düşündük mü? Allah-u Teala’nın hiçbir işi hikmetsiz olamazdı. Tarihe baktığımızda da farklı zamanlarda türlü hastalıklarla insanoğlu imtihan edilmişti. Yeryüzünde hastalığın var olması ve hasta olmak yeni icat olmamıştı, insanın var oluşuyla beraber hastalık da sağlık da var olmuştu. İnsanın dünyadaki tekamül  serüveni için gerekliydi, bir eğitim metoduydu  belki de.

Bütün işler yolundayken sorgulamayan rehavete kapılan, şımaran ve hep daha fazlasını isteyen nefis, işler rayından çıkınca, aksilikler onu bulunca, eziyet çekince ehlileşmeye başlıyor. “Ne yapıyorum” sorususarıyor her yanını. Tam olarak böyle bir durdurulmuşluk yaşıyoruz hep beraber. “Bu gidiş nereye” ayeti (Tekvir Suresi,26) tokat gibi çarpıyor yüzümüze. Nereye bu koşuşturma? Nedir bu bitmez tükenmez arzular? Zamana bağladığın bu ümitlerin, gönül bağladığın sevdaların ne için, kimin için? Hiç ölmeyecekmiş gibi hep yarın için yaşamak neden? Geleceğe dair yapılan plan ve programların, görünmeyen küçücük bir nedenle alt üst olduğunu, hatta bütün önemini yitirebildiğini yaşadık, yaşıyoruz.

Özellikle de hastalığa yakalandıktan ve herkesten tecrit olup kendi haliyle baş başa kaldıktan sonra insan, bütün bu sorgulamaların girdabına düşüyor. Herşey bir anda önemini kaybediyor. Yalnızca yaşamak değil, “kimin için hangi gayeyle yaşıyorum” değer kazanıyor. Dünyaya bunca gönül bağlayan, her yanı nimetle donanan insan asıl dünyasının ahiret olduğunu, bu konaklama yurdunun geçiciliğini, bir köprünün üzerinde durduğunu anlıyor. Bu anlama halini canlı tutup hayatının gayesini ve istikamet çizgisini düzeltebilen kurtuluşa ermiş ve yaşadıklarının hikmetini kavramış olur.

Mübarek zaman dilimleri vardır, bunlar dinimizce belirlenmiş olan Cuma günü, Ramazan ayı ve bu günleri yaşadığımız Zilhicce ayının on günü gibi günlerin yanı sıra, yaşananların da her şahsın kendine özel bereket sağladığı zamanlar vardır. İster nimet verilerek imtihan edilmiş olsun, ister kendisinden nimet alınarakimtihan edilsin,  insan var oluşunu ve hangi istikamet üzere yaşadığını daima sorgulamalıdır. Hayatımızın rehberi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) yine çağlar üstü bir seslenişle “Lezzetleri yok edeni çok hatırlayın” buyurmuştur. (Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 26) Tıpkı Covit-19 gibi, hayatın lezzetini kaçıran; hem gerçek manada ağızda tat bırakmayan, hem de mecazi anlamda hayatın tadını tuzunu kaçıran bu musibetten ders almalıyız. Hadisin işaret ettiği ölüm olarak yorumlanmış olsa da nihai manada ölüm elbette hayatın lezzetlerini yok eder ama dünyanın geçici lezzetlerini hastalık da, yokluk da, korku da yok edebilir. Böylece yaşamış ve tecrübe etmiş oluyoruz. Evet “Bir musibet bin nasihatten yeğdir.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma namazını Mersin’de Emir Sultan Camiinde kıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma namazını Mersin’de Emir Sultan Camiinde kıldı
Başkan Beyoğlu, Duvar işgalini kaldırdı, uzun yılların ulaşım sorununu çözdü
Başkan Beyoğlu, Duvar işgalini kaldırdı, uzun yılların ulaşım sorununu çözdü

diyarbakır marka patent diyarbakır web tasarım diyarbakır evden eve diyarbakır nakliyat diyarbakır şehirler arası nakliyat