Diyarbakır son dakika haberleri, Diyarbakır haberleri, Diyarbakır haber, son dakika gelişmeler, Diyarbakır İlçe Haberleri, anlık en taze haberler yer alıyor.
Katâde bin Nûman (r.a.)-1
Sevil ARSLAN

Katâde bin Nûman (r.a.)-1

Advert

 

Sahabiler kendilerine muarız olan o çevrede, bütün dünyanın karşılarında oldu­ğu o zamanda, Peygamber Efendimize (a.s.m.) öylesine gönülden bağlanmış, ona öylesine gönül vermişlerdi ki, onun uğrunda anadan babadan, yârdan serden, mal­dan mülkten geçmişlerdi. Her şeylerini onun getirdiği hidayet güneşinin dün­yayı aydınlatması, önündeki engellerin bertaraf edilmesi yolunda feda etmiş­lerdi.

Re­sû­lul­lah’a (a.s.m.) olan sevgileri her şeyden daha üstündü. Çünkü imanları kemal mertebesindeydi. Onların dilinde şu ifadeler sadece bir edebiyat olsun di­ye dolaşmıyordu:

“Anam babam, malım, evladım ve nefsim sana feda olsun, yâ Re­sû­lal­lah!”

Onlar yüksek fedakârlık ifadesi olan bu sözü bütün kalplerine ve benliklerine sindirmişlerdi. Re­sû­lul­lah’ı sevinçli görseler yüzleri güler, onu üzgün bulsalar dünyaları kararırdı. Çünkü bu fâni âlemde, fena toprağında yok olup gitmekten onların kurtulmasına, önlerine ebedî saadet ufuklarının açılmasına vesile olan, o zat idi.

Uhud Harbi’nin en dehşetli anları yaşanıyordu… Bir ara müşriklerin bozguna uğradığını zanneden okçular, Re­sû­lul­lah’ın talimatını unutarak zafer havasına kapıldılar ve bulundukları tepeyi terk ettiler. Bu fırsatı gözleyen ve daha sonra Müslümanlar safına geçip “Allah’ın Kılıcı” unvanına mazhar olacak olan Hâlid bin Velid derhâl bundan istifadeyle İslam ordusunu arkadan kuşatıverdi. İki ateş arasında kalan Müslümanlar böylece çok zor durumda kalmışlardı. Hattâ müşrikler, Resûl-i Ekrem’in (a.s.m.) yanına kadar yaklaşabilmişler ve bulundu­ğu tarafa doğru ok yağdırmaya başlamışlardı. Bütün maksatları, Resûl-i Ekrem’in (a.s.m.) vücudunu ortadan kaldırmaktı. Ancak fedakâr sahabiler vücutları­nı, canlarından çok sevdikleri Peygamberleri önünde siper etmişlerdi. Âdeta onu etten bir kale içine almışlardı. Bütün bu fedakârane gayretlere rağmen bir ok Re­sû­lul­lah’ın (a.s.m.) çenesine isabet etmiş ve mübarek dişleri kırmıştı. O ka­dar ki, yüzü kanlar içinde, yan üzeri bir çukura düşmüştü. Düştüğü yerden kal­kan Re­sû­lul­lah (a.s.m.), “Kendilerini Rab’lerine imana davet eden Peygamber­lerini kana bulayan bir kavim, nasıl kurtulabilir?!” diye üzüntüsünü ifade etti. Ancak onun bu serzenişi üzerine şu mealdeki âyetler nazil oldu:

“Ey Resûlüm! Kulların yaptıkları işlerin hiçbirinden sen mesul değilsin. Al­lah ya onlara rahmetiyle tövbeyi nasip eder yahut zalim olduklarından dolayı onları azaba çarptırır. Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah’ındır. Dilediğini mağfiret eder, dilediğine azap verir. Allah Gafûr ve Rahim’dir.”[1]

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Nusaybin Belediyesine kayyum atandı
Nusaybin Belediyesine kayyum atandı
Besni’de öğrencilerden Barış Pınarı Harekatına destek kermesi
Besni’de öğrencilerden Barış Pınarı Harekatına destek kermesi