e İnsanlığın Felaketi Ve Dünya Diyarbakır son dakika haberleri, Diyarbakır haberleri, Diyarbakır haber, son dakika gelişmeler, Diyarbakır İlçe Haberleri, anlık en taze haberler yer alıyor.
İnsanlığın Felaketi Ve Dünya

İnsanlığın Felaketi Ve Dünya

i

 

Hiç dikkat ettiniz mi üyesi olmakla iftihar ettiğimiz ‘Âdem-i Mahlukat’, başımızın göğe ermesine vesile olan ‘Eşref-i Mahlukat’ unvanının sahibi biz insanların,  bir an durup tefekkür ettiğimizde  özellikle son yüz yılı müteakip yıllarda ne denli gaflet ve delalet içinde bulunduğumuz, vicdanı ölmemiş herkesin derinden hissedeceği bir gerçektir. Allah'ın bütün varlıkları emrine amade edip Halife-i ruy-i zemin ünvanıyla kendisine muhatap kabul eden ey insan!!! Zalimliğin bir gün seni de yok etme noktasına gelecek.Bu mükemmel düzene ve onun içindeki nazenin varlıklara  böylece  pervasızca  saldırma ve tecavüz etme hakkını nereden alıyorsun?

Bugün Ademoğlunun Yaradanına karşı direkt dini-farzi sorumluluklarını ele almayacağız. Klasik tabiriyle İslam’ın 5 şartını, iman etmenin 6 şartını konu edinmeyeceğiz.  Ancak insanoğlunun yaşamında  onun kadar değerli ve elzem bir konuyu ele alacağız. İnsanoğlu ve Doğa gerçeğini!!!

İnsanoğlu daha çok kazanmak için, para için, güç için, iktidar için bu ihtiyar dünyada gün geçtikçe çirkinleşiyor. Karunvari isteklerle Firavun gibi her şeye hakim ve sahip olmak istiyor. İsraf ve tüketim çılgınlığının bütün vahşetiyle yaşanan çağımızda insanoğlunun gözü dönmüş durumda,önüne gelen her şeyi yutacak kadar vahşileşmiş, bir ejderha suretine bürünmüştür. Oysaki ilahi adalet ve İslam ahlaki bize elindekiyle kanaat edip israfı haram kılmıştır. Çağdaş denilen bu asrın medeniyeti ise;‘ben tok olayım başkası açlıktan ölse bana ne’mantığında hareket ediyor. Bu düşünce ve anlayış takibir toplum insan haklarını gözetmezken bitki, hayvan ve doğayı korumaları beklemek saflık olur. Vahşi kapitalist sistem olabildiğincegözüdönmüş bir şekilde bu temiz,güzel Allah'ın sanat sergisi olan küremizi yakıp yıkmaktan başka beşere verebileceği hiçbirşey olamaz. Hayatı boyunca beslendiği besin kaynağını kurutmaya, bindiği ağacı kesmeye, solduğu oksijeni kirletmeye tüm içten pazarlığıyla sürdüren İnsan, neslini tehlikelere ve ölümlere atma pahasına da olsa günümüzde  yaşam alanını tüm çirkinliğiyle yok etmeye devam ediyor. Denizler kirletiliyor,metropollerde hava solunamayacak derecede kirletilmiş,  fabrikaların saldığı karbonmonoksit nedeniyle iklimler dengesini bozmuş, seller ,hortumlar, kar fırtınaları, tsunamiler, ani hava soğumaları, aşırı sıcaklar, aşırı yağışlar ve kaçınılmaz felaketler… Her kış hava durumunun gündemi belli;  Avrupa ve  ABD aşırı soğuklar ve karla mücadele’de acizliğini görüyoruz. Uzak Doğudaki muson yağmurlarıyla birlikte heyelan ve sellerle oluşan onbinlerce ölüm ve kayıplar artık sıradan haberler olmuş. Yine mevsim değişikliğine bağlı olarak balinaların kıyıya vurarak intihar etmeleri, kutup buzullarının önlenemez erimesi sonucu  yaşam alanlarının erimesiyle beraber kutup ayıları ile penguenlerin neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya gelecek kadar trajik bir hal alması. Ne acı ki tüm bunların sorumlusu  İnsanoğlu . Doğayı yok ederken kendi sonunu da hazırlıyor!

Çevreyi kirletme sorumsuzluğumuzu bizzat ben yaşadım. Bu hafta başında sabah saatlerinde can havliyle okulumuza sığınan bir kuşu öğrenciler idareye getirdiler.  Sevindik, sevimli bir dostumuz oldu diye. Sevincimiz yarıda kaldı. Çünkü kuş yaralıydı,kanadından iki büyük yarası vardı. Yarayı irdelediğimizde son günlerin tartışmalı konusu naylon belası onu da sarmıştı. Naylon bir ip kolunu kesmiş adeta kangrene dönüştürmüştü. İpi kestik,yem ve su verdik. Halsiz ve yorgundu. Belli ki günlerce kan kaybetmiş, artık yaşama tutunma direncini yitirmişti.  Hemen yarasının fotoğrafını çekip veterinere attım . Sonrasında Bismil’in yolunu tuttuk. Veteriner’e vardığımızda artık çok geçti. Bir can daha göçüp gitmişti bu dünyadan. Sorumlusu yine insan!

       İnsanoğlunun  sadece Son yüzyılda  yaptığı marifetlerin belki de onda birini hatırlayacak olursak;

  • Daha fazla  petrol ve kömür için yüz milyon üzerinde insan savaşlarda hayatını kaybetmiştir.
  • Deepwater Horizon Patlaması(2010) : 15 milyon litre ham petrol Meksika Körfezine yayılmıştır, 85 gün sonra ancak kuyu kapatılabilmiş, yüzbinlerce canlı feci şekilde telef olmuştu
  • Oppau Patlaması (Almanya) : 4500 ton amonyum nitrat vesülfat karışımı patladı.
  • ExxonValdez Kazası(California-Alaska 1989): Yeryüzünün başına insan eliyle açılmış en büyük felaket diye kayıtlara geçmiştir. 11 ila 38 milyon galon petrol denizde yayıldı. Felakette 250 bin deniz kuşu,2800 su samuru,300 fok,247 kartal ve 22 balina telef olmuştur. Hala o bölgede  kum ve topraktan petrol çıkmaya devam ediyor.
  • Minamata Felaketi(Japonya 1932) : Felakete bağlı binlerce felç, koma ve acı içinde ölüm!
  • Kuveyt Petrol Yangını(1991): Irak askerlerinin çıkardığı yangında 700 petrol  kuyusu ateşe verildi. Yangın 7 ay sürdü. Kuzey yarım kürede asit yüklü yağışlar yıl boyunca sürdü.Ve binlerce hayvanın ölümü!
  • Çernobil Faciası(1986) : Ruslar bu felaketi uzun süre dünya kamuoyundan sakladı. İskandinav ülkelerindeki anormal radyasyon olayı ortaya çıkardı. Patlamaya bağlı binlerce ölüm ve kanser vakaları tespit edildi. Hala Karadeniz’deki kanser vakaları bu patlamaya bağlanıyor.(Not:İlkokul çağımıza denk gelen bu olay, fındık ihracatının durması üzerine iç piyasada tüketilmek üzere okullarda fındık kuru üzüm öğrencilere dağıtılıyordu. )
  • Hiroşima(Japonya 1945): 129 bin kişi öldü. Günümüzde hala bir o kadarda kanserli ölümler devam ediyor.
  • Nagazaki….  İnsanoğlunun saymakla bitmeyen  vukuatları var bu dünyada.(tsunami, hortum sel, kar fırtınaları, aşırı sıcaklar gündelik felaketler olduğu için sıralamaya gerek duymadım.)

 Petrolun ortaya çıkmasıyla etkisi belki de yukarıda sıraladıklarımızdan daha fazla olan son günlerin popüler konusu hayatımızdaki ‘Naylon’ gerçeğini unutmayalım. Bir plastiğin bin yıl boyunca doğada kaybolmadığı realitesinin yanında günde milyarlarca plastiğin tüketildiği ve doğaya terk edildiği gerçeği ise insanlığı derinden derine düşünmeye sevk etmeli. Bu plastiklerle topraklarımız verimsiz hale gelip sularımız kirleniyor.   Naylonlar artık okyanusları dahi kirletiyor. Okyanusların en ücra köşelerinde avlanan balıkların karnında naylon bulunuyorsa ciddi anlamda hayatımız tehlikededir. Yıllar evvel naylonların kanserojen madde ürettiklerini bilimsel olarak ispatlayan  Dicle Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. Hamdi TEMEL hocamızın buluşuna insanlık minnettar olmalı. Prof. Dr. Hamdi TEMEL hocamızın bilimsel çalışmaları sonucu Amerika’nın San Francisco eyaletinde plastik pet şişe yasaklandı. Bu buluş Türkiye’de bulunmasına rağmen Türkiye’nin değil de San Francisco’nun buluşa sahip çıkması ve gereğini yapması insanı üzüyor doğrusu. Hamdi Hocamın 1 Nisan2016 yılında  verdiği mülakatta: ‘’Türkiye’de naylon poşet sorununu 10 kuruşa çözeriz’’ sözü ise yıllar sonra hükümetin uygulamaya koyduğunu görüyoruz. Bu gelişme sağlıklı yaşam için toplumun naylondan kurtulması adına gayet olumlu bir adım.

         Hz. Peygamberin (SAV): ‘’Yarın kıyamet kopacağını bilsen bir fidan dik’’  hadisi şerifi  doğaya nedenli sahip çıkmamız gerektiğini ve oksijen değerinin hayati önemini, abdest alan birisinin bol su kullandığını gören Hz. Peygamber(SAV):’’ Akarsuyun kenarında da olsan suyu israf etme ‘’ diye uyarması, kaynaklarımızın önemini vurgulamaktadır. Yine çoğumuzun Hz. Peygamber(SAV)’in hadisi şeriflerinden öğrendiğimiz; ‘’Geçmiş zamanlarda  bir gün günahkar  bir kadının bir kuyunun önünden geçerken susuzluktan uluyan bir köpek yavrusunu fark etmesi, bunun üzerine oldukça derinlerde bulunan su kuyusuna uzanarak ayakkabısını suyla doldurup köpek yavrusunun susuzluğunu giderinceye kadar su vermesi, bu olaya istinaden Cenabı Allah’ın o günahkar kadını bu güzel hareketi karşısında af edip cennetine koyması’’ olayını yakinen biliyoruz. Bizler hayvanlar ve doğa karşısında son derece saygın  muazzam bir dinin mensubuyken doğaya karşı sorumsuz hatta onu yok etme gibi cüretlerde bulunabilir miyiz?

                                                                                                                   

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Diyarbakır’da şofben patlaması korkuttu
Diyarbakır’da şofben patlaması korkuttu
Sento Caddesi baştan sona kadar yenileniyor
Sento Caddesi baştan sona kadar yenileniyor
diyarbakır evden eve, diyarbakır nakliyat, evden eve diyarbakır, diyarbakır asansörlü nakliyat, diyarbakır şehirlerarası nakliyat diyarbakır evden eve, diyarbakır nakliyat, evden eve diyarbakır, diyarbakır asansörlü nakliyat, diyarbakır şehirlerarası nakliyat diyarbakır evden eve, diyarbakır nakliyat, evden eve diyarbakır, diyarbakır asansörlü nakliyat, diyarbakır şehirlerarası nakliyat diyarbakır evden eve, diyarbakır nakliyat, evden eve diyarbakır, diyarbakır asansörlü nakliyat, diyarbakır şehirlerarası nakliyat diyarbakır temizlik şirketleri alanya evden eve, alanya nakliyat, evden eve alanya, alanya asansörlü nakliyat, alanya şehirlerarası nakliyat Mardin evden eve, Mardin nakliyat, Mardin şehirler arası nakliyat, Mardin asansörlü nakliyat, Mardin şehirlerarası nakliyat