e Mehmet Tanrıkulu Bir Bayramın Ardından Modern Komşuluk ve Müthiş Yalnızlık Diyarbakır son dakika haberleri, Diyarbakır haberleri, Diyarbakır haber, son dakika gelişmeler, Diyarbakır İlçe Haberleri, anlık en taze haberler yer alıyor.

istanbul escort

Bir Bayramın Ardından Modern Komşuluk ve Müthiş Yalnızlık
Mehmet Tanrıkulu

Bir Bayramın Ardından Modern Komşuluk ve Müthiş Yalnızlık

i

Kum saati misali bu kurban bayramıyla ömrümüzden bir parça ömür daha geçti. Farkındayım ekseriyet gibi ben de ‘bir nebze ömür’ yazacaktım veya ‘bir lahza ömür’, ne var ki lügat’a baktığımda ‘bir lahza’ veya ‘bir nebze’ çok az şey , zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası  anlamına geliyormuş. Oysa biz bu Diyar-ı İmtihanda 70 yıllık kısacık ömür serüveninde 4 günlük bir bayram geçiriyorsak bu hiç de azımsanmayacak derecede, gerçek anlamda kum saatinde akan zaman gibi ömrümüzden geçen kocaman bir zaman dilimidir.

Ömrümüzden geçen sadece bayram günleri değil elbet. Bazen acı dolu günlerimiz olur, dünyevi ve uhrevi imtihanlarımız, işten başımızı kaşıyacak vaktimizin olmadığı günler. Düğünler olur, kimi zaman hastalıklar, kimi zamanda ölümler. Örneğin 40 gün önce, ömrünü medrese ve Risale-i Nur ilmine adamış Üstad Molla Mustafa TANRIKULU amcamı diyarı ebediyete uğurladık. Zordu ondan ayrılmak, özellikle babam için. Ama ilahi kaderiye tecelli etti ve ölüm gerçeğiyle bir kez daha yüzleştik. Sünnetullaha uygun şekilde  misafirlerimizi ağırlayıp yasımızı tuttuk. Yas bizimdi. Her şeyiyle ilgilendik!

           Bununla gururlandığım bir zaman faslında geçen yıl  gerçekleşen bir ölüm olayını hatırladım. Bir komşumuz vefat etmişti. Amcamın taziyesinde sula-i rahim gereği yaptığım hizmetlerle nasıl ki gururlanmıştım bu komşumuzun ölümünde de o denli kendimden utandım, İnsanlığımdan ve komşuluğumdan… Ben sadece ‘kendime mi Müslüman’ dım. Akrabam vefat edince her şeye varım komşum vefat edince hiçbir şeyde yokum’ Yazık!!!  Evet iyi hatırlıyorum geçen  yıl Kurban bayramında bir komşumuzu kaybetmiştik. Bayram gecesi mevtanın evinden feryat figanlar yükselmiş, köyden akrabaları cenazeye yetişmiş, onu köyünün topraklarında defnetmek için cenazeyi ve ailesini alıp köye götürmüşlerdi. Tüm bunlar olurken haberim olmamıştı. Dahası 124 site sakinin haberi olmamıştı. Bir tek site güvenliği, kapıcılar ve bir yöneticinin bilgisi dahilinde bu küçük kıyamet kopmuştu.  Ben de diğer site sakinleri gibi gelmeyecek olan komşularıma şeker, lokum, çörek yetiştirme derdindeydim belki de. Hiçbir şeyden habersiz bayram sabahı erkenden evden çıkmam münasebetiyle komşumun vefatını 4 gün sonra öğrenmiştim. Komşum yası yaşarken ben gafilce bayramı yaşamıştım. Vefat haberini öğrendiğim zaman üzülmüştüm, hatta kendime çok kızmıştım  ‘’Nasıl olur da aynı binanın çatısını paylaştığım komşum vefat ediyor ve ben bunu 4 gün sonra öğreniyorum’’ diye. Güya ben bu tür komşuluk ilişkilerine dikkat ediyordum.   İşte o gün anladım ki Hayat modernleştikçe komşuluklar o denli yapmacıklaşıyor, hatta sanallaşıyor.  komşuluk yapmacık halini aldıkça da komşu evlerin sakinleri korkunç bir yalnızlık  sendromuna giriyor.  Öyle ki evde birileri fenalaşınca komşu kapısı çalınacağına ambulans numarası çevriliyor. Bu durum teknik olarak doğru olsa da modern dünyanın yalnızlık sendromu açısından  son derece kaygı verici bir durumdur.  Oysa bizler ‘’komşu komşunun külüne muhtaçtır kültüründen gelen, ‘’komşusu açken tok yatan bizden değildir’’ inancına sahip bir dinin mensubuyuz.

Geçen haftalarda Kurban Bayramını yaşadık. İmkanı olan kimi insanlar kurban kestiler. Peki soruyorum size hangimiz kurban etinin üçte birini komşularımıza dağıttık? Dahası o eti kimseye dağıttık mı? Adam kestiği eti bayram günü ciğeri ayrı, kuşbaşısı ayrı, kavurması ve pirzolası ayrı bir şekilde bol israf ile 3-5 gün yedikten sonra yiyemediğini kalkıp derin dondurucuya  atıyor. Eti komşusu akrabası ve ihtiyaç sahibine dağıtmayıp derin dondurucuya atan kişinin kestiği hayvan kurbandır ve Allah için kesmiş diyenin alnını karışlarım. Haşa benim amacım burada bir fıkhi hüküm vermek değil, benim amacım kurban ve zekatın komşu ve fakirlere has bir ibadet olmasına karşın günümüz Müslümanları bunu çıkarları doğrultusunda evirip çevirip kurban etini uçakla İstanbul’a göndermeler mi dersiniz, zekatı İzmir’deki kızına, yeni ev almış oğluna gönderen uyanık babalar mı dersiniz. Varın gerisini siz düşünün. Oysa fıkhi hükümlere göre zekat ta kurban da o memleketin ehline verilmesi gerekiyor. O şehirde veya memlekette zekat sadakaya muhtaç olan kişi kalmadı mı başka yere gönderilebilir. Zekat, sadaka ,kurban vb. sosyal ibadetlerdir. Bu ibadeti gereği gibi yakından uzağa doğru dağıttık mı inanın memlekette ihtiyaç sahibi kalmaz. Sözün kısası önce komşumuzu gözetmeliyiz akabinde uzak diyarları. Peki hangimiz bu hassasiyete göre davrandık.

              Ah şu televizyonlar, internetler, ve telefonlar… Bizi bizden ettiler.  Ne alt komşumuzu ne üst komşumuzu tanıyamaz olduk. Modern komşuluk denen melanet yüzünden kibirli insanlar çoğaldı. Kimse kimsenin bayramına dahi gidemeyecek oldu. Bu bayramda hangimizin kapısını kaç kişi çaldı? Veya biz kaç kişinin kapısını çaldık? Neden?... Oysa insanoğlu ne kadar zavallılaştığının farkında değil. Şeytanı şeytan yapan kibri, insanı insan yapan düşünce sahibi olması ve sosyal olması değil miydi?

             Bu hafta köşemizde komşuluk haklarına farklı bir perspektifte bakmaya çalıştık. Komşuluk denince Hz. Peygamberin ‘’ Komşu hakkına dikkat edin! Ben komşu hakkında Cebrail’den o kadar ısrarla ikaz aldım ki, neredeyse komşunun komşuya mirasçı olacağını dahi zannettim.’’ Hadisi şerifleri bizi kendimize getirmelidir. Medeniyet denen taklitçilikten  uzaklaşmalı, modern komşuluk kavramını adeta hayatımızdan çıkarmalıyız. O halde yeni bir başlangıç yapmalıyız.  Bu akşam karşı komşumuzun kapısını çalmaya, bir çayını içmeye ne dersiniz. Eve girerken çocukları sormayı, karşılaştığın komşuyla selamlaşmayı, binaya yeni gelmiş komşuyu ziyaret etmeyi, çardakta oturan yaşlı teyzenin yanında oturmayı, kapıcını halini ahvalini sormayı, AVM’lerden alışverişi bırakıp mahalle bakkalını ziyaret etmeyi. Varsa hasta komşularınızı ziyaret etmeyi ve daha bir sürü güzellikleri hayatımıza yeniden koyalım. Göreceksiniz ki hayat daha çok anlam kazanacak. İnsanlar gülümseyecek. Komşu komşuya kötü gözle bakamayacak, çünkü birbirlerini tanıyor olacaklar.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Köylüler imece usulü kışa hazırlanıyor
Köylüler imece usulü kışa hazırlanıyor
EMŞAV’dan HDP önünde oturma eylemi yapan ailelere destek
EMŞAV’dan HDP önünde oturma eylemi yapan ailelere destek
diyarbakır evden eve, diyarbakır nakliyat, evden eve diyarbakır, diyarbakır asansörlü nakliyat, diyarbakır şehirlerarası nakliyat diyarbakır evden eve, diyarbakır nakliyat, evden eve diyarbakır, diyarbakır asansörlü nakliyat, diyarbakır şehirlerarası nakliyat diyarbakır evden eve, diyarbakır nakliyat, evden eve diyarbakır, diyarbakır asansörlü nakliyat, diyarbakır şehirlerarası nakliyat diyarbakır evden eve, diyarbakır nakliyat, evden eve diyarbakır, diyarbakır asansörlü nakliyat, diyarbakır şehirlerarası nakliyat diyarbakır temizlik şirketleri alanya evden eve, alanya nakliyat, evden eve alanya, alanya asansörlü nakliyat, alanya şehirlerarası nakliyat Mardin evden eve, Mardin nakliyat, Mardin şehirler arası nakliyat, Mardin asansörlü nakliyat, Mardin şehirlerarası nakliyat