24 Temmuz Basın Bayramı, gazetecilerin kamuoyunu doğru bilgilendirme ve toplumun haber alma hakkını koruma sorumluluğunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Gazeteciler Sedat Irmak ve Hüseyin Kaçar, basın özgürlüğünün korunmasının yanı sıra gazetecilerin doğru, tarafsız ve kamu yararını gözeten habercilik anlayışını sürdürmesinin de büyük önem taşıdığını belirtti.
Diyarbakır’da uzun yıllardır İhlas Haber Ajansı ve çeşitli yerel gazetelerde gazetecilik faaliyetlerini sürdüren Diyarbakır Olay Gazetesi Muhabiri, Diyarbakır’ın Sesi İnternet Haber Sitesi Kurucusu ve Marka Tescil Temsilcisi Sedat Irmak, basın özgürlüğü ve gazetecilik mesleğinin bugün geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu günden şimdiye kadar Türkiye’de iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bilgiye ulaşma imkanlarının önemli ölçüde arttığını belirten Irmak, gazeteciliğin farklı mecralar üzerinden daha geniş kitlelere ulaştığını ifade etti.
“Gazetecilik geçmişe göre daha özgür”
Türkiye’de gazetecilik mesleğinin geçmiş dönemlerle kıyaslandığında daha özgür bir ortamda yapıldığına dikkat çeken Sedat Irmak, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sayesinde ve teknolojik gelişmelerin ile internet medyasının haber alma süreçlerini hızlandırdığını söyledi.
Irmak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümeti döneminde iletişim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmelerin de vatandaşların bilgiye ulaşmasını kolaylaştırdığını belirterek, farklı görüşlerin ve haber kaynaklarının kamuoyuna ulaşabildiğini ifade etti.
Basın özgürlüğünün demokrasinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Irmak, gazetecilerin de bu özgürlüğü doğru ve sorumlu habercilik anlayışıyla kullanması gerektiğini kaydetti.
“Gazetecilik, toplumun doğru bilgiye ulaşması açısından büyük bir sorumluluk taşıyor. Bugün vatandaşlar geçmişe göre çok daha fazla kaynaktan bilgiye ulaşabiliyor. İnternet medyası, sosyal medya ve dijital yayıncılık alanındaki gelişmeler, haber alma imkanlarını genişletti. Türkiye’de gazeteciliğin geçmiş yıllara göre daha özgür bir ortamda yapıldığı kanaatindeyim” dedi.
Kaçar: “Diyarbakır, gazeteciliğin en zor yapıldığı kentlerden biri”
Sabah Gazetesi Bölge Müdürü Hüseyin Kaçar da Diyarbakır’ın siyasi ve stratejik konumu nedeniyle gazetecilik açısından Türkiye’nin en hassas kentlerinden biri olduğunu belirtti.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaklaşık 30 yıldır gazetecilik yaptığını ifade eden Kaçar, meslek hayatı boyunca çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını ancak halkın doğru habere ulaşması için görevlerini sürdürmeye çalıştıklarını söyledi.
Diyarbakır’ın siyasi yapısı ve stratejik konumu nedeniyle gazeteciliğin zor olduğu kentlerin başında geldiğini belirten Kaçar, 1990’lı yıllara kıyasla bugün bölgede gazeteciliğin daha özgür ve bağımsız koşullarda yapılabildiğini ifade etti.
Kaçar, bilgiye ulaşmanın geçmişe oranla daha kolay hale geldiğini belirterek, farklı dillerde yayın yapan televizyon kanalları, internet siteleri ve gazetelerin bölgede faaliyet göstermesinin medya alanındaki çeşitliliği ortaya koyduğunu söyledi.
Basın Bayramı’nın tarihi 1908’e dayanıyor
24 Temmuz Basın Bayramı’nın tarihsel önemine de dikkat çekildi. 24 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet’in ilan edilmesinin ardından İstanbul’daki gazetelerin, uzun yıllar süren sansür uygulamasına karşı önemli bir adım attığı kabul ediliyor.
Gazetelerin sansür memurlarına yazıları göstermeden yayımlanması, Türk basın tarihinde özgürlük açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 1948 yılında aldığı kararla 24 Temmuz, Basın Bayramı olarak kutlanmaya başlandı.