?>

‘Gelecek 10 yılda 7,7 milyon kişi HIV’den ölebilir’

Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül, dünyada gelecek 10 yıl içerisinde 7,7 milyon kişinin HIV enfeksiyonundan öleceğinin tahmin edildiğini söyledi..

Sağlık - 5 yıl önce

Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül, dünyada gelecek 10 yıl içerisinde 7,7 milyon kişinin HIV enfeksiyonundan öleceğinin tahmin edildiğini söyledi. Liv Hospital Samsun, "Dünya AIDS Günü" dolayısıyla farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Hastane çalışanlarının “AIDS Hastalarını İzole Etme, AIDS Öldürmez, Önyargı öldürür” gibi pankartlarla poz vererek farkındalık amaçladığı etkinlikte, Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül bilgilendirmede bulundu. İnsan bağışıklık yetmezliği virüsünün (HIV) dünyada ciddi sağlık problemi olmaya devam ettiğini açıklayan Prof. Dr. Mustafa Sünbül, dünyada 2020 yılı itibarıyla 1,8 milyonu çocuk olmak üzere 38 milyon HIV hastasının olduğu tahmin edildiğini, bu hastaların yaklaşık 5’te birinin maalesef hasta olduğunu bilmediğini kaydetti. Dünyanın hemen her ülkesinde HIV’in görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Sünbül, "Hastalığın ilk saptandığı günden bu güne kadar 75,7 milyon kişi hastalığa yakalanmış ve bunlardan 32,7 milyonu ölmüştür. Geçtiğimiz yıl 690 bin kişi HIV enfeksiyonundan hayatını kaybetmiştir. Diğer yandan yine aynı yıl 1,5 milyon kişi hastalığa yakalanmıştır. Dünyada her gün 4 bin 500 kişiye hastalık bulaşmaktadır ve bunların da yüzde 59’u sahra altı Afrika’da yaşamaktadır. Gelecek 10 yıl içerisinde 7,7 milyon kişinin HIV enfeksiyonundan öleceği tahmin edilmektedir. HIV hastalığı bağışıklık sistemini etkileyerek bulaştığı kişiyi enfeksiyonlara ve kanserlere karşı savunmasız hale getirir. Virüs bağışıklık sisteminin hücrelerini bozup harap ettiği için hastaların bağışıklık sistemi çöker. Hastalık yıllar içerisinde ilerleyerek AIDS aşamasına geçer. Hastaların HIV aşamasından AIDS kliniğine gelmesi yaklaşık 2-15 yıl sürmektedir. AIDS dönemi bazı kanserlerin ve ‘fırsatçı’ diye tanımlanan diğer enfeksiyonların tabloya eklendiği ileri aşamadır" dedi. “Grip benzeri bulgular görülebilir” HIV semptomlarının enfeksiyonun aşamasına göre değiştiğini ifade eden Prof. Dr. Sünbül, “Hastalık mikrobu kişiye bulaştıktan birkaç hafta sonra ya hiçbir belirti olmaz veya ateş, baş ağrısı, ciltte döküntü ve boğaz ağrısı gibi grip benzeri bulgular ortaya çıkar. Daha sonra enfeksiyon ilerler ve bağışıklık sistemi gittikçe zayıflar. Lenf bezlerinde şişme, kilo kaybı, ateş, ishal ve öksürük başlar. Tedavi edilmeyen hastalarda ise verem, menenjit, ciddi diğer enfeksiyonlar ve kanserler ortaya çıkar” diye konuştu. “Gebelikte anneden bebeğe de geçebiliyor” Bulaşma yolları ve risk gruplarından da bahseden Prof. Dr. Sünbül, “HIV hasta kişinin kan, süt, semen gibi vücut sıvıları ile bulaşır. Gebelikte anneden bebeğe geçer. Hasta kişi cinsel partnerine bulaştırır. Korunmasız ilişkide bulunanlar, damar içi uyuşturucu kullananlar, hastalık virüsünü taşıyan kişinin kan veya organının verildiği kişiler, steril olmayan aletlerle vücuduna dövme gibi uygulamalar yaptıranlar risk altındadır. Sifiliz, bel soğukluğu gibi cinsel yolla bulaşan hastalığı olanlarda risk artmaktadır. Ayrıca kaza ile hasta kişiye kullanılan iğnenin batması sonucu sağlık çalışanlarına da hastalık bulaşabilmektedir” şeklinde konuştu. “Aynı gün sonucu çıkan testle tanı konabilir” Prof. Dr. Mustafa Sünbül, hastalığın tanı ve tedavisi hakkında ise şunları söyledi: “Günümüzde HIV tanısı aynı gün sonuçlanan testlerle konulabilmektedir. Bu ise erken tanı ve tedaviyi kolaylaştırmaktadır. Hastalık mikrobu alındıktan sonraki ilk 28 gün içerisinde antikor pozitif olur. Tanı testleri vücutta gelişen antikoru saptar. İlk basamak testi pozitif çıkan hastanın doğrulama testi yapılmalıdır. Ayrıca HIV’in genetiğini (HIV-RNA) tespit eden ve daha erken hastalık tanısını koymaya yarayan pahalı testler de vardır. Ancak bu test daha çok tedavinin takibinde kullanılmaktadır. HIV hastalığında erken tanı ve erken tedavi çok önemlidir. Günümüzde hastalık değişik tedavi rejimleri ile tedavi edilebilmektedir. Bu tedaviler virüsün çoğalmasını engellemekte, böylece hastanın bağışıklık sisteminin düzelmesine ve güçlenmesine yardım etmektedir. Sonuçta virüsün bulaştığı kişinin (konak) bağışıklık sistemi fırsatçı enfeksiyonlar ve kanserle mücadele kapasitesini yeniden kazanmaktadır. Yapılan çok sayıda çalışmaya rağmen hastalık için henüz etkili bir aşı geliştirilememiştir.”

Haftanın Öne Çıkanları

Gaziantep FK, Konyaspor maçı hazırlıklarını sürdürüyor

2021-11-25 00:00 - Spor

Yiğidolar, Alanyaspor maçına yoğun tempoda hazırlanıyor

2021-12-01 00:00 - Spor

Anaokulu’nda keşfedilen kadın futbolcular milli takıma seçildi

2021-11-29 00:00 - Spor

Bir Kitap Bir Gelecek projesi ile okullara kitap bağışı yapılıyor

2021-11-29 00:00 - Eğitim

Bodrumspor, Başakşehir’e konuk olacak

2021-11-29 00:00 - Spor

Konyaspor’da, Vanspor FK maçı hazırlıkları başladı

2021-11-29 00:00 - Spor

Adilcevaz Kalesi’nde aydınlatma çalışması

2021-11-30 00:00 - Kültür Sanat

Türkiye’de bir ilk, Siirt Emniyet Müdürü Yılmaz, tiyatro sahnesinde rol aldı

2021-11-30 00:00 - Kültür Sanat

Dünya Engelliler Günü Minik Sporcular Etkinliği

2021-11-30 00:00 - Spor

Sivas’ta düzenlenen Okullar Arası Futbol turnuvası sona erdi

2021-11-30 00:00 - Spor

İlgili Haberler

Trabzon Şehir Hastanesi Yükseliyor: 900 Yataklı Dev Projede Açılış Yıl Sonu Hedefleniyor

13:08 - Sağlık

Uzmanlardan Kırım Kongo uyarısı

09:22 - Sağlık

Menteşe’de sağlıklı yaşam etkinliği

13:08 - Sağlık

İtfaiye erinin koluna yapışan kene hastanede çıkarıldı

11:28 - Sağlık

Belediye çalışanlarına sağlık taraması

11:34 - Sağlık

Günün Manşetleri

Diyarbakır’a Dev İstihdam Hamlesi

17:02 - Diyarbakır

DTSO’dan Suriçi Düzenlemelerine Destek

15:35 - Diyarbakır

Diyarbakır’da Burslu Öğrenciler ve Aileleri piknikte Buluştu

14:43 - Diyarbakır

Bir hilal uğruna ya Rab , ne güneşler batıyor

12:52 - Diyarbakır

Veterinere Götürdüğü Buzağı Yolculukta Kayboldu

12:43 - Diyarbakır