?>

‘Göz kuruluğu’ görme kaybına kadar yol açıyor

Gözyaşının gözler için yeterli nemlenmeyi sağlayamadığında dolayı ortaya çıkan kuru göz hastalığı, dikkat edilmediği takdirde göz kaybına kadar yol açıyor. Memorial Hastanesinde Op. Dr. Belgin Ekmekçiler, son yıllarda çevresel faktörlerin oldukça artmasıyla hastalığı tetiklediği uyarısında bulundu..

Güncel - 4 yıl önce

Gözyaşının gözler için yeterli nemlenmeyi sağlayamadığında dolayı ortaya çıkan kuru göz hastalığı, dikkat edilmediği takdirde göz kaybına kadar yol açıyor. Memorial Hastanesinde Op. Dr. Belgin Ekmekçiler, son yıllarda çevresel faktörlerin oldukça artmasıyla hastalığı tetiklediği uyarısında bulundu. Göz kuruluğu, çok sık görülen bir hastalık olarak bilinirken, telefon, tablet kullanımı ve klimalı ortamlardan kaynaklı çevresel faktörlerin artmasıyla hastalığı tetikliyor. Göz yüzeyini gözyaşı denilen bir film tabakasının kapladığını söyleyen Op. Dr. Belgin Ekmekçiler, gözyaşının gözü hem dışarı ortamdaki tozdan, mikroptan korurken hem de göz dokusunun beslenmesini sağladığını ifade etti. Gözün yüzeyinde bir film tabakası oluşturarak daha kaliteli görmeyi sağladığını aktaran Dr. Ekmekçiler, “Her bir dakikada bu gözyaşı yenileniyor ve göz kırpma hareketimizle yüzeyde biriken tozu, mikropları burnumuza iterek göz yüzeyini temizleyerek saydam kalmasını sağlıyor. Fakat birçok sebep gözde, göz kurluğu hastalığına sebep oluyor. Özellikle son yıllarda çevresel faktörler oldukça arttı. Bunların içinde en çok bilgisayar, cep telefonu. Çünkü normalde biz ekran karşısında göz kırpmamız oldukça azalıyor. Bu, göz film tabakasının temizlenme fonksiyonunda bozulmalara sebep oluyor. Onun dışında klimalı ortamlarda” dedi. “Menopozdan sonra bayanların büyük çoğunluğunda göz kuruluğu görebiliyoruz” Klimalı ortamlarda da gözün yüzeyindeki buharlaşmalara sebep olarak yine kuruluğa sebep olduğunu dile getiren Dr. Ekmekçiler, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yine ortamın neminin azalması özellikle bölgemizdeki gibi çok sıcak ve nemin az olduğu bölgelerde. Yine kontak lens kullanan kişilerde de göz kurumasını sık olarak yaşıyoruz. Onun dışında romatizma hastalıklarında özellikle ağız kurumasıyla beraber olan hastalıklarda görüyoruz. Hormonsal olarak özellikle menopozdan sonra bayanların büyük çoğunluğunda göz kuruluğu görebiliyoruz. Kullandığımız ilaçlar özellikle gençlerin sivilce için kullandıkları ilaçlar ve yine anti depresif ilaçlar, alerji için kullanılan ilaçlarda oldukça sık göz kuruluğuna sebep olabiliyor. Belirti olarak özellikle gözde yanma, batma, kaşınma ağlarken sanki göze biber atılmış gibi bir his gelmesi ve bazen ya da ağlayamama, yani ağlasak da gözümüzden yaş gelmemesi gibi semptomlara sebep oluyor. İleri evrelerde ise görmede bozulma ve bazen o kadar ilerliyor ki, görme kayıplarına kadar sebep olabiliyor.” “İleri düzey tedavi için hastanın kendi kanından damlalar yapıp hastalarımıza veriyoruz” Tedavi seçeneklerinde öncelikle çevresel etkenleri ortadan kaldırmaya çalıştıklarını kaydeden Dr. Ekmekçiler, “Ekran başındaysak sık sık göz kırpma sayımızı artırmamız gerekiyor. Yine ekran başında yoğun çalışan kişilere mutlaka düzenli gözyaşı damlaları kullanmasını öneriyoruz. Klimalı ortamlarda çok yoğun çalışıyorsak mutlaka arada o bölgenin nemini artırmak için gerekli küçük buhar makineleri ile ortamları nemlendirmelerini istiyoruz. Arada bir ekran başından ve klima ortamından ayrılarak yüzlerini yıkamalarını tavsiye ediyoruz ki, bu tür şeylerle semptomlar rahatlasın. Yine su tüketiminin az olması da özellikle kuru bölgelerde buharlaşmaya bağlı olarak göz kuruluklarını artırıyor. Bu yüzden bol su tüketmelerini tavsiye ediyoruz. Tabi bunlara rağmen hala semptomlar devam ediyorsa hastalarımıza ömür boyu kullanacakları gözyaşı damlalarını veriyoruz. Bunları gece ve gündüz sık kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Ama bazen bunlarda yetmiyor. Cerrahi işlemler ve daha da ilerisi gerekiyorsa düzenli olarak kendi kanlarından hazırladığımız damlalar yapıp hastalarımıza veriyoruz. Kişinin konforunu çok etkileyen bir hastalık. Kişini günlük yaşantısında sürekli sıkıntı çekmesine sebep oluyor. Bu sebeple çevresel faktörleri ekarte etmemiz gerekiyor. Gözyaşı damlaları hastalığı geçirmiyor. Biz sadece üretilmeyen gözyaşını dışarıdan veriyoruz. Ömür boyu kullanmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

Haftanın Öne Çıkanları

Ramazan ayındaki kilo kaybı kalıcı olmaz

2022-04-03 00:00 - Sağlık

Savaş mağduru çocuklar, bilmedikleri dile karşı duygu aktarımı problemi yaşıyor

2022-04-07 00:00 - Güncel

Uzman doktor uyardı: Kanser hastalarına yaklaşımda bunlara dikkat

2022-04-03 00:00 - Sağlık

Duvarı yıkılan aile yardım bekliyor

2022-04-04 00:00 - Güncel

Erişkinlere Hepatit A uyarısı

2022-04-04 00:00 - Sağlık

İlkbaharda sağlığınıza iyi gelecek 10 gıda

2022-04-06 00:00 - Sağlık

Prof. Dr. Tevfik Özlü: ”Tehlike geçmiş değil ama pandemi ile ilgili süreç olumlu yönde gelişiyor”

2022-04-06 00:00 - Sağlık

Geç kaldıysanız da korkmayın, kanser çaresiz bir hastalık değil

2022-04-06 00:00 - Sağlık

GAÜN’de 14 Mart Tıp Bayramı Turnuvası

2022-04-04 00:00 - Sağlık

Karayolu işleri yaptırılacaktır

2022-04-07 00:00 - -

İlgili Haberler

Şehit polis Şeyda Yılmaz, genç kızlara ilham oldu

15:48 - Güncel

Yavru kedi itfaiye ekiplerini peşinden koşturdu

15:12 - Güncel

Cennet Tepesi’nde kadın emeğine yeni satış noktası

15:17 - Güncel

Megakent güne trafikle uyandı: Trafik yoğunluğu yüzde 71’e ulaştı

09:11 - Güncel

Şaphane’de Şehit İbrahim Özkan, şehadet yıl dönümünde anıldı

09:13 - Güncel

Günün Manşetleri

Diyarbakır’da Rojin Kabaiş’in ailesine ziyaret

16:07 - Diyarbakır

Diyarbakır’da uyuşturucu operasyonları: 253 bin kök kenevir ele geçirildi

15:27 - Diyarbakır

Diyarbakır’da 3 kuşaklık tatlı geleneği

14:31 - Diyarbakır

Diyarbakır’da 3 kişinin öldüğü silahlı kavgada 6 şüpheli gözaltında

14:26 - Diyarbakır

Diyarbakır’da jandarmadan peş peşe operasyon: 86 aranan kişi yakalandı

13:58 - Diyarbakır