Diyarbakır’ın Sur’nde bulunan Hz. Süleyman Yerleşkesi, sadece manevi atmosferiyle değil, geçmişten günümüze uzanan etkileyici hikâyeleriyle de dikkat çekiyor. Yerleşkede yer alan ve bir kısmı günümüzde silinmiş olan asırlık mektubun hikâyesi, bölgeye gelen ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
Rivayete göre, Bizans İmparatoru Heraklius döneminde Diyarbakır Kalesi kuşatma altına alındı. Uzun süren kuşatma sırasında sahur için çadıra bırakılan ekmekler üç gün boyunca kayboldu. Bu durumu araştıran askerler, ekmekleri bir köpeğin surlardaki bir gedikten şehre taşıdığını fark etti. Bu keşif, kuşatmanın seyrini değiştirdi ve gedik genişletilerek askerlerin şehre sızabileceği bir plan oluşturuldu.
Plan, Halid bin Velid’in oğlu Hz. Süleyman öncülüğünde hayata geçirildi. Şiddetli çatışmaların ardından kale kapıları açıldı ancak Hz. Süleyman ile birlikte 27 sahabe şehit düştü. Bugün Hz. Süleyman ve 26 sahabenin türbesi, caminin alt bölümünde yer alıyor ve ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor.
Caminin yapımına dair bir diğer rivayet ise Hz. Süleyman’ın Nisanoğlu Ebul Kasım’ın rüyasına girerek “Üzerimiz ne zamana kadar açık kalacak?” diye sitem etmesiyle başlıyor. 1155-1169 yılları arasında inşa edilen cami, 1169’da tamamlandı ve çevresinde geniş bir park alanı oluşturuldu.
Yerleşke, her Perşembe ve Cuma günleri binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret ediliyor. Ziyaretçilerin çoğu Diyarbakır’ın Suriçi ve Bağlar ilçelerinden gelirken, çevre illerden de yoğun ilgi gösteriliyor. Ziyaretçiler, dişi bazalt taşının küçük oyuklarına çakıl taşları yerleştirerek dileklerinin kabul olacağına inanıyor.
Hz. Süleyman Yerleşkesi, tarihi, manevi atmosferi ve anlatılan rivayetleriyle Diyarbakır’ın en önemli kültür ve inanç durakları arasında yer almayı sürdürüyor.