Diyarbakır’da kendine özgü aroması, rengi ve lezzetiyle öne çıkan Karacadağ pirinci, yeni sezonla birlikte yeniden toprakla buluştu. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen ürünün ekimi, Karacadağ’ın zorlu bazalt taşlı arazilerinde büyük ölçüde geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriliyor.
Bölgedeki üretim sürecinde modern tarım araçlarının sınırlı kullanılabildiği alanlarda, çiftçiler çoğu işlemi insan gücüyle yapıyor. Tohumların elle serpildiği tarlalarda, sulama ise kar ve yağmur sularının göletlerde biriktirilmesiyle sağlanıyor. Yaklaşık 5,5 ay süren sulama sürecinin ardından hasat dönemine geçiliyor.
Üreticilerden Muhittin İzol, bu yıl yaklaşık bin dönümlük alanda ekim yaptıklarını belirterek, Karacadağ pirincinin tamamen doğal koşullarda yetiştiğine dikkat çekti. Kimyasal gübre kullanılmadan üretim yaptıklarını ifade eden İzol, ihtiyaç duyulması halinde yalnızca hayvan gübresiyle destek sağladıklarını söyledi.
Tohum atma sürecinin yaklaşık bir ay sürdüğünü dile getiren İzol, sulamanın eş zamanlı olarak başlatıldığını kaydetti. Bölgedeki su kaynaklarının bu yıl yeterli seviyede olduğunu belirten üreticiler, verim konusunda umutlu.
Karacadağ pirincinin üretiminde dikkat çeken bir diğer unsur ise tarım alanlarının dinlendirilmesi. Aynı tarlaya her yıl ekim yapılmadığını vurgulayan çiftçiler, yüksek kaliteyi korumak amacıyla arazilerin 7 yılda bir ekime açıldığını ifade ediyor.
Tohumunun ton fiyatı yaklaşık 140 bin lirayı bulan Karacadağ pirinci, geçen yıl kilogram başına 120 ila 350 lira arasında alıcı buldu. Üreticiler, bu yıl da ürünün yoğun ilgi görmesini bekliyor. Karacadağ’ın kendine has doğası ve su kaynaklarıyla şekillenen bu özel ürün, bölge ekonomisine önemli katkı sağlamayı sürdürüyor.
KAYNAK: İHA