Yeni eğitim öğretim döneminin başlamasıyla öğrenciler için yeni bir süreç de başladı. Özellikle uzun yaz tatilinin ardından okul düzenine yeniden alışmaya çalışan çocukların yaşadığı uyum sorunlarının doğal olduğunu belirten Prof. Dr. Sırrı Akbaba, bu dönemde ailelerin yaklaşımının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Uzun tatilin ardından uyum süreci zaman alabilir
Uzun süre devam eden tatil düzeninden okul disiplinine geçişin yalnızca çocuklar için değil, yetişkinler açısından da zorlayıcı olabileceğini belirten Akbaba, ailelerin bu süreci gereğinden fazla büyütmemesi gerektiğini söyledi.
Çocukların okula başladıktan sonra kısa süre içerisinde yeni düzene alışabileceğini kaydeden Akbaba, okul kurallarının ve günlük rutinin zamanla yeniden oturacağını dile getirdi.
Çocuğun eğitiminde ailenin rolü büyük
Anne ve babaların çocuklarının yalnızca bakımından ve güvenliğinden sorumlu olmadığını belirten Akbaba, eğitim sürecinde ailenin de aktif rol üstlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Akbaba, özellikle okula yeni başlayan çocuklar için rehberlik servisleri tarafından sunulan oryantasyon çalışmalarından ailelerin yararlanması gerektiğini belirterek, okulun, okul çevresinin ve okul içerisindeki birimlerin çocuğa tanıtılmasının uyum sürecini kolaylaştıracağını ifade etti.
Uyku ve kahvaltı düzenine dikkat
Okula dönüş öncesinde evdeki günlük düzenin de okul saatlerine göre ayarlanması gerektiğini vurgulayan Akbaba, çocukların erken yatıp erken kalkmaya alıştırılmasının önemine değindi.
Kahvaltı saatinin de okul programına uygun hale getirilmesi gerektiğini belirten Akbaba, düzenli bir günlük rutinin çocuğun okula adaptasyonunu kolaylaştıracağını söyledi.
Baş ve karın ağrısı okul kaygısından kaynaklanabilir
Bazı çocukların okula başlarken baş ağrısı, karın ağrısı veya ishal gibi fiziksel şikayetler yaşayabileceğine dikkat çeken Akbaba, bu tür belirtilerin her zaman fiziksel bir hastalığa işaret etmeyebileceğini ifade etti.
Özellikle okulu ve yeni ortamı henüz tanımayan çocuklarda kaygıya bağlı bedensel belirtiler görülebileceğini belirten Akbaba, ilk haftalarda gerçekleştirilen oryantasyon çalışmalarının bu sürecin daha kolay atlatılmasına katkı sağlayabileceğini kaydetti.
“Okulda beni neler bekliyor?” sorusunun cevabı önemli
Çocukların okula başlamadan önce en çok merak ettiği konulardan birinin okulda kendilerini nelerin beklediği olduğunu belirten Akbaba, ailelerin çocuklarla konuşurken olumlu ancak gerçekçi bir dil kullanması gerektiğini söyledi.
Ailenin okulu olumlu bir şekilde anlatmasının çocuğun okula karşı yaklaşımını doğrudan etkileyebileceğini ifade eden Akbaba, okul sevgisinin kitap, defter, okuma, yazma ve öğretmene yönelik olumlu tutumların da temelini oluşturabileceğini belirtti.
Buna karşılık çocuğu korkutacak ifadelerin kullanılmasının kaygıyı artırabileceğini söyleyen Akbaba, bu durumun iletişim sorunlarının yanı sıra alt ıslatma, baş ve karın ağrısı ile ciltte döküntü gibi çeşitli belirtilere yol açabileceği uyarısında bulundu.
Başarı yalnızca yüksek notla ölçülmemeli
Eğitim sürecinde akademik başarının tek hedef haline getirilmesinin doğru olmadığını belirten Akbaba, ailelerin çocuklarına yalnızca yüksek not alma yönünde baskı yapmaması gerektiğini söyledi.
Çocukların iyi bir birey olarak yetişmesinin akademik başarı kadar önemli olduğuna dikkat çeken Akbaba, eğitimde ahlaki ve sosyal gelişimin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
Kurallar çocukların sınırlarını öğrenmesine yardımcı oluyor
Çocuklara sınır koymanın gelişim açısından gerekli olduğunu belirten Akbaba, kuralların sert ve baskıcı bir yöntemle değil, yumuşak ancak kararlı ve tutarlı bir şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.
Kuralların çocukların dürtülerini kontrol etmeyi öğrenmelerine katkı sağladığını ifade eden Akbaba, ailelerin bir gün izin verdiği davranışı başka bir gün yasaklamasının çocuk açısından kafa karıştırıcı olabileceğine dikkat çekti.
Ekran kullanımında tutarlılık önemli
Çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin yalnızca okul döneminde kısıtlanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Akbaba, ekran kullanımına ilişkin kuralların çocuğun yaşına ve kullanılan içeriğin niteliğine göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Tatil ve okul dönemlerinde tamamen farklı kurallar uygulanmasının çocuk açısından sağlıklı bir alışkanlık oluşturmayacağını belirten Akbaba, ailelerin ekran konusunda baştan itibaren tutarlı davranması gerektiğini ifade etti.
Davranış değişikliğinde önce öğretmenle iletişim kurulmalı
Çocukların zaman zaman olağan davranışlarının dışında tepkiler verebileceğini belirten Akbaba, ancak bu davranışların sıklaşması halinde gerekli desteğin geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.
Ailelerin öncelikle sınıf rehber öğretmeniyle iletişime geçmesini öneren Akbaba, sorunun çözülememesi halinde okulun rehberlik servisinden destek alınabileceğini kaydetti.
Dede ve nineler çocukların sosyal gelişimine katkı sağlıyor
Geniş aile ilişkilerinin çocukların sosyal gelişimi açısından önemli fırsatlar sunduğunu da belirten Akbaba, çocukların dede ve nineleriyle vakit geçirmesinin gelişimleri açısından olumlu katkılar sağlayabileceğini ifade etti.
Dede ve ninelerin çocuk yetiştirme konusunda sahip oldukları deneyimin aileler için de destekleyici olabileceğini belirten Akbaba, çocukların aile büyükleriyle sağlıklı ilişkiler kurmasının sosyal gelişim açısından değerlendirilmesi gereken bir fırsat olduğunu söyledi.
KAYNAK : İLKHA