?>

Sinovac aşısının koruyuculuğunu kanıtlayan profesörler aşıyı değerlendirdi

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi profesörleri, ’SARS CoV-2 İnaktif (Sinovac-Coronavac) aşısının bağışıklık yanıtı’ araştırması sonuçlarını değerlendirdi. İkinci doz aşının mutlaka olunması gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Gör. Şebnem Şenol Akar, “Birinci aşıdan sonra yeterli bağışıklık oluşmamakta, ikinci aşıdan sonra toplumun büyük bir kısmında bağışıklığı oluşturmuş durumdayız” dedi. Akar, ayrıca aşının erkeklerde yüzde 97, kadınlarda ise yüzde 99 oranında bir antikor geliştirme oranı olduğunu vurguladı..

Sağlık - 5 yıl önce

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi profesörleri, ’SARS CoV-2 İnaktif (Sinovac-Coronavac) aşısının bağışıklık yanıtı’ araştırması sonuçlarını değerlendirdi. İkinci doz aşının mutlaka olunması gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Gör. Şebnem Şenol Akar, “Birinci aşıdan sonra yeterli bağışıklık oluşmamakta, ikinci aşıdan sonra toplumun büyük bir kısmında bağışıklığı oluşturmuş durumdayız” dedi. Akar, ayrıca aşının erkeklerde yüzde 97, kadınlarda ise yüzde 99 oranında bir antikor geliştirme oranı olduğunu vurguladı. Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları, Halk Sağlığı ve Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim elemanları tarafından yürütülen ’SARS CoV-2 İnaktif (Sinovac-Coronavac) Aşısının Bağışıklık Yanıtı’ konusundaki bilimsel çalışma tamamlandı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Bilimsel Araştırma Fonu Desteği ile Türkiye’de geniş ölçekte kullanılan SARS-CoV-2 inaktif Sinovac (Coronavac) aşısının antikor oluşturma yetkinliği konusunda yapılan çalışma, Türkiye’de sonuçları açıklanan ilk kapsamlı çalışmalardan biri olma özelliğini taşıyor. Dr. Öğr. Gör. Şebnem Şenol Akar, Prof. Dr. Sinem Akçalı, Prof. Dr. Erhan Eser, Prof. Dr. Pınar Dündar, Prof. Dr. Beyhan Özyurt, Dr. Öğr. Görevlisi Deniz Özer, Dr. Yunus Özkaya, Dr. Merve Gezginci, Dr. Gülizar Deniz ve Uzman Hemşire Ferya Karadağ Yalçın’ın araştırmacı olarak katıldığı çalışmada, SARS-CoV-2 Spike (Dikensi) proteininde virüsün insan hücrelerine bağlandığı bölgeye (RBD) karşı oluşan nötralizan antikorlar kantitatif ve kalitatif olmak üzere iki farklı testle saptandı. “Bu çalışma Türkiye’de sonuçları açıklanan ilk kapsamlı çalışmalardan biri olarak kayıtlara geçti” Yapılan çalışmanın Türkiye’deki ilk kapsamlı çalışmalarından biri olduğunu söyleyen Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Tıbbı Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sinem Akçalı, “Biz bu araştırmamızda Celal Bayar Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri fonu desteğiyle bugün Türkiye’de geniş ölçekte kullanıma giren halk arasında ‘Çin aşısı’ olarak bilinen inaktif Covid-19 aşısının antikor oluşturma yetkinliğini değerlendirmeyi amaçladık. Aşının oluşturduğu antikor yetkinliğini saptamanın yanı sıra bir diğer amacımız da sağlık çalışanlarında aşının oluşturduğu antikor düzeylerinin ne kadar süreyle devam ettirdiğini takip etmeyi planladık. Bu nedenle aşı antikor düzeylerini araştırmak için bize sayısal olarak değer verebilecek kitleri tercih ettik. Sağlık çalışanlarından toplanan kanlardan araştırmamızı yaptık. Ancak bu saptayacağımız antikorların aynı zamanda nötralizan antikor denilen ve kişileri Covid-19 ile hastalanmaktan koruyacak virüsün hücreye girişini engelleyen antikorlar olup olmadığını görmek için de bir diğer nötralizasyon testi dediğimiz bir başka testle de aşılanmış bireylerden toplanan kanları çalıştık. Daha sonra her iki test sonuçlarını bulduğumuz değerler üzerinden değerlendirdik. Bu çalışma Türkiye’de sonuçları açıklanan ilk kapsamlı çalışmalardan biri olarak kayıtlara geçti” dedi. “İkinci aşıdan sonra antikor geliştirme oranı yüzde 97’nin de üzerine çıktı” Araştırmaya bin 53 sağlık çalışanının katıldığını belirten Manisa CBÜ Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğrt. Üyesi Şebnem Şenol Akar, “Çalışmamıza başlangıçta bin 53 kişi daha önce hastalığı geçirmemiş ve antikoru negatif olan sağlık çalışanları katıldı. Bin 53 kişinin öncelikle hastalığı geçirmediği yaptığımız antikor testleriyle kanıtlamış olduk. Birinci aşının ardından ikinci aşıdan önce bir kan aldık. Bu kan alımında antikor düzeylerini saptadık. İkinci aşıdan en az 28 gün sonra ikinci kanlarımızı topladık. Bu durumda birinci aşıdan sonra 900’ün üzerindeki sağlık çalışanında, ikinci aşıdan 28 gün sonra da 771 sağlık çalışanında kanlarımızı topladık. Çalışmanın sonucunda gördüğümüz önemli durumlardan bir tanesi nötrolizan antikor ve titreyle baktığımız antikor sonuçlarının uyumlu olmasıydı. Birinci aşıdan sonra antikor geliştirme oranı yüzde 25’te kaldı. İkinci aşıdan sonra antikor geliştirme oranı yüzde 97’nin de üzerine çıktı. Bu da demek oluyor ki birinci aşıdan sonra yeterli bağışıklık oluşmamakta, ikinci aşıdan sonra toplumun büyük bir kısmında bağışıklığını oluşturmuş durumdayız” ifadelerini kullandı. “Kadınlarda yüzde 99 oranında bir antikor geliştirme oranı söz konusu” Antikor geliştirme oranlarına bakıldığında kadınlarda daha yüksek bir oranın dikkat çektiğini belirten Akar, “Antikor geliştirme oranı her iki cinsiyette de yeterli ve anlamlı bir düzeyde olmakla birlikte kadınlarda bir miktar daha yüksek antikor düzeyi saptadığımız doğrudur. Erkeklerde yüzde 97, kadınlarda yüzde 99 oranında bir antikor geliştirme oranı söz konusuydu. Bu oranı bir miktar cinsiyetle farklılık gösterebilir. Bunun kesinlikle cinsiyetle ilişkili olup olmadığını istatiksel alt değerlendirmeler sonuçlandığında söylemek daha doğru olacaktır. Burada vurgulamamız gereken şey bir doz aşının asla yeterli olmayacağı, muhakkak ikinci dozun olunması gerektiği, koruyuculuğun bu şekilde oluşabileceğini söylememiz çok önemli” diye konuştu. “Kişisel korunma önlemlerini aralık vermeden devam etmemiz gerekiyor” Aşı olunsa dahi maske, mesafe ve hijyen kurallarına aralık verilmemesi gerektiğine dikkat çeken Akar, “Çalışmamızda göstermiş olduğumuz yüksek antikor düzeyleri hastalıktan yüzde 100 korunacak oldukları anlamına gelmemektedir. Kesinlikle kişisel korunma önlemlerini aralık vermeden devam etmemiz gerekiyor. Maske kullanımına, kişisel mesafe kurallarına dikkat edilmesi mutlaka gerekiyor. Kapalı ortamlardan korunma, böyle ortamlarda maskemizi çıkarmama gibi önemli konulara dikkati çekmemiz gerekiyor” dedi. “Hastalığı geçirmektense aşılı olmak çok daha güvenli” Tereddütleri azaltmak amacıyla yan etkilerin de takip edildiğini belirten Akar, “Hastalığı geçirmektense aşılı olmak çok daha güvenli. Tereddütleri azaltmak amacıyla biz bu çalışmamızda yan etkileri de yakından takip ettik. Yan etkilerin son derece az olduğunu gözlemledik. Özellikle yüzde 25’in altında sadece aşı yerinde ağrı gibi ya da baş ağrısı gibi çok az yan etkiler görüldüğünü gözlemledik. Yüzde 1’in altında hastaneye başvurmayı gerektirecek ciddiyette yan etkiler olduğunu gözlemledik. Bu da aşının son derece güvenli olduğunu gösteren önemli bir kanıt” ifadelerini kullandı.

Haftanın Öne Çıkanları

Samatta’dan 70 gün sonra gol

2021-04-05 00:00 - Spor

Ordu evindeki yangının boyutu gün ağarınca ortaya çıktı

2021-03-31 00:00 - Güncel

(Özel) Muş’ta iki mevsim bir arada

2021-04-01 00:00 - -

Diyarbakır ile Rusya arasında iyi niyet antlaşması imzalandı

2021-03-31 00:00 - Güncel

Gizemli hayırsever bakkal bakkal gezip, veresiye defterlerindeki borçları ödedi

2021-03-31 00:00 - Güncel

3 bin yıllık geleneği 100 yıllık Ruzba sazıyla sürdürüyor

2021-03-31 00:00 - Güncel

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Bismil’e Ziyeret

2021-03-29 00:00 - -

Robot hemşireler geliyor

2021-03-29 00:00 - Sağlık

YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç, BEÜ toplantısına çevrimiçi olarak katıldı

2021-03-30 00:00 - Güncel

Vefakar öğretmenlerden örnek davranış: Hurda eşyaları derleyip sınır köyündeki okulu özel okula çevirdiler

2021-03-31 00:00 - Eğitim

İlgili Haberler

Gebelik zehirlenmesiyle acile koştu: Anne ve bebeği için 1 aylık seferberlik

09:56 - Sağlık

Yaz aylarinda kene tehlikesine dikkat

09:27 - Sağlık

Eskişehir’de ’Ebe-Gebe-Anne-Bebek Buluşması Etkinliği’ düzenlendi

09:51 - Sağlık

Hisarcık’ta ilk hastalıktan ari büyükbaş işletmesi için önemli adım

09:54 - Sağlık

Trabzon Şehir Hastanesi Yükseliyor: 900 Yataklı Dev Projede Açılış Yıl Sonu Hedefleniyor

13:08 - Sağlık

Günün Manşetleri

17 Yıllık Kayıp Dosyasında Şok Gelişme

16:31 - Diyarbakır

Mahmut İrtem’den Suriye Kürtlerinin Son Yüzyılına Mercek Tuttu

16:22 - Diyarbakır

Kayıp Vedat Karabulut İçin Zamana Karşı Yarış

15:14 - Asayiş

Mahmut İrtem’den Diyarbakır Olay’a Anlamlı Ziyaret

14:35 - Diyarbakır

Çermikli Hacılar Kutsal Topraklardan Döndü

13:51 - Diyarbakır