?>

YKS tercih döneminde psikolojik yaklaşımlar

SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Klinik Psikoloğu da olan Işıl Afat Kolukısa, YKS tercih dönemi ve adayların dikkat etmesi gereken konulara ilişkin bilgi verdi..

Sağlık - 4 yıl önce

SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Klinik Psikoloğu da olan Işıl Afat Kolukısa, YKS tercih dönemi ve adayların dikkat etmesi gereken konulara ilişkin bilgi verdi. SANKO Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Uzm. Klinik Psikoloğu Işıl Afat Kolukısa, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih dönemiyle birlikte adayların da heyecan ve stres dolu bir sürece girdiğini belirterek, “Öğrencilerin vereceği kararlar kendi hedeflerine yönelik olsun. Baskı altında verilen bir karar olmasın” dedi. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrencilerde kaygılı sürecin başladığını ve bu nedenle ailelerin de devreye girdiğini kaydeden Kolukısa, “Tercih dönemlerinde öğrencilerin üzerinde çok fazla baskı oluyor. Öğrenciler, kendi hedeflerini mi gerçekleştirecekler yoksa ailelerinin istedikleri bölümleri mi tercih edecekleri konusunda ikilimde kalarak duygu durum bozukluğu yaşıyor” ifadelerini kullandı. Tercih sürecinin başlamasıyla birlikte öğrencilerin kaygılarının arttığını ve yoğun bir stres dönemine girdiklerini anımsatan Kolukısa, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrenciler, tercih ve sınav dönemi ile sınav sonrası stres ve duygularını ifade edemedikleri için öfkeli oluyorlar. Küçük yaşlardan itibaren aile ve çevre sürekli çocuklara hangi mesleği seçecekleri, ne olacakları konusunda sorular yönelterek üzerlerinde baskı oluşturuyorlar. İçten içe oluşan baskı sonucu öğrenci de ne yapacağı konusunda çok yoğun bir kaygı içerisine giriyor. Öğrencilerin yaşadığı kaygı, tercihi ve sonrasını düşünerek yaşanan kaygı. Bir tercih yapacaklar ama bu tercihin sonunda kendilerini nerede neyin beklediğini, iyi bir iş imkanına sahip olma kaygısını taşırlar. İlk defa ailesinden ayrı kalacak öğrencilerin yalnızlık korkusuyla baş edip edemeyeceği, beklentisinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği gibi konular öğrenciyi kocaman bir gelecek kaygısına sürüklüyor.” Kaygının kendisini fiziksel ve psikolojik olmak üzere iki şekilde belli ettiğini anlatan Kolukısa, “Öğrencilerin zihinlerindeki geleceğe yönelik sorular bir şekilde davranışlarına ve duygularına yansıyor. Eğer kendi kararları doğrultusunda hareket ederlerse bu kaygı yavaşça sönmeye başlıyor” şeklinde konuştu. Baskı altında alınan kararlar başarısızlıkla sonuçlanabiliyor Bu dönemde öğrencilerin olağanüstü bir heyecan yaşadığına da değinen Kolukısa, şu değerlendirmeyi yaptı: “Öğrencilerde heyecana bağlı olarak kalp atışının hızlanması, nefes alışverişi gibi solunum sıkıntısı, ellerde titreme, ateş basması ortaya çıkabiliyor. Ciddi bir olumsuz algı, uygunsuz davranış, uyku bozukluğu, konsantrasyon ve dikkat eksikliği, öfke kontrolünün olmaması gibi sorunlarla karşılaşılabiliyor.” Baskı altında verilen kararlarda öğrencilerin okula gitseler bile belli noktadan sonra okulu bıraktıklarını veya mezun oldukları bölümün dışında bir meslek yaptıklarına vurgu yapan Kolukısa, “Her 100 öğrenciden 36’sı okulu bırakıyor. Buna hareketsiz, hoşnutsuz kişileri eklersek baskı altında karar verilmesi halinde yüzde 60 oranında bir başarısızlık söz konusu olabiliyor” ifadelerine yer verdi. Kararlarda ve tercihlerde ailelerin belli bir noktaya kadar sürecin içerisinde olması gerektiğinin altını çizen Kolukısa, belirli bir sınır çerçevesinde hep birlikte alınacak ortak bir kararın çok daha yararlı olabileceğini söyledi. Tercih döneminde yapılması gerekenler Kolukısa, öğrencilerin hayatlarının kalan bölümünü etkileyecek tercih döneminde adayların ve ailelerin yapması gerekenleri ise şöyle özetledi: “Aileler ve öğrenciler sakin olmalı. Yavaş yavaş karar verip, bu süreç doğru değerlendirilmelidir. Öğrenci, ilk adımda potansiyeline uygun karar vermelidir. Öğrencinin tercih edeceği üniversite veya bölümü önce zihninde tasarlaması gerekiyor. Olanaklar doğrultusunda üniversite ve bölüm mutlaka yerinde görülmelidir. Seçilecek mesleği yapanlardan iş olanaklarıyla ilgili bilgi alınabilir.” Bu süreçte ailelerin kıyaslama yapmaması gerektiğini vurgulayan Kolukısa, “Aileler çocuklarını, öğrenciler de kendilerini bir başkasıyla kıyaslamaktan kaçınmalıdır. Her başarı kendi içinde kıyaslanmalıdır. Bu dönemde başarıları kıyaslamaktan ziyade öğrencilerin kendi iradeleriyle seçim yapmasını istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Haftanın Öne Çıkanları

Yemek yiyemeyen akalazya hastası çocuk Türkiye’de sağlığına kavuştu

2022-07-27 00:00 - Sağlık

Yenişehir tiyatro akademisi kuruldu

2022-07-22 00:00 - Güncel

Nemrut Krater Gölü, Ege ve Akdeniz sahillerini aratmıyor

2022-07-24 00:00 - Güncel

Vatandaşlar ″Kocaeli’de Yaz Neşesi″ ile eğleniyor

2022-07-24 00:00 - Kültür Sanat

Kavurucu sıcaklara dikkat: “Kalp krizi riski sıcak havalarda artıyor”

2022-07-27 00:00 - Sağlık

Entübe çocukların tedavilerini kolaylaştıran emzik geliştirildi

2022-07-27 00:00 - Sağlık

Asırları geride bırakan Ceneviz Kalesi’ne ziyaretçi akını

2022-07-24 00:00 - Kültür Sanat

Balıkesir’de altından yol geçen 278 yıllık cami büyük ilgi çekiyor

2022-07-24 00:00 - Kültür Sanat

Kremlin: ″Putin, Abe’nin cenazesine katılmayacak″

2022-07-25 00:00 - Dünya

Diyarbakır’da tarihi mekanlar sıcak hava nedeniyle gündüz boş, akşam dolu

2022-07-27 00:00 - Kültür Sanat

İlgili Haberler

Düzce’de sağlık farkındalığı çalışmaları sürüyor

10:48 - Sağlık

Kapadokya’da 51 ülkenin katılımıyla sağlık ve diplomasi zirvesi

10:51 - Sağlık

Silopi’de öğrencilerin sağlığı için kantinler denetlendi

10:28 - Sağlık

Okul dönemi sık hastalanan çocuklara dikkat

10:17 - Sağlık

Eşinin böbreği ile hayata tutundu

10:27 - Sağlık

Günün Manşetleri

Diyarbakır’da Amedspor fırtınası! Beşiktaş’ı 3-2 mağlup etti

23:45 - Spor

Diyarbakır’da modifiye tutkunları buluştu: 45 kentten araç geldi

16:17 - Diyarbakır

Beşiktaş taraftarları Diyarbakır’da Rojin Kabaiş’in mezarı başında

16:00 - Diyarbakır

Diyarbakır’da 500 yıllık Borsa Hanı yeniden hayat buluyor

15:24 - Diyarbakır

Diyarbakır’da 50 TL’den başlayan ilginç çözüm

14:48 - Diyarbakır