Zeynep ve Hakan Kırcıoğlu çifti, tek çocukları Derin Mai için henüz bebekken kaşıntı şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvurdu. Yapılan tetkikler neticesinde Derin Mai’ye, karaciğerin safra yollarında işlev bozukluğuna neden olan nadir görülen genetik bir hastalık olan PFIC-2 ve karaciğer kanseri tanısı konuldu. Kırcıoğlu ailesi, Derin’i 2013 yılının aralık ayında ameliyat için Amerika’ya götürdü.

Hazırladığı kartı "kahramanım" dediği doktora verdi

Derin, o dönem Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi Transplantasyon Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. Şükrü Emre tarafından ameliyat edildi ve sağlığına kavuştu. Geride kalan yıllarda ailesi, Derin Mai’ye kendisini iyileştiren doktoru sık sık anlatınca, Derin Mai de Prof. Dr. Şükrü Emre’ye teşekkürlerini sunan bir kart hazırladı. Sonrasında ise aile, İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Medical Point Hastanesinde Prof. Dr. Şükrü Emre ile bir araya geldi. Ziyarette Derin, hazırladığı kartı ‘kahramanım’ dediği Emre’ye verirken, Emre de duygusal anlar yaşadı.

"O olmasaydı şu an sizinle konuşuyor olamayabilirdim"

İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Medical Point Hastanesi Direktörü Prof. Dr. Şükrü Emre’yi kahramanı olarak niteleyen Derin Mai, “Evde genellikle hayatımı kurtaran insan olarak konuşuluyordu. Ben de bu yüzden onu tanımayı çok istiyordum. Sonunda görebildim. Benim için özel olan insanlara genellikle kart yazar, içine resimler yaparım. Şükrü Bey de benim için çok özel bir insan olduğu için kartı yapmaya karar verdim. O benim hayatımı kurtaran bir kahraman. Ameliyatımı yapmış. O olmasaydı şu an sizinle konuşuyor olamayabilirdim” diye konuştu. Derin Mai ayrıca ilerde robot mühendisi olmak ve Prof. Dr. Şükrü Emre’yi gururlandırmak istediğini de sözlerine ekledi.

Enfal Katliamı unutulmadı Enfal Katliamı unutulmadı

"Bu hediyenin tarifi yok"

Ameliyatı anlatan Organ Nakli Bölüm Başkanı ve Hepatobiliyer Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Emre, yaptığı yöntemle organ nakline gerek kalmadan Derin Mai’nin sağlığına kavuştuğunu söyledi. Emre, “Tabi ki arzumuz organ nakline gerek kalmadan hastalarımızın kendi organlarıyla yaşamaları. Derin de bunun çok güzel bir örneği; ayrıca Derin’in karaciğerinde kanseri de vardı. O kanseri çıkarttım. Yaptığım yöntemde amacımız safra yoğunluğu araya koyduğumuz izole bağırsak urvesiyle kalın bağırsağa bağlayıp safranın tekrar geri dönmesini önlemek ve bu şekilde safranın karaciğerde yapacağı hasarı sıfıra indirip Derin’in kendi karaciğeriyle hayatına devam etmesini sağlamaktı. Bunu yaptık” dedi.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti de dile getiren Emre, “Bunlar bir hekime verilecek en güzel hediyeler. Bunun bir hekimin kalbinde oluşturduğu güzellikleri açıklamak mümkün değil. Tüm seneler boyunca olan yorgunluğunuz, üzüntüleriniz hepsi güzelliklere, iyiliklere dönüşüyor. Biz hekimlerin ve benim aldığım en güzel hazlar hastalarımdan gelen bu güzel dönüşler ile onlarla buluşup eskileri yad etmek” ifadelerini kullandı.

Derin’in hastalık sürecinden bahseden annesi Zeynep Kırcıoğlu, “Bize ülkemizde karaciğer nakli yapılması gerektiği söylendi. Çözüm yolları ararken Şükrü Bey’e ulaştık. Kendisi Derin’i ameliyat için uygun buldu. Safra kesesini bağırsağa bağladı ve böylece safranın vücuttan atılmasını sağladı. Derin Mai ameliyat olduğunda 18 aylıktı. Şimdi şükürler olsun ki 11 yaşında. Her şey yolunda gidiyor. Şükrü Bey ile iletişimi hiç kaybetmedik. Kendisi de literatür olarak Derin Mai’yi yazmak istiyor” diye konuştu.

Kaynak: İHA