Modern çağın getirisi olan dijitalleşme, insan hayatında birçok kolaylık sağlarken beraberinde birçok olumsuzlukları da getiriyor. Sosyal medya platformları ve dijital ortamlarda çok zaman geçirilmesi, toplumda yalnızlığın artmasına, bireyselciliğin ön plana çıkmasına ve toplumsal ilişkilerin zayıflamasına sebebiyet verebiliyor.

Modernizmin vadettiği özürlük bir aldatmaca mı?

Psikolojik rahatsızlıklara varan sonuçları olan modernizmin getirisi dijitalleşme ile ilgili İLKHA muhabirine konuşan Uzman Psikolog Servet Aşan, "Modernizm, dijitalleşme ve yalnızlık ancak şu şekilde açıklanabilir. Modernizm, yenlikleri sembolize eder. Bu yenilikler arasında dijitalleşme de vardır ancak yalnızlık sadece dijitalleşme ile açıklanamaz. Kentleşme ve yeni mimari yapıların da yalnızlıkta ciddi etkileri var. Birey, kentleşmenin tehlikeli yüzü karşısında kendisini korumaya alıp asosyal bir davranış örüntüsüne alışabilir. Hatta Cahit Zarifoğlu, 'eksik yol' öyküsünde bu konuyu çok güzel açıklamıştır. Sosyolog Zygmunt Bauman ise yalnızlığın ve modernizmin aslında şu şekilde tarif dilmesini istemiştir. Modernizmin bir çeşit özgürlük vadettiğini ancak bu özgürlüğün bir aldatmacadan ibaret olduğunu söylemiştir. Dijitalleşme tam olarak burada anlaşılabilir. Bir çeşit aldatmadan ibaret yeni bir hayat, yeni bir kültür ortaya çıkmıştır." dedi.

"Tükenmişlik Sendromu" nedir ve nasıl baş edilir? "Tükenmişlik Sendromu" nedir ve nasıl baş edilir?

Yeni mimari yapılar ve dijital dünya yalnızlığı tetikliyor

Aşan, "İnsanlar, sosyalleşmeyi ve sosyal ilişkileri sürdürmeyi, dijitalleşmenin getirisi olan sosyal medya platformları üzerinden sağlamaya alışmışlardır. Bu şekilde olduğunda birey, sosyalleşmeyi fiziki katılımla sağlamayıp daha çok teknolojik aletlerle sürdürmeyi hedefler. Bu, temel ihtiyaçlarımızdan geri kalmaktır. Bu da bireyi yalnızlığa sürükler. Birey bu yalnızlıkla mücadelesinde depresyon, stres ve kaygı bozukluğuyla mücadele edebilir. Birey, yalnızlıkta zamanının çoğunu yeni mimarilerde geçirirken ve aynı zamanda teknolojik aletlerle harcarken sosyalleşmeden uzak kalıyor. Sosyalleşmeden uzak kaldığında tabiki birey için yalnızlık kaçınılmaz oluyor. Yalnızlıkla mücadelesinde kendi düşüncelerini, deneyimlerini sorgulamaya başlar. Bu sorgulamalar sonucunda birey, pişman oldukları, keşkeleri ve yapmak istediği birçok konuyu tekrar gözden geçirip zamanını sorgulamalarla geçirmeye başlıyor. Bu da tabiki bireyde stres, kaygı ve depresyona yol açarken aynı zamanda dışarı çıkmasına da engel oluşturuyor. Sosyalleşmeden uzaklaşmasına sebep oluyor. Tüm bu davranış örüntüsünün altında aslında bireyin yalnızlaşması, toplumdan uzaklaşması yatar." diye konuştu.

Daha çok gençlerin ilgisini çeken dijital ortamlarda fazla zaman geçirmek psikolojik sorunlara yol açabilir

Sosyal platformlar ve dijital ortamlarda fazla zaman geçirmenin psikolojik sorunlara yol açabileceğini vurgulayan Aşan, "Sosyal medya, sosyal platformları dijitalleşmenin getirisi olan teknolojik aletler daha çok gençlerin ilgisini çekiyor. Ancak bunlar bireyin gelişimine, geleceğine katkısı olmayacak şekilde ilerliyor. Birey öncelikle bunları düşünmeli. Geleceğine katkı sağlamak için sosyal aktivitelere katılmalı, arkadaşlarıyla sosyal platformlar üzerinden görüşmek yerine yüz yüze görüşmelerini sürdürmeli. Teknolojik aletlerle vakit geçirmektense sosyalleşmek, dışarı çıkmak, doğa ile bütünleşmek, egzersiz yapmak, spora gitmek gibi ayrıntılara yoğunlaşmalı. Aksi halde birey psikolojik sorunlarla mücadele etmek zorunda kalabilir." şeklinde konuştu. 

Kaynak: İLKHA