Diyarbakır ve Mardin illeri arasında meydana gelen ve 12 kişinin hayatını kaybettiği anız yangınından yara almadan kurtulan Davut Demir ve Şemdin Demir, yaşadıkları dehşet anlarını paylaştı. Şemdin Demir, "Hortum, alevleri arasına alarak ilerliyordu. Çok şiddetliydi. Yangından kaçarken kimisi kurtuldu, kimisi hayatını kaybetti" dedi.

A W232005 05

Diyarbakır'da Bir Garip Olay Diyarbakır'da Bir Garip Olay

20 Haziran saat 22.15'te Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı Köksalan Mahallesi'nde başlayan yangın, Bağacık ve Yazçiçeği mahalleleri ile Mardin'in Mazıdağı ilçesindeki Yücebağ, Yetkinler ve Şenyuva mahallelerine sıçradı. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında 12 kişi hayatını kaybetti, 78 kişi etkilendi.

Yangında 9 akrabasını kaybeden Şemdin Demir, yangın gecesi ikamet ettiği Yücebağ köyünden Köksalan Mahallesi'ne giderek alevleri söndürmeye çalıştıklarını anlattı. Demir, "Gece saat 22.00 sıralarında Köksalan Mahallesi'nde yangın çıktığını gördük. Yardım etmek için o mahalleye gittik. O gece rüzgar çok şiddetliydi. İnsanlar ve hayvanlar yanmasın diye ekinleri boş verdik. Alevlerin ortasında kalan amca çocuklarım olan çobanları kurtarmaya çalışırken rüzgar ters yönden gelerek yangın bize doğru ilerlemeye başladı. Alevler saniyede 200 metre ilerliyordu. Hortum alevleri arasına alarak ilerliyordu. Çok şiddetliydi. Yangından kaçarken kimisi kurtuldu, kimisi hayatını kaybetti" dedi.

"40 metre kadar daha koşabilseydiler kurtulurlardı"
Amcasının oğlu Abdurrezak Demir'i (50) yaralı olarak kurtardıklarını belirten Şemdin Demir, "Bizim köyden sadece bir kişi şu an hastanede tedavi görüyor. O da amcamın oğlu. Diğer akrabalarımızın hepsi hayatını kaybetti. Köksalan köyündeki çobanları ve koyunları kurtarmak isterken rüzgarın etkisiyle alevlerin arasında kaldılar. 40 metre kadar daha koşabilseydiler kendilerini soğan tarlasına atıp kurtulabilirlerdi. Yangın bir tepeden diğerine sıçrıyordu. Rüzgar kıvılcımları 500 metre ileriye atıyordu. Yangın yaklaşık 20 dakikada her yere yayıldı" ifadelerini kullandı.

A W232005 07

Yaralı Abdurrezak Demir'in ağabeyi Davut Demir (48), rüzgar nedeniyle alevlerin sürekli yön değiştirdiğini söyledi. Olay gecesini şöyle anlattı: "Yangın esnasında evimizin damında yatıyorduk. Gece saat 9 gibi aşırı bir rüzgar vardı. Öyle bir rüzgardı ki çocuklarımı düşmesin diye tutuyordum. Yıldırımlar Diyarbakır'a bağlı komşu mahallemiz olan Köksalan'a düşüyordu. Daha sonra Köksalan köyüne baktığımda gece resmen gündüze dönmüştü. Köydekiler panik yapmaya başladı. Biz de yangını söndürmek için Köksalan Mahallesi'ne gittik. Aşırı rüzgar nedeniyle alevler sürekli yön değiştiriyordu. Arabalara binin kaçın dedim. Biz arabaya biner binmez ateş rüzgardan yayılmaya başladı. Bir taksi alevlerin içinde kaldı. Yardım edeyim derken ben de alevlerin arasında kalacaktım. Traktöre binip durmadan çıktım alevlerin arasından."

"Kimisinin cesedi elektrik direklerinin altındaydı"
Davut Demir, "Köksalan köyüne vardığımda cesetleri aramaya başladık. Ellerinde ışıkla gezen birçok insan vardı alevlerin arasında. Onların hayatını kaybettiğini tahmin ettik. Dumanların azalmasını bekledik. Dumanın etkisi azalınca yanan tarlalarda cesetleri aramaya başladık. Birçok ceset bulduk. Kimisinin cesedi de elektrik direklerinin altındaydı. Büyük ihtimalle elektrik direğine çıkıp alevlerin ısısına dayanamayıp düşenlerdi" dedi.

9 akrabasını kaybeden Davut Demir, hepsinin yakın akraba olduğunu ve yan yana gömüldüklerini belirterek, "Yücebağ Mahallesi'nde hayatını kaybeden 9 kişi benim yakın akrabalarımdı. Yaralanan biri de ağabeyimdir. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görüyor. Abdurrezak Demir (50), o gece traktör sürerken alevlerin arasında kaldı. Alevler koluna, başına ve karın bölgesine sıçradı. Kendini soğan tarlasına atarak kurtuldu. Yoksa o da kurtulamazdı" diye konuştu.

Kaynak: İHA