10-16 Mayıs "Engelliler Haftası" nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatan engelli vatandaşlar, sosyal hayatın döndüğü her platformda engellinin erişiminin olması gerektiğini dile getirdiler.

Engelli vatandaşlar, özellikle kaldırıma çıkarken, rampaları aşmaya çalışırken, kamu alanlarına giderken ve ATM'lerde işlerini halletmeye çalışırken büyük oranda mağduriyet yaşıyor.

Şehri yönetenlere çağrıda bulunan engelli vatandaşlar, kendilerinin sadece özel günlerde değil her gün hatırlanması gerektiğini söyleyerek görmezden gelinmemelerini istedi.

Engelli vatandaşlar, toplumda yaşadıkları mağduriyetleri duyurdu.

"Hayatın her alanına bizim erişimimizin olması lazım"
Hayatın her alanına erişmekte sorun yaşadıklarını belirten Şanlıurfa Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı Habib Polat, "Bizim aslında üzerinde durduğumuz, yıllarca aynı şeyi paylaştığımız şey sadece erişim. Erişim imkânı olmadığı sürece siz ne yaparsanız yapın biz erişemediğimiz sürece her şey eksiktir. Bunu sadece kaldırımlar olarak ele almayalım; parklar, kamu kurumları, ödeme noktaları, bankalar olarak ele alalım. Hayatın her alanına bizim erişimimizin olması lazım. Bu sağlıktan, eğitimden yani sosyal hayatın döndüğü her platformda engelinin erişiminin olması gerekiyor. Bugün okuma yazma bilmeyen bir insan dört duvarın arasından çıkamaz ama biz okullarımızı yıllarca engellinin erişebileceği hale getiremedik." dedi.

"Benim kullanamadığım yer benim değildir"
Polat, "Bir kaldırımın başına çıkabiliyorsunuz ama ileride kaldırımın inişinin olmadığı zaman o yoldan tekrar geri dönebiliyorsunuz. Malum yeni gelişen bir şehiriz; yeni kaldırımlar yapılıyor, caddeler açılıyor, yollar yapılıyor. Bunlar ihaleye çıktığı zaman sözleşmede engellilerin erişimiyle ilgili bir maddenin mutlaka olması gerekiyor. Özellikle müteahhitler ev yaparken milyonlarca para harcıyor ama bir engelli rampasına gelince rampa yapılmadığı sürece o milyonluk yatırım bizim için hiçbir şey ifade etmiyor. Benim kullanamadığım yer benim değildir." diye konuştu.

"Yürümeyen insanla yürüyebilen insanın arasındaki tek fark uzuvdur"
Toplumdan soyutlandıklarını dile getiren Polat, "Erişebilir bir şehir istiyoruz. Biz erişmediğimiz sürece toplumdan soyutlanıyoruz. Erişemediğimizden dolayı yardıma, bir koli gıdaya muhtaç hale getiriyorlar. Yürümeyen insanla yürüyebilen insanın arasındaki tek fark uzuvdur. Biri ayakta biri de tekerlekli sandalyesinde yürür. Benim de kafam çalışıyor, beynim var, konuşma kabiliyetim var. Ben de eğitim alırsam doktor da mühendis de filozof da olabilirim ama eğitim almadığım sürece sonuçta inebilecek bir durağı bile bilemiyorum." ifadelerini kullandı.

"Bir engelli vatandaş olarak her şeye ulaşmak istiyorum"
Yerel yöneticilerin şehrin sorunları hakkında kendilerine danışabileceğini söyleyen Servet Dağ, "Biz bu şehri yöneten insanlardan engelli bireyleri artık görmezden gelmelerini istemiyoruz. Engelliler haftasında gelip 'bizler sizleri seviyoruz' diyorlar, hayır arkadaşım beni kimsenin sevmesine ihtiyacım yok. Ben hayata erişebilmeyi istiyorum. Normal bir insan her şeye nasıl erişebiliyorsa, ulaşabiliyorsa ben de bir engelli vatandaş olarak her şeye ulaşmak istiyorum. Kaldırım bana göre yapılsın ben de kaldırıma çıkayım. Pastane girişleri bana göre yapılsın. Elektrik, su faturası ödeme noktası bana göre yapılsın. Neden engelliler öteleniyor? Bir okula gidiyorsun ama çıkamıyorsun. Açık ve net söyleyeyim; en büyük ihtiyaç olan bir tuvalet yok. Bugün bir engelli bireyin gidebileceği bir tuvalet yok. Şehirde 16-17 engelli SSK'sı var. Bunların içerisinde çalışan insanlar var. Bu insanları çağırın, bu tür yerleri yaparken bu insanlardan bilgi alın. Bizler yardım etmeye de her zaman hazırız. Bu şehrin neresinde ne sorun var, hepsini görüyoruz. Gezdiğimiz için bazı şeylere çok dikkat çekiyoruz." şeklinde konuştu.

"Belediye başkanlarımıza derdimizi anlattık ama maalesef dinletemedik"
Şehri yönetenler tarafından kayda alınmadıklarını dile getiren Dağ, "Bugüne kadar gelen geçen belediye başkanlarımıza derdimizi anlattık ama maalesef derdimizi dinletemedik. Sözler verildi ama o sözlerin hiçbiri yerine getirilemedi. Şehirdeki birçok ATM'ye ulaşamıyoruz. Engelli birey oraya nasıl gelir, ATM'yi nasıl kullanır düşünülmemiş. Bir yer açılıyor ve gösteriş için rampa yapılıyor. Bunun olmaması lazım. Bir bina yapılıyor; yapılırken 5378 sayılı yasa var. Yasaya uyan kimse yok. Ne belediye ne de kamu kurum ve kuruluşları uyuyor. Biz artık bundan gerçekten bıktık." dedi.

"Şehri yöneten insanlarla biz sıkıntı çekiyoruz"
Yaşadıkları mağduriyet nedeniyle şehri yönetenlere hakkını helal etmediğini vurgulayan Dağ, "Ben 24 yıldır bu hayatı yaşıyorum. Yöneticilere gerçekten samimi olarak hiçbir şekilde hakkımı helal etmiyorum diyorum çünkü bu hayatı bize onlar yaşatıyorlar. Engelli olabilirim, engelimle ilgili bir sıkıntım yok; kâinatın sahibi Cenab-ı Allah beni bu duruma koymuş olabilir bu konuda sıkıntım yok. Şehri yöneten insanlardan biz sıkıntı çekiyoruz. Şehirde rampa önüne araç bırakılıyor. Emniyeti arıyoruz, 1 buçuk-2 saat ben beklemek zorunda kalıyorum. Bu konu gerçekten bana acı çektiriyor. 1 buçuk-2 saat bir engellinin beklemesi ne demek? Büyüyen bir şehiriz ama insanlık olarak gerçekten çok gerideyiz. Engelli olabiliriz ama bütün insanlar gibi bizim de bir hakkımız var, bu haklarımızı istiyoruz." diye konuştu.

Fahiş fiyat ve stokçuluk cezalarının artırılması için kanun teklifi Meclis'te Fahiş fiyat ve stokçuluk cezalarının artırılması için kanun teklifi Meclis'te

"Otobüs rampası yetişmiyor"
Mahmut Güder ise yaşadığı sıkıntıları yazılı olarak dile getirdi.

Güder, "Perşembe pazarı durağının kaldırımı kısa ve çok alçak. Otobüs rampası yetişmiyor. Bir de Abdullah Gül Parkı yanındaki durak, engellilere uygun değil. Belediyeye gittim bana 'bu bölge sana ait değil' dediler. Akçakale ŞUSKİ yolu 3 yıldır bozuk. Bu yol için her gün belediyeye gidiyorum ama bu yerin bana ait olmadığını söylüyorlar." ifadelerini kullandı. 

Kaynak: İLKHA