USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

15 Yaş Altı Çocuklarda Sosyal Medya Tartışması

Sosyal medya kullanımına 15 yaş altı için getirilen sınırlamalar gündemde. Uzmanlar, yaş temelli yasakların koruyucu olabileceğini ancak aile rehberliği, okul destekleri ve psikososyal önlemler olmadan yeterli olmayacağını belirtiyor.

15 Yaş Altı Çocuklarda Sosyal Medya Tartışması

Son dönemde 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya yasağı tartışmaları yoğunlaşıyor. Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü ve Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım, konunun sadece teknik bir düzenleme meselesi olmadığını, çocuk ve ergen ruh sağlığını doğrudan etkileyen çok boyutlu bir problem olduğunu ifade ediyor.

Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, özellikle 15 yaş altındaki çocukların prefrontal korteksinin henüz tam gelişmediğini belirterek, “Çocuklar sosyal medyada karşılaştıkları içerikleri yetişkinler gibi değerlendiremiyor. Erken yaşta ve yoğun kullanım, depresyon, dikkat sorunları, siber zorbalık ve bağımlılık benzeri davranışları artırabiliyor. Uyku bozuklukları ve akademik performans düşüşü de sık görülen etkiler arasında” dedi.

Yaş temelli yasakların belirli ölçüde koruyucu olabileceğini vurgulayan Ülkü, ancak tek başına yeterli olmadığını vurguluyor: “Katı yasaklar merak duygusunu artırabilir ve çocukları gizli kullanım yoluna itebilir. Bu da olumsuz deneyimlerin paylaşılmamasına ve yalnızlaşmaya yol açabilir.”

Uzman, ailelerin dijital tutumunun belirleyici olduğunu da ifade ediyor: “Sağlıklı iletişim ve açık konuşma, dijital riskleri yönetmede en önemli araçtır. Ebeveynler kendi ekran alışkanlıklarıyla çocuklara örnek oluyor; sürekli ekran başında olan bir yetişkinin sınırlı kullanım beklemesi gerçekçi değil.”

Ülkü, sosyal medya yasağının anlamlı bir koruma sağlayabilmesi için destekleyici yapılarla birlikte uygulanması gerektiğini belirtiyor: “Çocukları dijital dünyadan tamamen izole etmek yerine, onları dayanıklı bireyler olarak hazırlamak gerekir. Oyun, spor ve sanat etkinlikleri sosyal ve duygusal gelişimi destekler. Okullarda dijital okuryazarlık sadece teknik değil, ruh sağlığını kapsayan bir alan olarak ele alınmalı.”

Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım ise, yasakların kısa vadede erişimi kısıtlasa da kalıcı çözüm sunmadığını dile getiriyor: “Tamamen yasaklanan alanlar çocuklar için daha cazip hale gelebilir. Bu durum gizli kullanım ve denetimsiz içerik tüketimini artırıyor.”

Yıldırım, gerçek korumanın rehberlik ve güven ilişkisiyle mümkün olduğunu belirterek şunları söyledi: “Aileler çocukları sosyal medyadan uzaklaştırmak yerine onlara rehberlik etmeli, izledikleri içeriklerle ilgili duygularını anlamaya çalışmalıdır. Dijital çağda ruh sağlığını koruyan temel unsurlar bilinç, güven ilişkisi ve rehberliktir. Yasaklar sınır koyabilir; ancak gerçek koruma bunlarla sağlanır.”

KAYNAK : İLKHA