USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Diyarbakır’da 800 yıllık Zinciriye Medresesi

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan Zinciriye Medresesi, yaklaşık sekiz asırlık geçmişine rağmen tarihî dokusunu korumayı sürdürüyor. Artuklu döneminden günümüze ulaşan yapı, farklı dönemlerde müze ve Kur’an kursu olarak kullanılırken bugün yeniden eğitim ve araştırma faaliyetlerine ev sahipliği yapıyor.

Diyarbakır’da 800 yıllık Zinciriye Medresesi

Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde yer alan Zinciriye Medresesi, kentin yüzyıllardır ayakta kalan önemli yapıları arasında bulunuyor. Ulu Cami’nin güneybatısında konumlanan medrese, mimari özellikleri ve geçmişten bugüne üstlendiği farklı görevlerle dikkat çekiyor.

Artuklu dönemine uzanan geçmişiyle bilinen Zinciriye Medresesi’nin yapım tarihi konusunda farklı görüşler bulunuyor. Kaynaklarda yapı genel olarak 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın başlarına tarihlendirilirken, yaygın kabul medresenin 1198-1199 yıllarında Artuklu hükümdarı Kutbeddin Muzaffer II. Sökmen döneminde inşa edildiği yönünde.

Yapıya ait kesin bir inşa kitabesinin bulunmaması ise tarihlendirme konusunda farklı değerlendirmelerin ortaya çıkmasına neden oluyor.

Artuklu mimarisinin izlerini taşıyor

Zinciriye Medresesi, açık avlulu ve iki eyvanlı planıyla dönemin eğitim yapılarının özelliklerini yansıtıyor. Avlunun çevresinde öğrencilerin kaldığı hücreler, derslikler ve revaklar bulunuyor. Yapı içerisinde ayrıca mescit olarak değerlendirilen bölümler, çeşme ve tonozlu mekânlar da yer alıyor.

Medresenin yapımında kullanılan siyah bazalt taş, Diyarbakır’ın geleneksel mimarisinde öne çıkan karakteristik unsurlardan biri olarak yapıya ayrı bir görünüm kazandırıyor.

Özellikle avluyu çevreleyen revaklardaki taş işlemeler, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yazı kuşakları, bitkisel ve rûmî motifler ile geometrik süslemeler, Artuklu döneminin taş işçiliğindeki estetik anlayışın izlerini günümüze taşıyor.

Yapının kuzey cephesinde girişe yakın bölümde bulunan tarihî çeşme de medresenin dikkat çeken ayrıntıları arasında yer alıyor. Çeşmenin kitabesinde yer alan bilgilere göre yapı ve çeşme 1847 yılında onarımdan geçirildi.

Yıllarca müze olarak hizmet verdi

Zinciriye Medresesi, Cumhuriyet döneminde de farklı işlevler üstlendi. Tarihî yapı 1934 yılında Diyarbakır Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaya başlandı.

Kentteki ilk müzecilik faaliyetlerinin önemli merkezlerinden biri olan medrese, yaklaşık yarım asır boyunca bu işlevini sürdürdü. Arkeoloji Müzesi’nin 1985 yılında yeni binasına taşınmasının ardından Zinciriye Medresesi farklı amaçlarla kullanılmaya devam etti.

Kaynaklarda yer alan bilgilere göre yapı, 1990-2009 yılları arasında kız Kur’an kursu olarak hizmet verdi. Daha sonra 2010-2013 yılları arasında restorasyondan geçirilen medresede, yapının özgün mimari özelliklerinin korunmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.

Asırlık yapı yeniden ilimle buluştu

Zinciriye Medresesi bugün ise geçmişteki eğitim kimliğiyle örtüşen bir işlevle kullanılmaya devam ediyor. Tarihî yapıda Kur’an araştırmaları ve eğitim faaliyetleri yürütülüyor.

Medrese içerisinde farklı çalışma alanlarına ayrılan 9 oda bulunuyor. Bu odalar Siyer, Tefsir, Fıkıh, Hüsn-i Hat, Sohbet ve Mütalaa, Kur’an-ı Kerim ile iki ayrı derslik ve İnsani Yardım Odası olarak değerlendiriliyor.

Böylece yüzyıllar önce eğitim amacıyla kullanılan tarihî yapı, günümüzde de ilmi çalışmaların yürütüldüğü bir merkez olarak varlığını sürdürüyor.

“25 yıl burada çalıştım”

Medresenin geçmişine uzun yıllar tanıklık eden İzzet Çekiç ise yapıyla olan bağını anlattı.

Zinciriye Medresesi’nde 25 yıl görev yaptığını belirten Çekiç, “25 yıl çalıştım. Doğma büyüme buralıyım” ifadelerini kullandı.

Çekiç’in yıllara dayanan çalışma hayatı, Zinciriye Medresesi’nin yalnızca tarihî bir yapı olmadığını, aynı zamanda farklı kuşakların yaşamında yer edinen bir mekân olduğunu da ortaya koyuyor.

Sekiz asırlık miras ayakta

Yaklaşık 800 yıllık geçmişinde eğitim kurumu, müze ve Kur’an kursu gibi farklı amaçlarla kullanılan Zinciriye Medresesi, bugün de tarihî kimliğiyle Diyarbakır’ın önemli kültür duraklarından biri olmayı sürdürüyor.

Siyah bazalt taşları, avlusu, eyvanları ve işçilikli taş süslemeleriyle Artuklu döneminin mimari anlayışını günümüze taşıyan yapı, geçirdiği restorasyonların ardından tarihî dokusunu koruyarak ziyaretçilerini ağırlıyor.

Zinciriye Medresesi, farklı dönemlerde değişen işlevine rağmen ilim ve kültürle olan bağını koparmadan Diyarbakır’ın yaşayan tarihî mirasları arasındaki yerini koruyor.