USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Diyarbakır’da bilişim uzmanları uyarıyor

Diyarbakır’da bilişim uzmanları, sosyal medyada beğeni, takipçi sayısı ve görüntüleme oranlarına odaklanmanın bireyleri giderek daha fazla sanal mutluluğa ve psikolojik strese ittiği konusunda uyarılarda bulundu.

Diyarbakır’da bilişim uzmanları uyarıyor

Diyarbakır’da bilişim uzmanları, sosyal medyada beğeni, takipçi sayısı ve görüntüleme oranlarına odaklanmanın bireyleri giderek daha fazla sanal mutluluğa ve psikolojik strese ittiği konusunda uyarılarda bulundu. Uzmanlar, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde artan ekran süresinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Beğeni Yarışı Özel Hayatı Kaosa Sürüklüyor

Bilişim uzmanları, sosyal medyaya fotoğraf veya video yüklemek için yapılan hazırlıkların, “en iyi kareyi yakalama” amacıyla çekilen sayısız görüntünün ve daha fazla beğeni alma isteğinin, özel hayatı sanal mecralarda bir kaosa dönüştürdüğünü belirtti. Uzmanlar, hiç tanınmayan ancak sosyal medya üzerinden iletişim kurulan kişilerin yorumlarının, bireyleri psikolojik olarak olumsuz etkilediğini vurguladı.

Ekran Süreleri Endişe Verici Boyutta

Sosyal medya ve yapay zekâ tabanlı içeriklerin gün geçtikçe artmasıyla birlikte ekran sürelerinin inanılmaz boyutlara ulaştığını belirten uzmanlar, cep telefonlarının gün içinde neredeyse hiç elde bırakılmayan bir cihaza dönüştüğünü ifade etti. Bu durumun, özellikle gelişim çağındaki çocukları olumsuz etkilediği kaydedildi.

Çocuklar Ebeveynlerini Taklit Ediyor

Uzmanlara göre çocuklar, ebeveynlerinden gözlemledikleri davranışları birebir taklit ediyor. Ebeveynlerin yoğun ekran kullanımı, çocuklarda da ekran bağımlılığını artırırken, zihinsel ve fiziksel gelişimi olumsuz yönde etkiliyor.

Sosyal Medya Bağımlılığının Zararları

Dış onaya bağımlılık:
Çocuklar, kendi değerlerini yetenekleri üzerinden değil, takipçi sayısı ve “beğeni” üzerinden ölçmeye başlıyor.

Yetersizlik hissi ve depresyon riski:
Sosyal medyada sunulan “mükemmel hayatlar” ile kendi hayatını kıyaslayan çocuklarda anksiyete ve depresyon riski artıyor. Günde 3 saatten fazla sosyal medya kullanan gençlerde kaygı ve depresyon riskinin iki katına çıktığı, özellikle kız çocuklarında beden algısı memnuniyetsizliğinin daha sık görüldüğü belirtiliyor.

Sahte benlik oluşumu:
Kamera karşısında sürekli mutlu ve kusursuz görünme zorunluluğu, çocukların gerçek duygularını bastırmasına ve ilerleyen yıllarda kimlik karmaşası yaşamasına yol açabiliyor.

Dijital miras riski:
Çocuğun rızası alınmadan paylaşılan içeriklerin, ileride yetişkinlik yaşamını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.

Siber zorbalık tehlikesi:
Çocuklar, duygusal olarak hazır olmadıkları ağır eleştirilere ve nefret söylemlerine maruz kalabiliyor.

Ekonomik sömürü riski:
Bazı durumlarda çocukların bir gelir kapısı olarak görülmesi, ebeveyn ile çocuk arasındaki güven ilişkisini zedeliyor.

Çocukluk Hakları ve Dikkat Dağınıklığı

Uzmanlar, ekran süresinin artmasıyla çocukların oyun oynama hakkından mahrum kaldığını, yüz yüze iletişim ve göz teması kurma becerilerinin zayıfladığını belirtti. Cihaz kısıtlandığında görülen ağlama nöbetleri ve öfke patlamalarının, teknoloji bağımlılığının önemli göstergeleri olduğuna dikkat çekildi.

Araştırmalara göre, günlük dijital medya kullanımı 60 dakikayı aşan çocuklarda dikkat dağınıklığı puanlarının belirgin şekilde yükseldiği ifade edildi.

Odaklanma ve Bilişsel Gerileme Uyarısı

Kısa süreli videoların (Reels, TikTok) beynin ödül sistemini sürekli uyararak çocukların uzun süreli görevlere odaklanmasını zorlaştırdığına işaret eden uzmanlar, aşırı ekran kullanımının hayal kurma ve pratik düşünmeyi sağlayan sağ beyni pasif hale getirebildiğini aktardı.

Uyku Bozukluğu ve Fiziksel Riskler

Ekranlardan yayılan mavi ışığın, melatonin salgısını baskılayarak uyku düzenini bozduğunu belirten uzmanlar, bunun akademik başarıyı ve fiziksel büyümeyi olumsuz etkilediğini söyledi. Günde 5 saatten fazla ekran başında kalan gençlerde obezite riskinin, daha az izleyenlere göre 5 kat fazla olduğu vurgulandı.

Ayrıca uzun süre öne eğik pozisyonda telefon ve tablet kullanımının, erken yaşta duruş bozukluklarına ve “tek boyun” olarak bilinen omurga sorunlarına yol açtığı ifade edildi.

Uzmanlardan Ailelere Çağrı

Bilişim uzmanları, ailelere çocukların ekran sürelerini sınırlamaları, sosyal medya kullanımını denetlemeleri ve dijital dünyada bilinçli bir rol model olmaları çağrısında bulundu. Uzmanlar, teknolojinin doğru kullanıldığında faydalı olabileceğini, ancak kontrolsüz kullanımın ciddi bireysel ve toplumsal sorunlara yol açabileceğini belirtti.