USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Diyarbakır’da binlerce yıllık gelenek yaşatılıyor

Anadolu’nun köklü el sanatlarından biri olan yün eğirme geleneği, Diyarbakır’da düzenlenen etkinlikle yeniden hayat buldu.

Anadolu’nun köklü el sanatlarından biri olan yün eğirme geleneği, Diyarbakır’da düzenlenen etkinlikle yeniden hayat buldu. Kentte gerçekleştirilen yün eğirme etkinliğinde, hem geçmişin izleri yaşatıldı hem de yeni nesillere bu kadim zanaat tanıtıldı.

Diyarbakır’da bir mekânda düzenlenen etkinlikte, yün eğirme ustaları katılımcılara uygulamalı olarak bilgi verdi. Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, yünün doğadan masalara  uzanan yolculuğu ve işlenme aşamaları detaylı şekilde anlatıldı.

“Yün doğadan gelen en saf ürünlerden biri”

Yün eğirme ustası İnan Burhanlı, gazetemize yaptığı açıklamada, bu alana olan ilgisinin zamanla arttığını belirterek şunları söyledi:“Muşluyum. Şu anda Mardin’de Olgunlaşma Enstitüsü’nde halı ve kilim dokumacılığı alanında çalışıyorum. Bu alanda eğitim aldım ancak 2019 yılı itibarıyla yün eğirme işine yöneldim. Pandemi sürecinde evde olmak beni bu alana daha fazla yaklaştırdı. Yünün doğallığını araştırdıkça bu işe daha çok bağlandım. Günümüzde pek çok yerde atılan yün aslında çok değerli ve tamamen doğal bir üründür. Doğadan gelir, hiçbir zararı yoktur.”

Neolitik çağ’dan günümüze uzanan gelenek

Yün eğirme geleneğinin binlerce yıllık geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Burhanlı, “Bu zanaatın kökleri Neolitik Çağ’a kadar uzanıyor. Koyun ve keçinin evcilleştirilmesiyle başlayan süreç, göçebe bozkır kültürüyle günümüze kadar ulaştı. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesiyle birlikte özellikle Yörük ve Türkmen kültüründe önemli bir yer edindi. Günümüzde de ‘teşi’ yani kirmen ve iğ gibi aletlerle bu gelenek yaşatılmaya devam ediyor” dedi.

Çocuklara uygulamalı eğitim verildi

Etkinlikte çocukların da aktif rol aldığını belirten Burhanlı, yün eğirme sürecini şu sözlerle anlattı:“Çocuklara yünle oyunlar oynattık ve süreci uygulamalı olarak gösterdik. Yün önce taranarak elyaf haline getiriliyor. Ardından iğ ve kirmen gibi aparatlar kullanılarak eğriliyor. Elde edilen yünler yumak haline getirilip dokuma atölyelerinde patik, takı, halı ve kilim gibi ürünlere dönüştürülüyor.”

“Yün her mevsim sağlıklı bir seçenek”

Yünün sağlık açısından da önemli bir materyal olduğunu ifade eden Burhanlı, “Yün; kışın sıcak, yazın serin tutar. Yatak, döşek ve halı yapımında kullanıldığında oldukça sağlıklıdır. Doğal yapısı sayesinde insan sağlığına zarar vermez” diye konuştu.

Hedef: geleneksel zanaatı dünyaya tanıtmak

Dokuma alanında Türkiye birinciliği elde ettiklerini belirten Burhanlı, hedeflerinin uluslararası alana açılmak olduğunu söyledi. Burhanlı, sözlerini şöyle tamamladı:“En büyük amacımız bu geleneği yaşatmak ve yeni nesillere aktarmak. Çocuklarımızın doğayla iç içe büyümesini, bu kültürü öğrenmesini istiyoruz. Yüzyıllardır Anadolu’da sürdürülen yün eğirme geleneğinin unutulmaması ve dünya çapında tanıtılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

o sohbet