USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Diyarbakır’da Geçmiş ve Gelecek Aynı Atölyede Buluştu

Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü’nde yapay zeka destekli son teknoloji nakış makineleri ile 60 yılı aşkın geçmişe sahip manuel makineler yan yana çalışıyor. Teknolojinin sunduğu kolaylıklara rağmen ustalar, el emeğinin ruhunu yaşatan eski makinelerden vazgeçmiyor.

Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde birçok meslek dalında üretim süreçleri dijitalleşirken, Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü’nde geçmiş ile geleceği buluşturan dikkat çekici bir tablo yaşanıyor. Enstitü bünyesinde kullanılan yapay zeka destekli modern nakış makineleri üretime hız ve verimlilik kazandırırken, yaklaşık 60-65 yıllık manuel makineler de ustaların ellerinde yaşamaya devam ediyor.

Bir yanda tek tuşla çalışan son teknoloji sistemler, diğer yanda el, göz ve ayak koordinasyonuyla işleyen geleneksel makineler... Aynı atölyede sürdürülen üretim, teknolojik dönüşüm ile el sanatlarının eşsiz uyumunu gözler önüne seriyor.

Ustalar Eski Makinelerden Vazgeçemiyor

1998 yılında Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü’nden mezun olan ve uzun yıllardır burada görev yapan Leyla Kıran, modern makinelerin iş yükünü hafiflettiğini ancak manuel makinelerin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.

Kıran, teknolojik makinelerin tek tuşla çalıştığını belirterek, "Elbette yeni makineler daha rahat ve hızlı. Ancak biz burada emeğimizi, göz nurumuzu ortaya koyuyoruz. Manuel makinelerde yaptığımız işin her aşamasına dokunuyoruz. Kendi yorumumuzu ve emeğimizi katarak ortaya özel ürünler çıkarıyoruz. Yıllardır bu makinelerle çalışıyorum ve benim tercihim her zaman manuel makineler oluyor" dedi.

“Eski Makinede Emeğin İzleri Var”

2016 yılından bu yana enstitüde usta öğretici olarak görev yapan Kadriye Kasımoğlu ise Bakanlık tarafından gönderilen yeni nesil makineleri kullanmaya başladıklarını ancak öğrenme sürecinin devam ettiğini ifade etti.

Yeni makinelerin kullanım kolaylığı sağladığını belirten Kasımoğlu, buna rağmen manuel makinelerin taşıdığı değerin farklı olduğunu vurguladı. Kasımoğlu, "Modern makinelerde ipleri takıp düğmeye basıyorsunuz ve sistem kendi kendine çalışıyor. Manuel makinelerde ise el, ayak ve göz koordinasyonuyla yoğun bir emek ortaya konuyor. O ürünlere baktığınızda sadece bir nakış değil, aynı zamanda ustalığın ve sabrın izlerini görüyorsunuz" diye konuştu.

Elektrik kesintilerinde bile manuel makinelerle üretime devam edebildiklerini dile getiren Kasımoğlu, "Teknoloji büyük kolaylık sağlıyor ancak el emeğinin verdiği hissiyat bambaşka. Eski makinelerle yapılan işlerde sanatın ve emeğin izleri daha belirgin şekilde görülüyor. Bu nedenle eski makinelerin yeri bizim için her zaman ayrı olacak" ifadelerini kullandı.

Geleneksel Sanatlar Teknolojiyle Yaşatılıyor

Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü’nde bir yandan yapay zeka destekli makinelerle üretim kapasitesi artırılırken, diğer yandan geleneksel yöntemlerin korunması için çalışmalar sürdürülüyor. Ustalar, modern teknolojiyi üretimin bir parçası olarak görse de yılların deneyimiyle şekillenen el emeği kültürünün yaşatılmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Atölyede yan yana çalışan eski ve yeni makineler ise yalnızca üretimin değil, aynı zamanda kültürel mirasın da kuşaktan kuşağa aktarılmasının simgesi olarak dikkat çekiyor.

KAYNAK: İHA

o sohbet