Diyarbakır’daki balık tezgahları kar yağışı ve havaların soğumasıyla birlikte şenlendi. Hem tatlı su ve hem de deniz balığı tezgahlarda bolca bulunuyor. Uzmanlar balık için en önemli zamanın kış mevsiminde yağan kar sonrası olduğunu belirtiyor. Diyarbakır ve çevresindeki illerden gelen tatlı su balıkları, sazan, aynalı sazan, alabalık ve turna türleri de oldukça fazla. Kışın kendini iyiden iyiye hissettirdiği ocak ayı, balık severler için adeta altın değerinde bir dönem sunuyor. Denizlerde ve tatlı sularda birçok tür bu ayda hem en bol hem de en lezzetli haline ulaşıyor. Uzmanlar, doğru zamanda tüketilen balığın hem besin değeri hem de damak tadı açısından büyük fark yarattığını vurguluyor. Deniz balıkları arasında uskumru, palamut, istavrit ve lüfer ocak ayında zirveye çıkıyor. Bu türler soğuk suların etkisiyle yağ oranını artırırken, etleri daha dolgun ve aromatik bir yapıya kavuşuyor. Aynı dönemde çinekop, tekir, kefal ve kırlangıç da olağan dışı çevresel koşullar yaşanmadığı sürece en bol zamanlarını yaşıyor. Özellikle kefal ve hamsi, ocak ayında yağlanma sürecini tamamladığı için hem tavada hem ızgarada son derece lezzetli sonuçlar veriyor. Balıkçılar, bu dönemde avlanan hamsinin tadı ile sezonun diğer ayları arasında belirgin bir fark olduğunu ifade ediyor. Lezzet sadece denizlerle sınırlı değil. Tatlı sularda yaşayan balıklar da ocak ayında en iyi dönemlerinden birini geçiriyor. Soğuk hava koşulları, tatlı su balıklarının da yağlanmasını sağlıyor ve bu durum sofralara daha zengin bir tat olarak yansıyor.