USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Kadınlar Dikkat Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Uzmanlar Uyarıyor: 45 Yaş Altı Kadınlarda Meme Kanseri Vakaları Artıyor, Erken Tanı ile Tedavi Başarısı %90’a Ulaşıyor

Kadınlar Dikkat Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Türkiye'de her yıl binlerce kadının hayatını etkileyen meme kanseri, artık yalnızca ileri yaş grubunu değil, genç kadınları da tehdit ediyor. Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Murat Oynak, "1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında yaptığı açıklamada, 50 yaş altı kadınlarda meme kanseri oranlarının giderek arttığını, ancak erken teşhisle hastalığın büyük oranda tedavi edilebildiğini söyledi.

Genç Yaşta Meme Kanseri Artıyor

Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Son yıllarda özellikle 45 yaş altı kadınlarda meme kanseri tanılarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor.

Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Murat Oynak, 2025 yılına dair öngörüler doğrultusunda meme kanseri vakalarının yaklaşık %16’sının 50 yaş altındaki kadınlarda teşhis edileceğini belirtti. Oynak, "Son 20 yılda genç yaş grubundaki vakalarda yıllık ortalama %0.7’lik bir artış yaşanıyordu. Ancak 2000’li yılların ortalarından bu yana bu oran %1.4’e yükseldi. Yeni vakaların %10’u 45 yaş ve altında görülüyor" dedi.

Erken Tanı ile Yaşam Şansı Yükseliyor

Dr. Oynak, meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtarıcı olduğunu vurgulayarak, “Hastalık henüz belirti vermeden yapılan taramalar sayesinde tedaviye erken başlanabiliyor. Erken tanı ile meme kanseri tedavisinde başarı oranı %90’lara kadar çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.

Kadınların kendi risk faktörlerini bilmesinin ve düzenli kontrollerini aksatmamasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dr. Oynak, özellikle aile öyküsü olan bireylerin genetik danışmanlık alması gerektiğini söyledi.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri Riski Azaltıyor

Meme kanserinden tamamen korunmanın mümkün olmadığını ancak bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile riskin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirten Dr. Oynak, şu önerilerde bulundu:

  • Sağlıklı beslenme: Akdeniz tipi beslenme modeli tercih edilmeli.

  • Düzenli egzersiz: Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz, riski %20-30 oranında azaltabiliyor.

  • Sigara ve alkol kullanımı: Meme kanseri riskini artırdığı için bırakılması öneriliyor.

  • Emzirme: 12 ay ve üzeri süreyle emzirmenin koruyucu etkisi var.

  • Genetik testler: Aile öyküsü olan bireyler BRCA1 ve BRCA2 gen testleri için uzmana başvurmalı.

  • Düzenli kontroller: 20 yaşından itibaren her ay kendi kendine meme muayenesi yapılmalı, 40 yaşından sonra ise yıllık mamografi ihmal edilmemeli.

Görüntüleme Yöntemleri Erken Teşhiste Kritik Rol Üstleniyor

Dr. Oynak, görüntüleme tekniklerinin meme kanserini henüz belirti vermeden tespit etmede hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Erken tanı için başlıca görüntüleme yöntemleri şöyle sıralanıyor:

  • Mamografi: 40 yaş üstü kadınlar için temel tarama yöntemi. Erken evre kanserleri saptayarak ölüm oranlarını %20-40 oranında azaltıyor.

  • Ultrasonografi: Özellikle genç yaştaki ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografiye ek olarak kullanılıyor.

  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI): Yüksek risk grubundaki bireyler için daha detaylı görüntüleme sağlıyor.

  • Biyopsi: Görüntüleme ile saptanan şüpheli lezyonların kesin tanısı için uygulanıyor.

Son Söz: Erken Tanı, Erken Müdahale, Daha Uzun Yaşam

Meme kanseriyle mücadelede en güçlü silahın farkındalık ve düzenli tarama olduğuna dikkat çeken Dr. Murat Oynak, “Kadınların sağlıklarına dair sorumluluk alması, erken tanı şansını artırır ve yaşam sürelerini uzatır. Meme kanseri kader değil, farkındalıkla önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır” dedi.