maltepe escort tuzla escort porno film mobil porno yerli porno seks hikaye tecavüz porno kuşadası escort denizli escort bodrum escort casino
e GÜLTEN GÜMÜŞ ANDİÇ KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE DÜNYA HAYATININ ANLAMI
diyarbakır web tasarım diyarbakır evden eve diyarbakır karton bardak diyarbakır evden eve diyarbakır evden eve diyarbakır nakliyat
Advert
KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE DÜNYA HAYATININ ANLAMI
GÜLTEN GÜMÜŞ ANDİÇ

KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE DÜNYA HAYATININ ANLAMI

Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla

Ey insanlar! Allah’ın verdiği söz gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın, o aldatma ustası da Allah hakkında sizi kandırmasın.[1] Kur’ân-ı Kerîm, çeşitli âyetlerinde “Hayatü’t-Dünya” (dünya hayatı) kavramına vurgu yapar. Bu âyetlerde dünya hayatının menfaatinin geçiciliğine, aldatıcılığına, bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğuna, âhiret hayatının yanında onun pek az değer taşıdığına dikkat çekilir.Ayrıca Dünya hayatının çekiciliğine, inkârcılara güzel gösterildiğine, âhirete inanmayanların dünya hayatı ile hoşnut olduklarına, servet ve evlat gibi varlıkların dünya hayatının bir zinneti olduğuna, insanların arasında bir övünme, daha çok mal edinme ve evlat sahibi olma isteğinden ibaret olduğuna önemle işaret edilir.[1] Fatır35/5

O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.[1]

Görüldüğü gibi, dünya hayatını yaşamanın gaye ve hedefi âhiret yurdunu kazanmaktır. Öte yandan âhiret hayatı kazanılırken dünyadan da nasip unutulmayacaktır. Ancak hayatı, sadece dünya hayatından ibaret sayan anlayışı, Kur’ân reddetmektedir. Bununla birlikte Kur’ân, âhiretin daha hayırlı ve sürekli olduğunu özenle bildirmekten geri durmaz.Biriktirdiği ve istif ettiği servetinin kendisini ebedi kılacağını sanan bir zihniyetin yanlışlığına, Kur’ân dikkat çeker. Fanilik gerçeğini hesaba katmayan anlayışı şiddetle kınar ve böylesi kimselerin cehenneme atılacağını bildirir.Kapitalizmin kâr ve tüketim putunun etkisi ile her şeyin refah bir hayat sürme anlayışına odaklandığı çağımızda, yukarıdaki âyetler, inananları ciddi manada hem irşad etmekte hem de uyarmaktadır. Âhirete inananların ya da inandığını söyleyenlerin, âhirete inanmayan ya da umursamayan veya ciddiyetini kavramayanlar gibi, dünyanın cazibesine kapılmaları, sınırsız bir şekilde servet yığma peşinde olmaları, görkemli bir hayat sürdürmeye özenmeleri hatta âyet ve sünnette belirtilen ölçüyü aşmaları itikadî açıdan ele alınması gereken önemli bir meseledir. Mü’minlerin, Kur’ân’ın “hayâtü’t-dünyâ”(dünya hayatı) olarak ele aldığı kavram üzerinde tekrar düşünerek âhireteolan   imanlarını derin bir şekilde muhasebe etmeleri gereklidir. Bu onların hem imanlarının gereği hem de ebedî âlemin kazanılması için önemli bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.

Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.”[2]

Hz. Peygamber, yaşadığı hayat itibariyle dünya karşısında takınılması gereken tavrın nasıl olması gerektiğini göstermiştir. Nitekim, "Uhud dağı kadar altınım olsa, üç günden fazla saklamazdım"[3]demiş, hayatı boyunca dünyalığa önem vermemiş, vefatından sonra birkaç şahsî eşyasından ve çok az miktarda maldan başka bir şey bırakmamıştır. Bununla beraber Hz. Peygamber, "Dünya malı tatlıdır, çekicidir" [4]sözüyle herkesin dünyaya ve maddeye karşı kendisi gibi davranamayacağını da ifade etmiştir. Nitekim müslümanların servet edinmelerini tasvip etmiş, dinin servetle ilgili olarak getirdiği yükümlülüklerin ifa edilmesi şartıyla zenginliğin kötü bir şey olmadığını söylemiştir. Onun dünya karşısındaki tavrı ve sözleri bir tavsiye ve uyarı niteliğindedir. İnsanda maddeye ve şahsî çıkara karşı doğuştan bir eğilim, hatta hırs bulunduğundan İslâm, kişileri dünya nimetlerine men veya teşvik etme yerine; onların dünya ile ilgili davranışlarını düzene koymaya özen göstermelerini istemiştir. Kur'anî hükümlerin ilk ve en doğru uygulamasını örneklendiren Resulullahgöstermiştir ki İslâm, her konuda olduğu gibi bu meselede de denge ister. Âhireti unutturmayacak, ibâdetten alıkoymayacak, harama yer vermeyecek ölçüde dünyalık istemeyi yasaklamaz. Güçlü müslümanın, zayıf müslümana nazaran Allah'a daha sevgili olduğunu söyleyen, veren elin alan elden üstün olduğunu beyan eden İslâm'ın, "dünyayı tamamen terk et" demeyeceği açıktır. Bir şeyin fazilet ve fenalığı, başka şeyle mukayese edilerek ortaya çıkar. Âhiretle mukayese ile, ona tercih edilen dünyanın olumsuzluğu değerlendirilir. Allah'a küfür, isyan ve fısklarla dolu olan dalâlet ehlinin dünyasıdır yerilen. Âhireti kazandıran, mü'minleremescid, âhirete tarla olan dünya elbette kötü değildir.

 

[1] Mülk,67/2

[2]Hadîd, 57/20

[3]Buhârî, Zekât 4; Müslim, Zekât 10

[4]Buhârî, Cihad 37; Tirmizî, Fitan 26

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
STK temsilcilerinden İsrail’e tepkiler sürüyor
STK temsilcilerinden İsrail’e tepkiler sürüyor
(Özel haber) Kaçak avlanılan 200 kilo canlı balıklar tekrar suya bırakıldı
(Özel haber) Kaçak avlanılan 200 kilo canlı balıklar tekrar suya bırakıldı

diyarbakır marka patent