maltepe escort tuzla escort porno film mobil porno yerli porno seks hikaye tecavüz porno kuşadası escort denizli escort bodrum escort casino
e Kutbettin AKDEMİR HAKKA SAHİP ÇIKMAK-2
diyarbakır web tasarım diyarbakır evden eve diyarbakır karton bardak diyarbakır evden eve diyarbakır evden eve diyarbakır nakliyat titiz kuru temizleme diyarbakır kır düğün salonu, diyarbakır marina kır düğün salonu diyarbakır cam balkon diyarbakır marka tescil diyarbakır su arıtma cihazı diyarbakır nakliyat
Advert
HAKKA SAHİP ÇIKMAK-2
Kutbettin AKDEMİR

HAKKA SAHİP ÇIKMAK-2

İşte bu hadis-i şeriften ve daha başka ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden yola çıkarak İslam âlimleri imanın altı şartının olduğunu söylemişlerdir. Bunlar:

1- Amentü Billahi (Allah’a iman)

2- Ve melâiketihi (meleklerine iman)

3- Ve kütübihi (kitaplarına iman)

4- Ve rusulihi (peygamberlerine iman)

5- Ve’l-yevmi’l-âhiri(dünyanın bir sonunun olduğuna, öldükten sonra dirileceğimize ve ebedî bir ahiret hayatının varlığına iman)

6- Ve bi’l-kaderi, hayrihi ve şerrihiminAllahi Teâlâ(Hayrı da şerri de her şeyi takdir edip yaratanın Allah olduğuna iman)

Bu altı şarta inanan herkes hangi ırktan olursa olsun, hangi dili konuşursa konuşsun, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın İslam inancına göre mümindir. Ve biliyorsunuz ki Allah’ın kitabına göre müminler kardeştir. Hiç kimse nefsine uyarak, İslam düşmanlarının sinsi planlarına kanarak imanın bu altı şartına inanan bir kişiye düşmanlık edemez. Böyle bir kimseyi hatalarından dolayı küfür ile itham edemez. Az önce okuduğumuz Cibril hadisini bizlere aktaran Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’tan nakledildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v) “Bir Müslüman bir Müslüman'a ‘kâfir’ dediğinde  şayet o gerçekte kâfirse söz yerini bulmuş olur. Fakat eğer o kâfir değilse bunu söyleyen kâfir olur.”diye buyuruyor. Demek ki birini küfürle suçlarsanız ve eğer onda böyle bir durum yoksa o itham suçlayana dönecektir. Çünkü mümini kâfirlikle nitelendirmemek imanın aslındandır. Böyle bir tehlikeden dikkatle kaçınmak gerekir.

Peygamber (s.a.v) Efendimizin çok sevdiği genç sahabeÜsame b. Zeyd’in bir askeri sefer esnasında, öldürülmekten korktuğu için son anda 'La ilahe illallah' diyen bir adamı öldürdüğü durum Peygamberimize (s.a.v) intikal ettirildiğinde, onun çok üzüldüğü ve “Kıyamet günü, (bu öldürdüğün kişinin söylediği) 'Lâ ilâhe illâllah'  sözü karşına çıkarsa ne yapacaksın!” diyerek Üsame’yi azarlamıştır.

Üsame: “Ama Ya Resulullah! Silâh korkusundan dolayı böyle söyledi.’ diye cevap vermeye kalkmış, Hz. Peygamber ise “Kalbini yarıpta baktın mı? (nereden biliyorsun)” cevabını vermiştir. Üsame, yaptığı hatanın büyüklüğünü anlamış ve o kadar pişman olmuştur ki kendi kendine “‘Keşke (o zaman değil de) şimdi Müslüman olmuş olsaydım (Bu hadiseyi hiç yaşamasaydım.).” demiştir.

Maalesef bugün İslam’ın bütün bu emirlerine rağmen ne yazık ki Müslümanlar birbirlerini çok rahat tekfir edebiliyor ve acımasızca birbirlerini katledebiliyorlar. Birbirleri aleyhine kâfirlerle ittifaklar kurabiliyorlar. İnananlardan olmak ile Hakka sahip çıkmak arasındaki sıkı bağlantıyı ortaya koymak adına Peygamber (s.a.v) Efendimizin yine çok sevdiği genç sahabelerinden biri olan, Yemen’e vali tayin ettiği Muaz b. Cebel ile aralarında geçen şu olayı da sizlere nakledelim:

İslam tarihinde zorluk seferi diye bilinen Tebük yolculuğunun ilk günlerinden birisi idi. Güneşin ilk ışıkları ile birlikte bazı sahabeler bineklerinin üzerinde yorgunluktan uyuyakalmış, dağınık bir hâlde yola devam ediyorlardı. Muaz b. Cebel Hz. Peygamber’in hemen arkasındaydı ve onun işareti ile birlikte daha da yanına yaklaştı. O kadar yaklaştı ki binekleri birbirine değiyordu. Hz. Peygamber ile baş başa kalan Hz. Muaz bu fırsatı değerlendirmek istercesine “Ya Resulallah! İzniniz olursa beni düşündüren bir konuyu size sormak isterim.” dedi. Hz. Peygamber (s.a.v) “Buyur dilediğini sor.” diye cevap verdi. Bunun üzerine aralarında şöyle bir konuşma gerçekleşti:

Hz. Muâz,“YaRasulallah, bana kendisiyle cennete girebileceğim bir amel söyle, başka bir şey sormayacağım.” dedi.

Hz. Peygamber (s.a.v)“Aferin! Sen bana çok önemli bir soru sordun. Bu, Allah’ın hayrını murat ettiği kişiye kolaydır.” dedi ve bu sözünü üç kere tekrarladı (Hz. Peygamber, önemli konularda maksadı iyi

anlaşılsın diye sözünü üç kere tekrar ederdi.). Ardından buyurdu ki: “Allah’a ve ahiret gününe iman etmen, namaz kılman, Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmadan ibadet etmendir ki ölünceye kadar bu hâl üzere kalmalısın.”Bunun üzerine Muâz, “Ey Allah’ın Resûlü, bir daha tekrarla!” deyince Hz. Peygamber (s.a.v) bu sözünü de üç kere tekrarladı ve ilave etti: “Ey Muâz, istersen sana bu işin başını, direğini ve zirvesinianlatayım.”  Hz. Muâz “Elbette Ya Resulullah, annem babam sana feda olsun, buyur!” dedi.

Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Bu işin başı, senin Allah’tan başka ilah olmadığına, O’nun ortağının bulunmadığına ve Muhammed’in de O’nun kulu ve peygamberi olduğuna şehadet etmendir. Bu işin direği namaz kılmak ve zekât vermektir. Bu işin zirvesi de Allah yolunda cihattır. Ben namaz kılıncaya, zekât verinceye, Allah’tan başka ilah olmadığına ve ortağının bulunmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve peygamberi olduğuna şehadet edinceye kadar insanlarla mücadele etmekle emrolundum. Bunları yerine getirirlerse (hukukun gerektirdiği dışında) haklı bir sebep olmadıkça canlarını, mallarını korumuş olurlar. (Gizlediklerinin) hesabı ise Allah’a kalacaktır.”

Cenab-ı Hak bu mübarek hadis-i şeriflerle hayatımızı şekillendirmeyi bizlere nasip eylesin. Bir ömür boyu imandan, istikametten ayırmasın inşallah

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ″Bütün derdimiz Amerika’dan amasız, fakatsız bir yaklaşım görmektir″
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ″Bütün derdimiz Amerika’dan amasız, fakatsız bir yaklaşım görmektir″
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hastaneye yapılan terör saldırısı PKK YPG’nin nasıl kalleş ve vahşi bir örgüt olduğunu göstermiştir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hastaneye yapılan terör saldırısı PKK YPG’nin nasıl kalleş ve vahşi bir örgüt olduğunu göstermiştir”

diyarbakır marka patent