maltepe escort tuzla escort porno film mobil porno yerli porno seks hikaye tecavüz porno kuşadası escort denizli escort bodrum escort casino
e Zeynep NARİN ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE ANNE - BABANIN ROLÜ
diyarbakır web tasarım diyarbakır evden eve diyarbakır karton bardak diyarbakır evden eve diyarbakır evden eve diyarbakır nakliyat titiz kuru temizleme diyarbakır kır düğün salonu, diyarbakır marina kır düğün salonu diyarbakır cam balkon diyarbakır marka tescil diyarbakır su arıtma cihazı diyarbakır nakliyat
Advert
ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE ANNE - BABANIN ROLÜ
Zeynep NARİN

ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE ANNE - BABANIN ROLÜ

Anne babanın çocuk yetiştirme tutumları, birçok çevresel ve sosyal ortam etkenlerinden daha önemli olup çocuğun sosyal ve duygusal gelişimine yön vermektedir. Aile, çocuğun her yönüyle ilk etkilendiği sosyal bir zemindir.Çocuğun hayata dair ilk tecrübesini kazandığı, kendisine güven duygularını geliştirdiği, sosyalleşmeye uygun tutum ve davranışlar sergilemeyi öğrendiği ortamdır. Bu nedenle, çocuk üzerindeki en etkili eğitim kaynağı ailedir.

Rabbimizin, insanoğluna bahsettiği en büyük nimetlerden biri çocuk nimetidir. Verilen her nimet gibi bu nimetin de şükrünün edası olması gerektiği ile ilgili bir çok hatırlatma söz konusu. Emanet bilinci ile bu şükrü ifa etmek ancak , evlatlarımızın öncelikle iyi bir kül ve iyi bir insan olmaları için çaba sarf etmemizle mümkündür.İyi bir kül ve iyi bir insan ise ancak iyi bir eğitimle yetiştirilebilir.

Dinimiz , çocuklarımıza karşı mesuliyetimizin ne olduğunu açıklamış ve ona göre hareket etmemiz gerektiğini ifade etmiştir.Buna göre çocuklarımıza güzel bir terbiye ve iyi bir eğitim vermek onlara karşı yerine getirmemiz gereken temel görevlerimizdendir.

Çocuğun temiz zihin ve pak bir gönülle dünyaya geldiğini, büyüdüğünde sosyal çevrenin ve verilen terbiyenin, eğitimin etkisiyle manevi - sosyal hayatlarının, buna göre şekillendiğini, değiştiğini söylememiz yanlış olmasa gerek.Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) bu hususu şöyle ifade etmektedir: “Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi, Hıristiyan ya da Mecûsî yapar...” (Buhârî, Tefsîr, (Rûm) 2) Irk, renk ve cinsiyet farkı olmaksızın her çocuğun iyiyi kabullenmeye ve güzeli benimsemeye meyilli bir tabiatta yaratıldığını açıkça ifade eden bu hadis-i şerif, aynı zamanda onun eğitilmeye ne kadar hazır bir yapıda olduğuna da dikkat çekmektedir.

Çocuk terbiyesi, bilgi ve tecrübeye dayalı, uzun soluklu bir eğitim sürecidir. Bundan dolayı verilen terbiyenin etkili olması ve bir verimin elde edilmesi için belli bir ahlaki metot çerçevesinde yapılması gerekmektedir. Söz konusu ahlaki metotlardan bir kaç tanesini Peygamber efendimiz (s.a.s) ' ın örnekligi ile şöyle ifade edebiliriz;

1. Çocukların varlığını tanımak ve çocuğun değerli bir birey olarak görülmesi: Çocuğuna değer vermeyen, onun düşüncesini önemsemeyen bir anne ve babanın çocuğunu eğitmekte başarılı olması mümkün değildir. Hz. Peygamber (s.a.v), toplumda var olan ve değer verilmesi gereken çocukları bir birey olarak görmekteydi. Onların hal hatırını sorar, onlara selam verir, üzüldüklerinde onlarla üzülür, sevindiklerinde onlarla sevinir, bir konuda onların düşüncesini merak eder, onlara bazı özel dualar öğretir, onlara sır verir ve ikramda bulunurdu.

2. Çocuklar, sevgi ve rahmet ile yetiştirilmeli: Bunu da onlara sözleriyle ve davranışlarıyla gösterip hissettirmeleridir. Hz. Lokman (a.s.), Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Nuh (a.s.) ve diğer peygamberler çocuklarına seslenirken “Ey Yavrucuğum!” şeklinde hitap etmişlerdi. Hz. Peygamber (s.a.v.) kendi çocuklarına, torunlarına ve sahabe çocuklarına seslenirken sevgi ve şefkat ifadelerini kullanmıştır. Daha küçük bir çocuk olan Enes b. Malik’e (r.a.) “Enesçik!” diye hitap ederdi, torunlarını ve sahabe çocuklarını kucağına alıp öperdi. Nitekim çocuklara rahmet ve şefkatle yaklaşılması gerektiği konusunda şöyle buyurmaktadır: “Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyümüze saygı göstermeyen bizden değildir.” (Tirmizî, Birr ve Sılâ, 15). Hz. Peygamber’in (s.a.v.) torununu kucağına alıp öptü. Bu durumu eleştiren Akra’ b. Hâbis’e Hz. Peygamber (s.a.v.) “Merhamet etmeyene merhamet edilmez!” (Buhârî, Edeb, 18) demiştir.

3. Çocuklar yetiştirilirken şiddete başvurulmaması ve şiddet ile disiplinin birbirine karıştırılmaması: Şiddete dayalı bir eğitim kısa vadede çocukların davranışlarında bir etki etse de uzun vade bir fayda sağlamamaktadır. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yanında terbiye görerek büyüyen Enes b. Malik (r.a.) şöyle demektedir: “Hz. Peygamber’e (s.a.v) on yıl hizmet ettim. Vallahi bana bir kez ‘Öf!’ bile demedi. Herhangi bir şeyden dolayı, ‘Niçin böyle yaptın’ demediği gibi, ‘Şöyle yapsaydın ya!’ da demedi.” (Buhârî, Edeb, 39). Enes b. Malik (r.a.) olsun, torunları olsun, diğer sahabe çocukları olsun çocuklarından ve bilgisizlikten dolayı bir hata yaptıklarında Hz. Peygamber (s.a.v.) onlara kızmadı, onları dövmezdi. Bilakis nasıl davranmaları gerektiğine dair onlara yol gösterirdi. (Bkz. Ebu Dâvud, Cihâd, 85; Tirmizî, Büyu’, 54). Ömer b. Ebu Seleme (r.a.) bir defasında Hz. Peygamber (s.a.v.) ile sofrada yemek yerken elini tabağın içine rastgele dolaştırırdı. Bu durumu gören Hz. Peygamber (s.a.v.) onu şefkatle uyararak şöyle dedi: “Yavrum, Besmele çek, sağ elinle ye ve önünden ye!” (Buhârî, Et’ime, 2)

4. Çocuklar terbiye edilirken, anne ve baba onlara güzel örnek olmalıdırlar. Kendileri olumsuz bir davranış sergilerken, çocuğundan bu olumsuz davranışı yapmamasını istemeleri büyük bir çelişkidir ve unutulmamalıdır ki sadece söz ile ifade etmek çocukta olumlu bir etki bırakmaz. Abdullah b. Âmir’in (r.a.) annesi bir onu “Gel sana bir şey vereceğim” diye çağırdı. Hz. Peygamber (s.a.v.) İbn-i Âmir’in (r.a.) annesine, çocuğa bir şey verip vermeceğini sordu. Kadın oğluna hurma vereceğini söyleyince Hz. Peygamber(s.a.v.) kadına şöyle dedi: “Aman dikkat et! Eğer ona bir şey vermemiş olsaydın, senin için bir tür yalan yazılacaktı.” (Ebû Davûd, Edeb, 80)

5. Çocuklar inanç, ibadet ve güzel ahlak sahibi olacak şekilde terbiye edilmeli: Haram ve helal çizgileri çocuğun yaşına, durumuna göre anlayacağı bir üslup ile izah edilmeli ki ileri yaşlarda bu sınırları bilipte ayırımını yapabilmelidirler. Nitekim Hz. Lokman (a.s.), Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Nuh (a.s.) ve diğer peygamberler çocuklarını yetiştirirken inanç, ibadet ve güzel ahlak temelleri üzerinde yetiştirmeye çalıştıklarını ve onlara bu hususları tavsiye ettikleri Kur’an-ı Kerim’de görülmektedir.

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) torunlarını mescide götürmesi ve onların da mescidde dedeleriyle birlikte namaz kılmaları, sağını ve solunu ayıran çocuğa namazı emredilmesini bildirmesi, fakirlere dağıtılmak üzere zekât olarak evine gelen hurmadan yemeye çalışan torununu uyarıp zekât mallarının ehl-i beyte caiz olmadığını söylemesi böylece helal ve haram duyarlığını torunlarına kazandırmaya çalışması bu konuda görülen güzel örnek davranışlardandır.

7. Çocukların anlama seviyelerine ve gönül dünyalarının hazır olmuşluk durumlarına göre eğitim verilmesi: Çocukların zihni muhakeme seviyesinin üstünde ve psikolojik olarak hazır olmadığı bir durumda verilecek bir terbiye sürecinden beklenen fayda ve verim tam olarak alınmama durumu ortaya çıkabilmektedir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v) bu konuda şöyle buyurmaktadır: “İnsanlara akılları nispetinde konuşun.” (Ebû Davud, Edeb, 20)

Sahibi değil , emanetçisi olduğumuz gözlerimizin nuru çocuklarımızın; öncelikle yaratıcısına karşı iyi bir kul, bireysel ve toplumsal hayatında erdemli bir insan olmasını sağlamak, ancak iyi bir eğitim ve terbiye ile mümkündür. Bu eğitimin çekirdekten, henüz erken yaşlarda verilmesi, onların zihin ve gönül dünyalarında derin izler bırakmasına vesile olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

İyi bir eğitim ve güzel bir terbiyenin neticesinde yetişen temiz nesiller yarınlarımız olacaktır bu itibar ile çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras da budur şüphesiz. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Hiçbir anne ve baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.” (Tirmizî, Birr ve Sılâ, 33).

Rabbim , anne ve babaların çabası ile verilen eğitimi , evlatlarının kurtuluşuna vesile kılsın...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bağlar Belediyesi, Karacadağ’ın altyapı sorununu ortadan kaldırıyor
Bağlar Belediyesi, Karacadağ’ın altyapı sorununu ortadan kaldırıyor
Bakan Akar: ″Türkiye, 500 yıllık tarihi kardeşlik bağı bulunan Libyalı kardeşlerinin yanında olmaya devam edecek″
Bakan Akar: ″Türkiye, 500 yıllık tarihi kardeşlik bağı bulunan Libyalı kardeşlerinin yanında olmaya devam edecek″

diyarbakır marka patent