maltepe escort tuzla escort porno film mobil porno yerli porno seks hikaye tecavüz porno kuşadası escort denizli escort bodrum escort casino
e Şükran DORUK Bir Arkadaşım Olsa!
Bir Arkadaşım Olsa!
Şükran DORUK

Bir Arkadaşım Olsa!

Dünya hayatının olmazsa olmazları var. Ailemiz, asli ihtiyaçlarımız,  güven ve sevgi, ortamları, sosyal hayat vb. gibi. Psikoloji biliminde Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi diye bir kuramı var ve bu kuramın üçüncü basamağında sosyal çevre edinmek,  yakın arkadaşlıklar, dostluklar kurmak, belirli gruplara ait olmak gibi ihtiyaçlar yer almaktadır.  Öyle ki insan hayatını diğer canlılardan ayıran en önemli basamaktır sosyal hayat. Bu sosyal hayatın içinde hayat arkadaşımız, okul arkadaşlarımız, iş arkadaşlarımız gibi vasıflarla hayatımızda olan ve “iyi ki var olan” birçok arkadaşımız var.

            Arkadaş kelimesi TDK Tarama Sözlüğü’nde kayıtlı olan ve bugün de arka çıkmak deyiminde kullanılan” arka”;  zahir, hâmi, yardımcı ile bağlantılı görünmektedir. Buna göre arkadaş birbirine arka(destek) olan insanları ifade etmek üzere “arka” isim köküne ortaklık bildiren “ +daş” ekinin getirilmesiyle türetilmiştir. Bu ifadeden yola çıkarak arkadaşlar, dostlar hayatımızda yer alan; acılarda, sevinçlerde, kazanımlarda, kaybetmelerde bizlere ortak olan değerli insanlardır diyebiliriz. Halk kültürüne dayalı bir açıklamaya göre de arkadaş kelimesinin kökeni şöyledir: Eski Türklerde askerler savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kaya veya taşa vererek ok atarlarmış. Zamanla sırt dayanan bu taş “arka-taş” olarak dillere yerleşmiş. Günümüzde arkamızı dayayabildiğimiz, güvendiğimiz kişiler için bu sözcüğün kullanılması halk kültüründen gelen anlamı desteklemektedir.

            Sevgili Peygamberimizin Ebu Hüreyre’den nakledilen bir hadisi şöyledir: “Mümin cana yakındır. (İnsanlarla) yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur. ( İbn Hanbel,II, 400) Dostluk kurmanın, insanlarla beraber yaşamanın; hayırlı insan olmanın yollarından biri olduğunu bu hadisi şerifte görmekteyiz. Sahip olduğumuz dünya malı, elde ettiğimiz güzel başarılar çoğu zaman etrafımızda bulunan arkadaşlarımızın, dostlarımızın varlığıyla anlam kazanıyor daha da güzelleşiyor.    

            İnsan hayatının başlangıcında Hz. Âdem cennette olduğu halde Yüce Rabbimiz Hz. Âdem’in yalnızlığını giderecek, gönlüne huzur verecek,  kendisiyle muhabbet edilecek bir eş, bir arkadaş ihsan ediyor kendisine. Anlıyoruz ki dünya hayatı cennet gibi de olsa ancak eşimizle dostumuzla güzel oluyor. Anlıyoruz ki dünya yükünü tek başımıza kaldırmak gücümüzün üstünde bir güç istemek oluyor.

            Son Peygamber, kâinatın efendisi için artık hicret vakti gelmişti. Bu kutlu yolculuğu Peygamber efendimiz Allah’ın yardımıyla tek başına da yapabilirdi ancak peygamber efendimiz hicret emrini alınca sadık arkadaşı Hz. Ebubekir’e gidip, onunla beraber hicret yolculuğunu yapmak istediğini söyledi. Bu haber Hz. Ebubekir için büyük bir sevinç olurken, bu zor yolculuk da iki dostun varlığıyla İslam tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. Hicretten önceki arkadaşlık, hicretle taçlandı ve hicretten sonra da en güzel şekilde devam etti. Peygamber efendimiz Hz. Ebubekir’den söz ederken “kardeşim ve arkadaşım” diye söz etmiştir. Ve böylece Peygamber efendimiz ve Hz. Ebubekir’in dostluğu asırlar geçse de hafızalarımızda fedakârlıklarla, hayırlarla her zaman yer almaya devam etmiştir.

            Bizler de hayatlarımıza güzellikler katacak arkadaşlarımızın olmasını isteriz. Muhabbet ederken ruhumuzu dinlendirecek, hayatımıza neşe katıp, karamsarlıktan bizi kurtarmaya çalışacak arkadaşlarımızın olması bizler için önemli bir kazançtır. Ancak bunlarla beraber yanlışlarımızı bize söyleyen,” şu huyundan vazgeçsen”, “ bu kullandığın kelimeler doğru değil”, “geçmişin hüzünlerini hayatından çıkar da yaşadığın anın tadına var”, “dünya lükslerine aldanma her şey fani bu âlemde” gibi ve daha başka ifadelerle bizi uyaran, bize yön veren değerli arkadaşlarımızın olması da bizler için servet değerindedir.

            İnsan, ben kendime yeterim yalnız başıma da yaşarım diyerek hayata nasıl ve ne şekilde devam edebilir? Hz. Nuh’a inanıp, O’nu gemide yalnız bırakmayan arkadaşları, Hz. Nuh için önemli bir güçtü. Hz. Yusuf’un suçlu olacağına ihtimal vermeyen zindan arkadaşları, Hz. Yusuf için güzel bir dayanaktı. Hz. Musa için Hz. Harun önemli bir yardımcıydı. Biz de peygamberlere arkadaş, dost olan birçok güzel insan gibi dünya yolculuğumuza hayır ve huzur katan, gerek hayatın zorluklarında gerek sevinçlerinde bizimle olan arkadaşlarımızın, dostlarımızın olmasını isteriz.  Ve Rabbimizden isteriz ki; arkadaşlarımız bizlere cennet kapılarını açmaya vesile olsun, bizlere her daim Rabbimizin güzelliklerini hatırlatan dostlar olsun.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bakan Kurum: ″Yangın bölgelerinde 257 kişilik ekip hasar tespit çalışmalarına devam ediyor″
Bakan Kurum: ″Yangın bölgelerinde 257 kişilik ekip hasar tespit çalışmalarına devam ediyor″
Bakan Yanık: ″21 milyon lira kaynak aktarıldı, eksik oldukça aktarım devam edecek″
Bakan Yanık: ″21 milyon lira kaynak aktarıldı, eksik oldukça aktarım devam edecek″

diyarbakır marka patent diyarbakır web tasarım diyarbakır evden eve diyarbakır nakliyat diyarbakır şehirler arası nakliyat