Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri, Türkiye tarihinin en büyük yıkımlarından birine yol açtı. Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa, Osmaniye, Kilis, Adana ve Elazığ başta olmak üzere geniş bir coğrafyada ağır hasar oluştu. Yaklaşık 120 bin kilometrekarelik alanda etkili olan depremlerde, resmi verilere göre 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı. Binlerce yapı ise kullanılamaz hale geldi.

Depremin ardından yalnızca afet bölgesinde değil, İstanbul ve Türkiye’nin birçok ilinde riskli olduğu tespit edilen binalar için yıkım kararları alındı. Bu yıkımları üstlenen firmalar, sahada karşılaştıkları tabloyu “ihmal zinciri” olarak nitelendiriyor.
Yıkım çalışmalarını yürüten SMC Yıkım Hafriyat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çubuk, depremin ilk gününden itibaren sahada olduklarını belirterek, İstanbul’dan birçok ile ekip ve araç sevk ettiklerini söyledi. Diyarbakır, Malatya, Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta aktif olarak görev yaptıklarını ifade eden Çubuk, yıkılan binaların büyük bölümünde ciddi yapı kusurları bulunduğunu dile getirdi.
“Binalar dışarıdan sağlam, içerisi çürük”
Yıkım sırasında en net tabloyu kendilerinin gördüğünü vurgulayan Çubuk, özellikle beton kalitesi ve demir kullanımı konusunda büyük eksiklikler olduğunu belirtti. İstanbul’daki yapı stokuna dikkat çeken Çubuk, “Birçok bina deniz kumu kullanılarak yapılmış. Demirler paslanmış, beton neredeyse dağılacak halde. Allah korusun, küçük bir depremde bile yüzlerce bina yıkılabilir” dedi.
Bazı binalarda kolonlarda olması gereken demirin ya çok ince kullanıldığını ya da hiç bulunmadığını söyleyen Çubuk, “Kolonlarda 6’lık demirle karşılaşıyoruz. Hatta yıkım sırasında kolonları kırıyoruz ama içinden demir çıkmıyor. Bu binaların içinde adeta mezarlık var” ifadelerini kullandı.

“Ruhsatta 5 kat, gerçekte 8 kat”
Sahada sıkça kaçak ve fazla katlı yapılarla karşılaştıklarını da belirten Çubuk, projede 5 kat olarak görünen binaların 7-8 katlı olarak inşa edildiğini söyledi. Bu durumun hem can güvenliğini hem de şehirlerin geleceğini tehdit ettiğini dile getiren Çubuk, “Bu ihmallerin bedelini masum insanlar ödüyor” diye konuştu.
“Yeni TOKİ konutları güven veriyor”
Deprem sonrası yapılan yeni konutlara da değinen Çubuk, TOKİ tarafından inşa edilen yapıların yatay mimariyle ve depreme dayanıklı şekilde yapıldığını belirtti. Devletin afet bölgesinde hızlı bir şekilde toparlanma sürecini başlattığını ifade eden Çubuk, “Yeni yapılan konutlar eski yapılarla kıyaslanamayacak kadar sağlam” dedi.
“Kentsel dönüşüm için geç kalınmamalı”
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun altını çizen Çubuk, vatandaşlara da çağrıda bulundu. Binaların dış görünüşüne aldanılmaması gerektiğini belirten Çubuk, “Camı, boyası güzel diye bina sağlam sanılıyor. Oysa kolonlar ve temeller çürük. İnsanlar biraz sorumluluk almalı, kentsel dönüşüm için başvuru yapmalı. Aksi halde yaşanacak bir depremde sonuç çok daha ağır olur” dedi.

