Diyarbakır’da faaliyet gösteren hayvan pazarına ilişkin hazırlanan durum tespit ve değerlendirme raporu, pazardaki mevcut koşulların hayvan sağlığı, halk sağlığı ve çevre açısından ciddi riskler barındırdığını ortaya koydu. Raporda, pazarın bulunduğu konumdan işletme düzenine kadar birçok konuda önemli eksikliklerin bulunduğu belirtildi.
Yapılan incelemelerde hayvan pazarının meskûn mahal içerisinde, Dörtyol mevkiinde ve Dicle Nehri’ne bitişik bir alanda faaliyet gösterdiği belirlendi. Raporda, bu konumun ilgili mevzuata uygun olmadığı, yoğun hayvan hareketliliğinin bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini artırdığı ifade edildi. Ayrıca pazarda oluşan hayvansal atıkların nehre karışarak çevre kirliliğine neden olduğu kaydedildi.
Temizlik ve dezenfeksiyon yetersiz
Raporda dikkat çeken bir diğer husus ise pazarın haftanın büyük bölümünde kesintisiz şekilde faaliyet göstermesi nedeniyle temizlik ve dezenfeksiyon çalışmalarının etkin biçimde yapılamaması oldu. Uzmanlar, bu durumun biyogüvenlik açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu ve hem hayvan hem de insan sağlığını olumsuz etkilediğini değerlendirdi.
Padok ve altyapı eksiklikleri dikkat çekti
Denetimlerde mevcut kapalı padok sayısının ihtiyacı karşılamadığı, daha önce yıkılan bazı padok bölümlerinin ise henüz onarılmadığı tespit edildi. Bu durumun hayvan sahiplerinin mağduriyet yaşamasına neden olduğu belirtildi.
Pazarda bulunan gölgelik, yemlik ve sulukların da mevcut hayvan kapasitesine göre yetersiz kaldığı ifade edilirken, söz konusu eksikliklerin hayvan refahını olumsuz etkilediği vurgulandı.
Veteriner hekimlerin güvenliği gündemde
Raporda, pazarda görev yapan veteriner hekimlerin görevlerini yerine getirirken karşılaşabilecekleri olumsuz durumlara karşı yeterli güvenlik tedbirlerinin bulunmadığına da dikkat çekildi. Görevli personelin can güvenliğinin sağlanmasına yönelik önlemlerin artırılması gerektiği belirtildi.
Denetim eksikliği salgın riskini artırıyor
İncelemelerde, pazar giriş ve çıkışlarında mevzuata uygun denetimlerin yapılmadığı, biyogüvenlik kuralları yerine ücret tahsilatının ön planda tutulduğu tespit edildi. Küpeli veya küpesiz ayrımı yapılmaksızın, sevk belgeleri yeterince sorgulanmadan hayvanların pazara kabul edildiği belirtilirken, bu uygulamanın hem kayıt dışılığı hem de salgın hastalık riskini artırdığı ifade edildi.
Raporda ayrıca pazar içerisinde düzenli bir kontrol mekanizmasının bulunmadığı, bazı kişilerin herhangi bir resmi kayıt veya izin olmaksızın satış yaptığına dikkat çekildi.
Resmi kiralama ve belge şartı önerildi
Hazırlanan değerlendirmede, düzensizliğin önüne geçilebilmesi için sabit padok sistemine geçilmesi, her padokun resmi kayıt altına alınarak kiraya verilmesi ve belirlenen alanlar dışında ticari faaliyetlere izin verilmemesi önerildi.
Bunun yanı sıra, pazarda satış yapan kişilere “Hayvan Satış Belgesi” zorunluluğu getirilmesi ve yer tahsisi ile satış izinlerinin yalnızca bu belgeye sahip kişilere verilmesi gerektiği ifade edildi.
Kesim alanları hijyen açısından yetersiz
Raporda yer alan tespitlere göre, hayvan pazarındaki kesim alanlarının düzensiz olduğu ve sağlık ile hijyen standartlarını karşılamadığı belirlendi. Bu durumun halk sağlığı açısından risk oluşturduğu vurgulandı.
Acil önlem çağrısı
Raporun sonuç bölümünde, mevcut eksikliklerin hayvan sağlığı, halk sağlığı, çevre sağlığı, biyogüvenlik ve mali disiplin açısından önemli sorunlar oluşturduğu belirtildi. Yetkililere; pazar girişlerinde denetimlerin sıkılaştırılması, padokların kayıt altına alınması, belgesiz satışların önlenmesi ve görevli personelin güvenliğinin sağlanması için gerekli idari, teknik ve yapısal tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.
