Türkiye’de ekmek israfı uzun süredir gündemdeki yerini korurken, Güneydoğu’nun en kalabalık kentlerinden Diyarbakır’da da benzer bir tablo dikkat çekiyor. Kentte özellikle klasik somun ekmeğin, üretimden sofraya uzanan süreçte en fazla çöpe giden ürün olduğu ifade ediliyor.
Sektör temsilcileri, günlük taze üretim anlayışı, çoklu alım alışkanlığı ve “akşama kalmasın” yaklaşımının fazla üretimi tetiklediğini belirtiyor. Bayatlayan ekmeklerin yeterince değerlendirilmemesi ise israf zincirini büyütüyor.
En Çok Somun Ekmek İsraf Ediliyor
Fırıncı esnafıyla yapılan görüşmelere göre şehir genelinde en fazla çöpe giden ürün klasik somun ekmek. Gün içinde üretimin sürekli devam etmesi ve talebin çoğu zaman göz kararı tahmin edilmesi, arz-talep dengesini bozuyor. Özellikle akşam saatlerinde elde kalan ürünlerin önemli bir kısmı iade ediliyor ya da imha ediliyor.
Mahalle bakkalları ve zincir marketlerde satılmayan ekmeklerin bir bölümü fırınlara geri gönderilirken, iade edilemeyen ürünler doğrudan çöpe gidiyor. Ancak uzmanlara göre en büyük kayıp evlerde yaşanıyor. İhtiyaçtan fazla alınan ekmek bayatlıyor ve çoğu zaman değerlendirilmeden atılıyor.
Ekonomik ve Çevresel Kayıp
Artan un, enerji ve işçilik maliyetleri göz önüne alındığında, çöpe giden her ekmek hem üretici hem de tüketici açısından ciddi maddi kayıp anlamına geliyor. Bunun yanı sıra üretim sürecinde kullanılan su, enerji ve tarımsal girdiler de dolaylı olarak israf edilmiş oluyor. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel bir sorun olarak da değerlendiriliyor.
Çözüm Önerileri Masada
Uzmanlar, ekmek israfının önüne geçebilmek için bir dizi önlemin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor: Dijital talep planlaması: Fırınlarda günlük satış verilerinin analiz edilmesi ve üretimin buna göre planlanması. Yarım ekmek uygulaması: İhtiyaç kadar alımı teşvik etmek için yarım somun satışının yaygınlaştırılması. Bayat ekmek dönüşümü: Galeta unu üretimi, hayır kurumlarına yönlendirme ve belediyeler tarafından toplama sistemlerinin kurulması. Ev içi bilinçlendirme: Bayat ekmeğin köfte harcı, çorba kıvamlaştırıcı, kruton veya tatlı yapımında değerlendirilebileceğine yönelik farkındalık çalışmaları.
“Yasakla Değil, Bilinçle Önlenir”
Alanında uzman isimler, israfın yasaklarla değil, bilinçlendirme kampanyaları ve doğru planlama ile azaltılabileceğini ifade ediyor. Ekmeğin kültürel ve dini anlamı düşünüldüğünde, çöpe giden her somunun toplumsal bir sorumluluk meselesi olduğu vurgulanıyor.
Sonuç olarak Diyarbakır’da ekmek israfı; fırınlardan market raflarına, oradan da ev mutfaklarına uzanan geniş bir zincirin ortak sorunu olarak öne çıkıyor. Kalıcı çözüm ise üretimden tüketime kadar her aşamada planlı ve bilinçli adımlar atılmasından geçiyor.
