Diyarbakır’da doğuştan işitme ve konuşma engeli bulunan 53 yaşındaki Fatma Yalın, hayatın karşısına çıkardığı zorluklara rağmen kendi emeğiyle ayakta durmaya devam ediyor. El işi ürünler hazırlayıp satan Yalın, geçimini sağlamak için günün büyük bölümünü tezgâhının başında geçiriyor.
Ördüğü patik, lif, yelek, eşarp ve çeşitli el emeği ürünleri satışa sunan Yalın, sabahın erken saatlerinde başladığı mesaisini akşama kadar sürdürüyor. Ürünlerini müşterilerine anlatmak ve fiyatlarını göstermek için ise en büyük yardımcısı yıllardır yanında taşıdığı defteri.

İletişimini defterle kuruyor
İşitmediği ve konuşamadığı için insanlarla sözlü iletişim kuramayan Yalın, küçük yaşlarda öğrendiği okuma ve yazmayı günlük hayatının merkezine yerleştirmiş durumda.
Müşterilerinden birinin kendisiyle iletişim kurmak istemesi halinde defterini çıkaran Yalın, karşısındaki kişinin yazdıklarını okuyarak yine yazarak cevap veriyor. Bu yöntem, yıllardır onun için günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş.
Yalın, yaşadığı iletişim sürecini şöyle anlatıyor:
“Doğuştan gelen bir engel yaşıyorum. İnsanlarla iletişim kurarken duymuyorum ve konuşamıyorum. Bu nedenle defter kullanıyorum. Bana bir şey söylemek isteyenler deftere yazıyor. Ben de okuyup cevabımı yine yazarak veriyorum.”

Ürünlerin fiyatlarını da defterine yazıyor
El emeği ürünlerini satarken de iletişimini yazı üzerinden sürdüren Yalın, hazırladığı ürünlerin fiyatlarını defterine önceden not ediyor. Müşteriler fiyat sorduğunda ise ilgili ürünün karşılığındaki rakamı gösteriyor.
Kendi hazırladığı ürünlerden elde ettiği gelirle geçimini sağlamaya çalışan Yalın, her gün satış yapabilmek için tezgâhının başında bekliyor.
“Örgü patiklerimi, liflerimi, yazmalarımı burada satıyorum. En azından akşama kadar geçimimi sağlayacak kadar satış yaparak hayatımı sürdürüyorum” diyen Yalın, çalışmanın kendisi için yalnızca bir gelir kapısı değil, aynı zamanda hayata tutunmanın bir yolu olduğunu ifade ediyor.

“Ekmeğimi taştan çıkarmam gerekiyor”
Gün içerisinde iletişim konusunda çeşitli güçlüklerle karşılaştığını anlatan Yalın, bazı insanların durumunu anlayarak kendisine yardımcı olduğunu belirtiyor.
Konuşulanları duyamadığı için zaman zaman müşterilerin ne istediğini anlamakta zorlandığını söyleyen Yalın, böyle durumlarda defterini göstererek karşısındaki kişiden yazmasını istiyor.
Yalın, “Bazen çok zor oluyor. Söylenenleri anlamıyorum. Bazıları anlayışlı davranıyor, oturup yazıyor. Benim de ekmeğimi taştan çıkarmam gerekiyor. Bu yüzden her gün çalışıyorum” ifadelerini kullanıyor.
Defteri yıllardır yanından ayrılmıyor
Yalın’ın hayatındaki en önemli eşyalardan biri ise küçük defteri. Neredeyse her gün yanında taşıdığı defter sayesinde insanlarla iletişim kurabilen Yalın, okuma yazmanın hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söylüyor.
“Durumumdan dolayı defterimden neredeyse hiç ayrılmıyorum. Sürekli yazarak iletişim sağlayabiliyorum. 53 yaşındayım ve yaklaşık 9 yaşımdan beri bu şekilde iletişim kuruyorum” diyen Yalın, okul ortamında eğitim alma imkânı bulamadığını, buna rağmen okuma ve yazmayı öğrenmenin kendisi için büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Engellerine rağmen çalışmayı sürdürüyor
Günün büyük bölümünü el emeği ürünlerini satmak için geçiren Fatma Yalın’ın çalışma azmi çevresindekilerin de dikkatini çekiyor. Müşterileriyle yazılı iletişim kurarak anlaşmaya çalışan Yalın, yaşadığı tüm zorluklara rağmen üretmekten ve kendi kazancını elde etmekten vazgeçmiyor.
Yalın’ın yıllardır yanından ayırmadığı defteri ise onun için yalnızca birkaç sayfadan ibaret değil. İnsanlarla kurduğu iletişimin, günlük yaşamını sürdürmesinin ve emeğini müşterilerine ulaştırmasının en önemli aracı olarak hayatındaki yerini koruyor.
