Diyarbakır’da çok sayıda kadın, mutfakta yoğurduğu hamuru, ördüğü patiği ya da tasarladığı takıyı artık sadece komşularına değil, sosyal medya aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanına satıyor. Ev içinde başlayan küçük üretimler, dijital platformlar sayesinde aile bütçesine düzenli katkı sağlayan bir “gizli ekonomi”ye dönüşmüş durumda.
Özellikle Bağlar, Kayapınar ve Sur ilçelerinde yaşayan kadınlar; ev yapımı mantı, içli köfte, kuru pasta, el işi ürünler, bebek örgüleri ve doğal sabun gibi ürünleri Instagram ve WhatsApp grupları üzerinden pazarlıyor. Siparişler çoğu zaman mesaj yoluyla alınıyor, ödemeler havale ya da kapıda teslim şeklinde yapılıyor.
“Bir Tepsi Börekle Başladım”
Kayapınar’da yaşayan 3 çocuk annesi 38 yaşındaki Ayşe K., pandemi döneminde evde yaptığı börekleri sosyal medyada paylaşarak satışa başladığını anlatıyor.
“Önce komşular sipariş verdi. Sonra onların paylaşımlarıyla çevre genişledi. Şimdi haftada ortalama 60-70 tepsi ürün çıkarıyorum. Aylık 18-22 bin lira arasında gelir elde ediyorum. Eşime destek oluyorum, çocukların okul masrafını buradan karşılıyorum” diyor.
Ayşe K.’nın en büyük sorunu ise artan maliyetler. Un, yağ ve peynir fiyatlarındaki yükseliş kâr marjını daraltıyor. “Fiyat artırınca müşteri azalıyor, artırmayınca kazanç düşüyor” sözleriyle denge arayışını özetliyor.
El Emeği Ürünler Türkiye’ye Gidiyor
Sur ilçesinde yaşayan 45 yaşındaki Emine T. ise örgü bebek kıyafetleri üretiyor. Siparişlerinin önemli bir kısmının İstanbul ve Ankara’dan geldiğini belirtiyor.
“Instagram sayfası açtım. Önce çekinerek paylaşıyordum. Şimdi aylık ortalama 15 bin lira kazanıyorum. Evden çıkmadan para kazanmak bana özgüven verdi” ifadelerini kullanıyor.
Ancak kargo ücretleri ve iade süreçleri üreticileri zorluyor. Bazı siparişlerin son anda iptal edilmesi de emek kaybına yol açıyor.
Resmiyet ve Güvence Sorunu
Uzmanlar, ev üretimi yapan kadınların önemli bir kısmının herhangi bir vergi kaydı ya da resmi işletme statüsüne sahip olmadığını belirtiyor. Bu durum hem sosyal güvence eksikliğine hem de ileride yaşanabilecek hukuki sorunlara zemin hazırlıyor.
Diyarbakır’daki kadın girişimcilerin büyük bölümü sigortasız çalışıyor. Üretim ev ortamında yapıldığı için hijyen ve denetim konusu da ayrı bir tartışma başlığı olarak öne çıkıyor.
Sosyal Medya Yeni Çarşı Oldu
Kadınların en çok kullandığı platformların başında Instagram ve WhatsApp geliyor. Ürünler genellikle hikâye ve durum paylaşımlarıyla duyuruluyor. Müşteri ağı ise ağırlıklı olarak tanıdık çevre ve tavsiye zinciriyle büyüyor.
Ekonomistler, bu modelin özellikle yüksek kira ve iş yeri giderlerinden kaçınmak isteyen kadınlar için önemli bir alternatif oluşturduğunu ifade ediyor. Ancak sürdürülebilirlik için kooperatifleşme ve mikro kredi desteklerinin artırılması gerektiği vurgulanıyor.
“Kazandığım Para Bana Güç Veriyor”
Evde üretim yapan kadınların ortak noktası ise ekonomik katkının yanı sıra kazandıkları özgüven. Birçok kadın, “kendi paramı kazanıyorum” ifadesini özellikle vurguluyor.
Diyarbakır’da görünmeyen ama büyüyen bu ev ekonomisi, küçük ölçekli üretimin dijital çağda nasıl dönüşüm geçirdiğini gözler önüne seriyor. Resmî kayıtlara yansımayan bu hareketlilik, aslında kent ekonomisinin sessiz ama etkili aktörlerinden biri olarak dikkat çekiyor.
