Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük, Ramazan ayı dolayısıyla yaptığı değerlendirmede oruç ibadetinin İslam’daki yerini ve yükümlülük şartlarını kamuoyuyla paylaştı. Oruç tutmanın, ergenlik çağına ulaşmış ve dinen mükellef olan her Müslüman için farz olduğunu belirten Büyük, bu ibadetin İslam’ın beş temel esasından biri olduğunu hatırlattı.
Kur’an-ı Kerim’de orucun daha önceki ümmetlere de farz kılındığının bildirildiğini ifade eden Büyük, Ramazan ayının manevi arınma ve ahlaki olgunlaşma için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.

Yolcu ve hastalara ruhsat
Ramazan ayında bazı kimseler için kolaylıklar tanındığını dile getiren Büyük, yolculuk halinde olanlar ile sağlık sorunu yaşayanların oruçlarını erteleyebileceğini kaydetti. Geçici rahatsızlık yaşayanların, iyileştikten sonra tutamadıkları gün sayısınca oruçlarını kaza etmeleri gerektiğini belirten Büyük, “Üç gün tutulmadıysa üç gün, beş gün tutulmadıysa beş gün kaza edilir. Bu durumda fidye söz konusu değildir” dedi.
Kronik hastalara fidye yükümlülüğü
Ömür boyu süren kronik rahatsızlıkları bulunan ve düzenli ilaç kullanmak zorunda olan kişilerin durumuna da açıklık getiren Büyük, bu kimselerin tutamadıkları her gün için fidye vermeleri gerektiğini ifade etti. Fidye miktarının Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 240 lira olarak belirlendiğini aktaran Büyük, 30 gün oruç tutamayan bir kişinin her gün için ihtiyaç sahiplerine ödeme yaparak bu sorumluluğunu yerine getirebileceğini söyledi.

“Mazeretsiz terk edilen orucun telafisi yok”
Oruç ibadetinin önemine dikkat çeken Büyük, geçerli bir mazeret olmaksızın Ramazan’da oruç tutmamanın büyük bir kayıp olduğunu vurguladı. Hastalık, yolculuk, ileri yaş, gebelik ve emzirme gibi durumların meşru mazeret kapsamında değerlendirildiğini belirten Büyük, bu haller dışında bilinçli olarak terk edilen bir günlük orucun faziletine sonradan ulaşmanın mümkün olmayacağını dile getirdi.
“Ramazan, birlik ve kardeşlik ayıdır”
Ramazan ayının Kur’an ayı olduğuna işaret eden Büyük, bu mübarek zaman diliminde Kur’an’la daha fazla hemhal olunması gerektiğini ifade etti. Teravih namazları ve iftar sofralarının toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirten Büyük, Ramazan’ın birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirmesini temenni etti.
Celal Büyük, Ramazan ayının tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olması duasıyla sözlerini tamamladı.
