Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali çerçevesinde, Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesi anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. 1 ve 2 Nolu burçlarda açılan sergide, dünyaca tanınan Filistinli sanatçı Sliman Mansour’un eserleri sanatseverlerle buluştu.
Filistin’in tarihsel direnişini ve toplumsal belleğini konu alan eserler, hem görsel estetiği hem de politik mesajlarıyla dikkat çekiyor. Sergi, festival boyunca ziyaretçilerini bekliyor.
Sanatın Direnişle Buluştuğu Nokta
Serginin küratörlüğünü üstlenen Samed Karagöz, Sliman Mansour’un sanatının yalnızca bir estetik üretim değil, aynı zamanda bir direniş biçimi olduğuna dikkat çekti. Karagöz, “Bu sergi, Filistin’in tarihsel belleğini, kolektif direnişini ve kültürel kimliğini sanat yoluyla yeniden kuran bir hafıza mekânıdır” ifadelerini kullandı.
Topraktan Sanata, Sanattan Direnişe
Mansour’un eserlerinde öne çıkan zeytin ağaçları, taş duvarlar, geleneksel kıyafetler ve emekçi figürleri, Filistin’in kültürel dokusunu yansıtırken, politik bir anlatı da kuruyor. Karagöz, sanatçının ilk intifada döneminde kimyasal boyaları bırakarak toprak ve doğal pigmentlerle çalışmaya başlamasının, Filistin toprağına olan aidiyetin güçlü bir metaforu olduğunu vurguladı.
“Sanat Bir Eylem Biçimidir”
Karagöz, Mansour’un sanatının sadece bireysel bir anlatım değil, aynı zamanda kolektif bir direnişin temsili olduğunu belirterek şu sözlerle devam etti:
“Bu seçki, Mansour’un sanatını yalnızca bir temsil aracı olarak değil, aynı zamanda bir eylem biçimi olarak düşünmeye davet ediyor. Eserler, bir halkın hafızasını canlı tutmak için gösterilen yaratıcı çabayı gözler önüne seriyor.”
Ziyaretçilere Açık
Diyarbakır surlarının büyüleyici atmosferinde açılan sergi, Kültür Yolu Festivali boyunca 1 ve 2 Nolu burçlarda ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Sanatseverler, bu özel seçkide hem Filistin’in tarihine tanıklık edecek hem de sanatın direnişle kurduğu güçlü bağa yakından şahit olacak.
