Yeşil Yıldız Bağımlılıklarla Mücadele Derneği Genel Başkanı Yahya Öger, Ramazan ayı dolayısıyla yaptığı yazılı basın açıklamasında, Ramazan’ın bireyler için sadece oruç tutulan bir dönem değil, aynı zamanda bağımlılıklardan kurtulma ve hayatı yeniden inşa etme fırsatı sunduğunu ifade etti.
Ramazan’ın rahmet, bereket ve nefis terbiyesi ayı olduğuna dikkat çeken Öger, orucun yalnızca aç ve susuz kalmak anlamına gelmediğini belirterek, “Gün boyu helal olan yeme ve içmeden uzak durabilen bir insan, hayatını olumsuz etkileyen zararlı alışkanlıklardan da uzak durabilecek manevi güce sahiptir. Ramazan bu yönüyle güçlü bir irade eğitimidir” değerlendirmesinde bulundu.
Alkol ve Madde Bağımlılığı Toplumu da Etkiliyor
Açıklamada alkol ve madde bağımlılığının bireysel bir sorun olmanın ötesinde, aile yapısını ve toplumsal huzuru da derinden etkilediği vurgulandı. Bu tür bağımlılıkların; karaciğer, kalp ve beyin başta olmak üzere birçok hayati organda kalıcı hasarlara yol açabildiği, ruhsal çöküntü ve depresyon riskini artırdığı ifade edildi.
Bağımlılığın aile içi çatışmalara, ekonomik kayıplara ve sosyal çözülmeye neden olduğuna işaret eden Öger, “Bağımlılık tek bir kişinin değil, bir ailenin ve toplumun ortak sorunudur. Mücadele de ancak toplumsal bilinç ve dayanışma ile mümkündür” dedi.
Ramazan İyileşme Süreci İçin Eşik Olabilir
Ramazan ayının, sigara, alkol ve zararlı maddelerden uzak kalınabilen yapısıyla bağımlılıkla mücadelede önemli bir eşik oluşturduğunu belirten Öger, bu sürecin profesyonel destek ve aile dayanışmasıyla birleşmesi halinde kalıcı bir bırakma sürecine dönüşebileceğini dile getirdi.
Ramazan’ın günlük alışkanlıkları değiştiren, aile içi iletişimi artıran ve sosyal çevreyi yeniden düzenleyen yapısının, bağımlılık döngüsünü kırmak için güçlü bir zemin sunduğu kaydedildi.
Teknoloji ve Kumar Bağımlılığına da Dikkat
Açıklamada yalnızca madde bağımlılığı değil; teknoloji ve kumar gibi davranışsal bağımlılıkların da ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi. Ramazan ayının ekran sürelerini azaltmak, sosyal medya kullanımını sınırlamak ve aile içi bağları güçlendirmek açısından önemli bir fırsat sunduğu vurgulandı. Kumarın ise emek ve aile huzurunu tehdit ettiği belirtilerek, Ramazan’ın bereket anlayışıyla bu alışkanlıklardan uzaklaşılması gerektiği ifade edildi.
Topluma Destek Çağrısı
Öger, bağımlılıkla mücadele eden bireylerin dışlanmaması gerektiğini belirterek, toplumun daha destekleyici ve yapıcı bir dil kullanması çağrısında bulundu. Ailelerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesi, sivil toplum kuruluşlarının bilinçlendirme çalışmalarını artırması ve medyanın Ramazan’ın arınma yönünü ön plana çıkarması gerektiğini dile getirdi.
Açıklamanın sonunda Ramazan’ın sadece aç kalınan bir ay olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Öger, “Ramazan’ı bağımlılıklardan özgürleşme ve yeniden başlama fırsatı olarak değerlendirelim. İrade eğitilebilir, bağımlılık tedavi edilebilir ve hayat yeniden inşa edilebilir” mesajını paylaştı.
