Uzmanlardan Uyarı: Kan Sulandırıcı!

Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal, kan sulandırıcıların yaşa göre değil, kişisel risk değerlendirmesiyle kullanılmasının gerektiğini belirtti. Kontrolsüz kullanımın ciddi kanamalara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Uzmanlardan Uyarı: Kan Sulandırıcı!

Son yıllarda kalp ve damar hastalıklarının artışıyla birlikte kan sulandırıcı ilaçların bilinçsiz kullanımı da yaygınlaştı. Uzmanlar, özellikle “50 yaş üzerindeki herkes kan sulandırıcı kullanmalı” düşüncesinin doğru olmadığını vurguluyor.

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal, toplumda kan sulandırıcılar konusunda ciddi bilgi eksikliği bulunduğunu belirterek, gereksiz ve kontrolsüz kullanımın sağlık açısından büyük risk taşıdığını söyledi.

“Karar Yaşa Göre Değil, Risk Durumuna Göre Verilmeli”

Doç. Dr. Erdal, kan sulandırıcı kullanımının yaşa göre değil, kişinin mevcut risk faktörleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Bu karar mutlaka hekim tarafından verilmelidir” diyen Erdal, risk değerlendirmesinde hastanın yaş, cinsiyet, mevcut hastalıkları, yaşam tarzı ve risk faktörlerinin dikkate alındığını aktardı.

Orta ve yüksek kardiyak risk taşıyan kişilerde, boyun doppler ultrasonu ve koroner BT anjiyografi gibi tetkiklerin sonuçlarına göre ilaç kullanımının belirlenebileceğini ifade etti.

Fayda-Zarar Dengesi Belirleyici

Kan sulandırıcıların kalp krizi ve beyne pıhtı atma riskini azaltabildiğini söyleyen Erdal, “Gereksiz kullanımda ise ciddi kanama riskleri ortaya çıkabilir” uyarısında bulundu.

Kardiyovasküler riski yüksek bireylerde ilacın faydasının zararından fazla olduğunu kaydeden Erdal, düşük riskli kişilerde ise mide ve beyin kanaması gibi tehlikelerin artabileceğini vurguladı.

“Düşük Risklilerde Kanama Riski Artıyor”

Düşük risk grubundaki bireylerde kan sulandırıcı kullanımının daha fazla zarar doğurabileceğine dikkat çeken Erdal, “Kar-zarar dengesi çok iyi hesaplanmalı. Gereksiz kullanım, ciddi kanamalara yol açabilir. Kesinlikle doktora danışmadan kan sulandırıcı kullanılmamalı” dedi.

Koruyucu Yaklaşımda İlk Adım: Yaşam Tarzı

Kalp hastalığı bulunmayan ancak risk faktörleri taşıyan bireyler için önceliğin sağlıklı yaşam alışkanlıkları olduğunu söyleyen Erdal, sigara ve alkolün bırakılması, kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve tansiyon ile şekerin kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çekti.

Yüksek riskli bireylerde koroner BT anjiyografi ve karotis doppler ultrasonu gibi tetkiklerin yol gösterici olabileceğini ifade etti.

Besin ve Ağrı Kesicilerle Etkileşim Riski

Bazı kan sulandırıcı ilaçların besinlerle etkileşime girebildiğini belirten Erdal, özellikle yeşil yapraklı sebzelerin ilaç etkisini artırabileceğini veya azaltabileceğini söyledi.

Ayrıca bazı ağrı kesicilerin kan sulandırıcılarla birlikte kullanılmasının mide kanaması riskini ciddi şekilde artırdığını vurguladı.

En Sık Yapılan Hata: Doktora Danışmadan Kullanım

Toplumda en sık karşılaşılan yanlışın doktor görüşü olmadan kan sulandırıcı kullanımı olduğunu belirten Doç. Dr. Erdal, “Eş, dost ya da sosyal medyadan edinilen bilgilerle kan sulandırıcı kullanmak hayati riskler doğurabilir” dedi.

Kardiyovasküler risk değerlendirmesinde kullanılan ve “kalp yaşı” olarak adlandırılan skorlama sisteminde; yaş, cinsiyet, tansiyon, şeker hastalığı ve kolesterol düzeylerinin belirleyici olduğunu sözlerine ekledi.

KAYNAK: İLKHA