Erzincan'ın İliç ilçesinde bir altın madeninde gerçekleşen toprak kayması olayı, iş sağlığı ve güvenliği konularını tekrar gündeme taşıdı. İş kazasında toprak altında kalan 9 işçi için devam eden arama-kurtarma çalışmaları, özellikle siyanürlü toprakların tehlikesini bir kez daha vurguladı.

Tokat'ta eğitime bir gün ara verildi Tokat'ta eğitime bir gün ara verildi

Erzincan'daki altın madeninde yaşanan toprak kayması, siyanürle yapılan madenciliği tekrar mercek altına aldı.

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Rüştü Uçan, yaptığı değerlendirmede, maden kazasının ardında aşırı kar hırsının etkili olduğuna dikkat çekti. Uçan, bu tür büyük kar getiren işletmelerin, toprağın kaymaya başlamadan önce modern teknolojik yöntemlerle izlenmesi gerektiğini vurgulayarak, dronelar, takip sistemleri ve uzaydan takip teknolojilerinin kullanılması gerektiğini belirtti.

Uçan, maden patlatma süreçlerindeki aşırı hırsın, sadece altın çıkarmak için değil, aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin ihmal edildiği bir ortam yarattığını ifade etti. Droneların kullanılmamasının da bu tür kazalara zemin hazırladığını söyleyen Uçan, ayrıca kazadan sonra yapılan arama çalışmalarının göstermelik olduğunu ve genellikle kurtarma şansının olmadığını belirtti.

Siyanürle altın arama faaliyetleri hakkında konuşan Uçan, bu süreçte milyonlarca metreküp toprağın siyanür ve ağır metallerle karıştığını, bu durumun doğa için zararlı olduğunu dile getirdi. Afrika ülkelerinde devlet katkısının yüksek olduğunu ancak Türkiye'de bu oranın düşük olduğunu belirten Uçan, üretici firmaların istediği gibi hareket edebildiğini ifade etti. Bu durumun, Türkiye'deki kaynakların doğru ve adil bir şekilde kullanılmadığını gösterdiğini belirten Uçan, milyonlarca metrekare arazinin yok edilerek bölgedeki hayvancılık, nehirler ve turizm gibi potansiyellerin göz ardı edildiğini vurguladı.

Kaynak: İLKHA