Diyarbakır'ın tarihi Sur ilçesi, gece 100 bin olan nüfusunun gündüz saatlerinde 500 bini aşmasıyla dikkat çekiyor. Bu yoğunluk, hem yerli hem de yabancı turistlerin bölgeye olan ilgisinin bir yansıması.

Sur ilçesi, barındırdığı tarihi ve kültürel zenginliklerle adeta bir açık hava müzesi. Hz. Süleyman ve 27 sahabe türbesi, bölgenin manevi atmosferini zenginleştirirken, ziyaretçilerine derin bir huzur sunuyor. Bu türbeler, İslam tarihinin önemli figürlerinin anısını yaşatıyor ve manevi bir durak olarak kabul ediliyor.

İlçenin tarih kokan sokaklarında dolaşırken, birçok müze ve tarihi cami ile karşılaşmak mümkün. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, bölgenin geçmişine ışık tutarken, Cahit Sıtkı Tarancı Evi Kültür Müzesi ise ünlü şairin yaşamını ve eserlerini merak edenler için özel bir durak. Ayrıca, Surp Giragos Ermeni Kilisesi gibi tarihi yapılar, Diyarbakır’ın zengin kültürel dokusunu gözler önüne seriyor.

Sur’un simgelerinden biri olan 10 Gözlü Köprü, Dicle Nehri üzerinde asırlardır dimdik ayakta duruyor. Bu köprü, hem mühendislik harikası hem de estetik bir başyapıt olarak bölgenin önemli turistik noktalarından biri. 10 gözlü kemer yapısı, ziyaretçilere hem tarihsel bir yolculuk hem de eşsiz manzaralar sunuyor.

Diyarbakır'ın Kavurucu Yaz Sıcağı Dayanılmaz Bir Realite Diyarbakır'ın Kavurucu Yaz Sıcağı Dayanılmaz Bir Realite

Hevsel Bahçeleri, Diyarbakır'ın doğal güzelliklerini keşfetmek isteyenler için ideal bir durak. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu bahçeler, tarihin ve doğanın iç içe geçtiği bir cennet köşesi. Hevsel Bahçeleri, binlerce yıldır bölgeye hayat veren Dicle Nehri'nin bereketiyle yeşermiş ve bugün hala yemyeşil alanlarıyla ziyaretçilerini büyülüyor.

Diyarbakır'ın Sur ilçesi, zengin tarihî ve kültürel dokusuyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Her köşesinde bir hikaye, her adımda bir tarih yatıyor. Gece ve gündüz nüfusu arasındaki büyük fark, ilçenin turizm potansiyelini açıkça ortaya koyuyor. Sur, sadece Diyarbakır'ın değil, Türkiye'nin de önemli turistik merkezlerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor.

Sur’u ziyaret edenlerin, bu tarihî ilçenin büyüsüne kapılmaması imkansız. Hem manevi hem de kültürel zenginlikleriyle, Sur, bir gün değil, defalarca ziyaret edilmesi gereken bir yer.

Kaynak: UĞUR ERSİN