Türkiye, kentlerin sürdürülebilirliğini ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla akıllı şehir uygulamalarını başlattı. Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile büyükşehir belediyelerinde 'Akıllı Şehir Dairesi Başkanlığı', diğer iller ve ilçelerde ise 'Akıllı Şehir Müdürlüğü' kurulması öngörüldü.

Dünya nüfusunun büyük bir kısmının şehirlerde yaşadığı ve bu oranın 2050'ye kadar artarak 6,5 milyar kişiye ulaşacağı öngörülüyor. Birleşmiş Milletler, sürdürülebilir kalkınmanın, kentsel alanların yapı ve yönetim biçimini değiştirmekle mümkün olduğunu belirterek, akıllı şehirlerin bu hedefe ulaşmada kritik bir rol oynayacağını vurguluyor.

Akıllı şehirler, çevreyle uyumlu fiziksel, dijital ve insan sistemlerini entegre ederek insanların yaşam kalitesini artıran, modern, rekabetçi, işlevsel ve sürdürülebilir bir gelecek sunmayı hedefliyor. Bu şehirler, hızlı kentleşmenin getirdiği sürdürülebilirlik sorunlarına çözüm sunmayı amaçlıyor ve daha verimli, sosyal, erişilebilir, eşitlikçi, teknolojik ve yaşanabilir bir gelecek vizyonuyla tasarlanıyor.

Akıllı şehirlerin temel özellikleri arasında ücretsiz Wi-Fi, akıllı altyapı, temiz enerji, akıllı binalar, güvenlik, akıllı atık toplama ve dijital uygulamalar bulunuyor. Dünya çapında Amsterdam, Barselona, ve Kopenhag gibi şehirler akıllı şehir uygulamalarıyla öne çıkarken, Türkiye'de İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyükşehirler bu alanda yatırımlar yapıyor.

Akıllı şehircilik, doğal kaynakların verimli kullanımı, çevresel ayak izinin azaltılması, etkili karar mekanizmalarının oluşturulması ve kamu hizmetlerinin daha verimli sunulması gibi birçok avantaj sağlıyor.

Yapay zeka işsizlik endişesini tetikliyor! Yapay zeka işsizlik endişesini tetikliyor!

Türkiye'nin orman yangınlarıyla daha etkin mücadele için geliştirdiği yapay zeka destekli "Karar Destek Sistemi", Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından düzenlenen yarışmada "çevre" kategorisinde ikincilik ödülünü kazandı.

Kaynak: UĞUR ERSİN