Diyarbakır’da 10 yaşında başladığı tespih yapımını yıllar içinde mesleğe dönüştüren 18 yaşındaki Serhat Sibal, el işçiliğinin inceliklerini anlattı. Sibal, tespih alırken malzemenin ve kullanılan altın püskülün gramajının mutlaka sorgulanması gerektiğini belirterek, “Her usta bu işi yapamaz” dedi.
Diyarbakır’da küçük yaşlarda öğrendiği tespih yapımını sürdüren 18 yaşındaki Serhat Sibal, mesleğe nasıl başladığını ve tespih üretiminin bilinmeyen yönlerini anlattı. Sibal, 10 yaşında ailesi tarafından “eli iş tutsun” düşüncesiyle aynı mahalledeki ustasının yanına gönderildiğini meslege aşık oldugunu ve okul tatillerinde atölyeye giderek tespih yapımını öğrendiğini söyledi.
10 yaşında ustasının yanında başladı
Tespih yapımının başlangıçta kendisi için bir hobi olduğunu ifade eden Sibal, zamanla bu işe olan ilgisinin arttığını belirtti.
Sibal, “10 yaşında beni aynı mahalledeki ustamın yanına, elim iş tutsun diye verdiler. Okullar her tatil olduğunda ustamın yanına gelerek tespih yapmayı öğrendim. Tespih yapmak benim için hobiydi. Severek yapıyordum ve ilgimi çekiyordu. Küçücük yaşta bu yeteneği kazandım” dedi.
Tespih yapımında birçok aşamadan geçiyor
Tespihin ortaya çıkmasının yalnızca malzemeyi kesmekten ibaret olmadığını belirten Sibal, üretim sürecinde malzemenin kontrolünden kesim, şekillendirme, delme, zımparalama ve cilalamaya kadar birçok aşamanın bulunduğunu anlattı.
İşleme başlamadan önce malzemenin çatlak olup olmadığının ve çevresinin kontrol edildiğini ifade eden Sibal, malzemenin yapısına göre kesim ölçüsünün belirlendiğini söyledi.
Kesim makinesinden geçirilen malzemenin daha sonra zımpara makinesinde yuvarlatıldığını belirten Sibal, ardından delme işleminin yapıldığını aktardı. Delme işleminin ardından yeniden zımparalama aşamasına geçildiğini söyleyen Sibal, 150, 400, 800 ve 1200 numaralı zımparaların sırasıyla kullanıldığını ifade etti.
Son aşamada ise cilalama işlemi yapıldığını belirten Sibal, bu işlemle zımpara izlerinin giderildiğini ve tespihin parlak bir görünüme kavuşturulduğunu söyledi.
Tespih fiyatları 5 bin liradan başlayıp yükseliyor
El işçiliği, kullanılan malzeme ve tespihin özelliklerine göre fiyatların değiştiğini belirten Sibal, tespihlerin yaklaşık 5 bin liradan başlayıp 10 bin, 15 bin, 20 bin ve 30 bin lira seviyelerine kadar çıktığını, daha yüksek fiyatlı ürünlerin de bulunduğunu söyledi.
Sibal, özellikle kehribar grubundaki tespihlere yoğun ilgi olduğunu ifade etti.
“Doğal kehribar damla kehribardır”
Tespih yapımında kullanılan malzemelerin birbirinden farklı özelliklere sahip olduğunu anlatan Sibal, doğal kehribar konusunda da alıcıların dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Sibal, “Doğal olan kehribar türü damla kehribardır. Biz doğal malzeme istiyoruz. Ateş kehribar, zar kehribar ve sıkma kehribar gibi malzemeler ise doğal değildir. Bunlar kimyasal işlemlerle oluşturulan malzemelerdir” ifadelerini kullandı.
Sibal ayrıca, eski dönemlerden kalan ve antika değeri taşıyan bazı malzemelerin de tespih yapımında kullanıldığını belirterek, Osmanlı sıkması, eski katalin ve eski oyun zarları gibi malzemelerin koleksiyonerler tarafından ilgi gördüğünü söyledi.
Bu malzemelerin temel yapısının plastik olduğunu ancak yaşları ve geçmişten günümüze taşıdıkları değer nedeniyle antika niteliği kazandıklarını ifade eden Sibal, bu nedenle fiyatlarının da farklı seviyelerde olabildiğini kaydetti.
“Herkes tespih satabilir ama ustalık farklı bir iş”
Tespih sektöründe satış yapmak ile ustalık gerektiren üretim arasında önemli bir fark bulunduğunu dile getiren Sibal, güvenilirliğin de mesleğin önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Sibal, “Herkes kolye, tespih ve bileklik satabilir ama ustalığı herkes yapamaz. Herkes bu işi herkese yaptıramaz. Ben şahsen yalan atan bir esnafa mal vermem, tespih yapmam. Para kazanacağım diye malzememin yanlış şekilde tanıtılmasını istemem” dedi.
Bu nedenle bazı satış ve mezat organizasyonlarına mesafeli durduğunu belirten Sibal, çevresinden bu konuda baskı gördüğünü ancak kendi çalışma prensiplerinden taviz vermediğini ifade etti.
“Usta işi denilen her tespih el yapımı olmayabilir”
Piyasada “usta işi” adıyla satışa sunulan bazı tespihlerin aslında makine üretimi olduğunu öne süren Sibal, alıcıların ürünün geçmişini araştırması gerektiğini söyledi.
Kendisinin malzemelerin hangi atölyeden çıktığını ve bazı ürünlerin kimler tarafından yapıldığını bildiğini ifade eden Sibal, özellikle tespihlerin püskül bölümünde kullanılan altın ve gümüş gibi değerli metallerin gramajına dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Tespih alacaklara “gramajı sorun” uyarısı
Tespih meraklılarına alışveriş sırasında yalnızca ürünün görünümüne ve satıcının söylemlerine göre hareket etmemeleri çağrısında bulunan Sibal, kullanılan malzemenin kaynağının ve püskülde bulunan değerli metalin gramajının öğrenilmesini tavsiye etti.
Sibal, “Özellikle tespih hastalarına tavsiyem, ellerinden geldiğince tespih malzemesini ustasından teyit etmeleri. Tespihin ucunda altın püskül varsa altının gramını mutlaka öğrenelim. Bir esnaf altın ve gümüş kullanıyorsa gramajını bilir. Tespihin hangi atölyeden, hangi ustadan çıktığını da bilir. Bunların ustalardan teyit edilmesini tavsiye ediyorum” diye konuştu.
Alışverişte dikkat edilmemesi halinde ürünün gerçek değerinin üzerinde fiyatlandırılabileceğini belirten Sibal, özellikle mezat satışlarında malzemenin maliyeti ile satış fiyatı arasındaki farkın araştırılması gerektiğini vurguladı.
Sibal, tespih alırken malzemenin niteliği, işçilik, ustası, üretim yeri ve varsa altın ya da gümüş parçaların gramajının birlikte değerlendirilmesinin, alıcıların mağduriyet yaşamasının önüne geçebileceğini söyledi.