?>

Covid-19 insülin direnci vakalarını da artırdı

Pandemi nedeniyle fiziksel aktivitenin kısıtlanması, mutfak alışkanlıklarının değişmesi, Covid-19 nedeniyle yaşanan stres, insülin direnci vakalarında artışa neden oldu. Okula gitmeyen, yağlı ve şekerli gıdalara yönelen çocuklar bile insülin direncinden nasibini alırken, uzmanlar, tedavi edilmeyen insülin direncinin bir sonraki adımının diyabet, kalp damar sisteminde tıkanıklık ve obezite olduğunu ve dikkat edilmesi gerektiğini belirtti..

Sağlık - 5 yıl önce

Pandemi nedeniyle fiziksel aktivitenin kısıtlanması, mutfak alışkanlıklarının değişmesi, Covid-19 nedeniyle yaşanan stres, insülin direnci vakalarında artışa neden oldu. Okula gitmeyen, yağlı ve şekerli gıdalara yönelen çocuklar bile insülin direncinden nasibini alırken, uzmanlar, tedavi edilmeyen insülin direncinin bir sonraki adımının diyabet, kalp damar sisteminde tıkanıklık ve obezite olduğunu ve dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 vakalarındaki artış sürerken, yaşanan süreç nedeniyle evden çalışmak zorunda ve hareketsiz kalan, yeme alışkanlıklarında değişim meydana gelen kişilerde insülin direnci gelişti. İnsülin direncinin tedavi edilmediği durumlarda diyabet, kalp hastalıkları, obezite ve hatta çeşitli kanser türlerine neden olabildiğini ifade eden Medicana International İzmir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Irmak Üstün, "Günlük hayatta fiziksel aktivite yapmayanlar, sürekli bilgisayar başında çalışanlar, karbonhidrat ve yağ ağırlıklı beslenen kişiler ve hatta okula gitmeyip uzaktan eğitim gören çocuklar bile risk altında, vaka saylılarında büyük artış yaşanıyor" dedi. İnsülin direncinin pankreas tarafından salgılanan insülinin hedef organ olarak ifade edilebilecek; kalp, karaciğer, beyin yağ dokusunda işlev görememe durumu olarak tanımlanabileceğini kaydeden Medicana International İzmir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Irmak Üstün, buna bağlı olarak pankreasın daha fazla insülin ürettiğini, vücutta insülin biriktiğini; ancak işlev görmediğini belirterek, "Kişinin, son zamanlarda artan kilosu varsa, çok sık acıkıyorsa, yemek yedikten hemen sonra tatlı ihtiyacı duyuyorsa, çok çabuk yoruluyorsa, bel çevresi yağlanmışsa, çok ani kan şekeri düşüşleri yaşamaya başladıysa insülin direncinden şüphelenmek gerekir" diye ifade etti. Kimler risk altında? İnsülin direncinin tamamen kişinin hayat şekliyle alakalı olduğunu belirten Uzm. Dr. Üstün, son 1 yıldır dünyanın içinde bulunduğu pandemi durumunun da insülin direncinin gelişmesinde etkili olduğunu söyleyerek, "Fiziki aktivitenin kısıtlanması, evde geçirilen vakit, mutfak alışkanlıklarının değişmesi, Covid nedeniyle kişilerin yaşadığı stres, insülin direncini artıran durumlar. Günlük hayatında fizik aktivite yapmayanlar, ofiste zaman geçirenler, uzaktan eğitim gören öğrenciler, sürekli bilgisayar başında zaman geçirenler, karbonhidrat ve yağ ağırlıklı beslenen kilo alan kişiler, ailesinde obezite hikayesi olanlar, Tip-2 diyabeti olanlar, özellikle elma tipi kilo alanlar, erkeklerde bel çevresi 95, kadınlarda 80 santimetrenin üzerinde olan kişiler, risk taşıyor" diye konuştu. Sayısız hastalığa neden oluyor İnsülin direncinin tedavi edilmediği durumlarda çeşitli hastalıklara davetiye çıkardığını belirten Uzm. Dr. Üstün, "Özellikle Tip-2 diyabete, kalp damar sisteminde tıkanıklığa, kolestrol dengesi ile ilgili problemlere yol açıyor. İç organlardaki yağ dokusunun artmasına neden oluyor. Obeziteye yol açabiliyor; ayrıca hem obezite hem insülin direncinin birlikte özelikle meme ve kolon kanseri gibi kanser türlerini artırdığı biliniyor. Bizim için çok önemli. Biz hekimler hastaya baktığımızda sadece orada insülin direnci görmüyoruz, o kişide metabolik bir sendrom ve sorun görüyoruz" dedi. Tedavisi çok basit İnsülin direncinin bir hastalıktan öte, vücut için bir uyarı anlamı taşıdığına vurgu yapan Uzm. Dr. Üstün, "Vücut, bir şeyler olmadan önce kişiye uyarı veriyor. Diyor ki, ‘insülin direnci başladı, ilerde şeker hastası, kalp hastası ya da kanser hastası olabilirsin. O nedenle şimdi bir şeyler yapman gerekiyor.’ Kişi öncelikle beslenme alışkanlıklarını değiştirmeli, basit şekerlerin içerisinde olduğu bisküvi, kraker, tatlılardan uzak durmalı. Beyaz undan, kızartmadan, cipsten uzak durmak, tavuğun, balığın derisini tüketmemek, eti de ızgara olarak tüketmek, gün aşırı 40 dakikalık fiziksel aktivite yapmak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Haftanın Öne Çıkanları

Hemoroitten “lazer” ile kurtulmak mümkün

2021-04-07 00:00 - Sağlık

Diyarbakır’da mahalle grup yollarının genişliği 7 metreye çıkarılıyor

2021-04-05 00:00 - Ekonomi

Yol çizgi boyası ve boya karışım malzemeleri satın alınacaktır

2021-04-05 00:00 - -

Öğrencilerine okulu sevdirmek için her yolu deniyor

2021-04-07 00:00 - Eğitim

‘Benim Oyun Sandığım’ Kahta’daki öğrencilere ulaştı

2021-04-05 00:00 - Eğitim

″Bahtiyar Yokuşu″na ziyaretçi akını

2021-04-06 00:00 - Kültür Sanat

Urfalı ustalar Edirneli ustaları ciğer kebabı yemeye davet etti

2021-04-07 00:00 - Kültür Sanat

Mardin’de labirenti andıran Bırbıre Mağarası keşfedilmeyi bekliyor

2021-04-01 00:00 - Kültür Sanat

Gizemli hayırsever bakkal bakkal gezip, veresiye defterlerindeki borçları ödedi

2021-03-31 00:00 - Güncel

Bakan Akar, Azerbaycan Savunma Bakanı Hasanov ile görüştü

2021-04-07 00:00 - Ekonomi

İlgili Haberler

"Akciğer sağlığını korumak için belirtileri hafife almayın"

09:59 - Sağlık

Samsun’da Faz 1 Klinik Araştırma Merkezi hizmete girdi

11:40 - Sağlık

Şaphane Gaipler köyünde içme suyu için 220 metrelik sondaj

09:11 - Sağlık

Cildi yaşlandıran hatalar

10:31 - Sağlık

Düzce’de sağlık farkındalığı çalışmaları sürüyor

10:48 - Sağlık

Günün Manşetleri

Diyarbakır’da trafikte tehlikeli yolculuk

16:50 - Diyarbakır

Diyarbakır’da faciadan saniyelerle kurtuldu

16:49 - Diyarbakır

54 Bin Kilometrelik Kültür Yolculuğu: Koçerlerin Hikâyesi Kitap Oldu

15:33 - Diyarbakır

Melik Ahmet Caddesi'nde Kaldırım İşgali Tepkisi: Yayalar Geçmekte Zorlanıyor

15:28 - Diyarbakır

Diyarbakır Dahil 81 ilde düzensiz göç denetimi

12:16 - Diyarbakır