Diyarbakır’ın ilk alışveriş merkezlerinden biri olarak bilinen Çarşıya Şevti’de, 60 yıllık bir meslek geleneği yaşatılmaya devam ediyor. Avrupa’dan memleketine dönen terzi Veysi Fidan, babasından devraldığı mesleği sürdürürken, yöresel kıyafetlerle kentin kültürel zenginliğini tanıtıyor.
Terziliğin kendisi için sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu belirten Veysi Fidan, çocukluk yıllarında bu sanatı babasından öğrendiğini söyledi.
Fidan, “Terzilik baba mesleğim. Çocukluğumda terziliğin tüm inceliklerini babamdan öğrendim. Babam da terzilik yapıyordu ancak diğer terzilerden farklı olarak günlük ya da modern kıyafetler yerine sadece yöresel kıyafetler dikiyordu. Ben de bu şekilde yetiştim.” dedi.
Avrupa’dan Diyarbakır’a dönüş hikayesi
Bir dönem Avrupa’da yaşayan Fidan, babasının vefatının ardından memleketine dönerek mesleği sürdürme kararı aldığını ifade etti.
“Daha sonra Avrupa’ya gittim. Bir süre sonra babam vefat edince, baba mesleğini devam ettirmek için memleketime döndüm ve babamdan kalan dikiş makinesinin başına ben geçtim.” sözleriyle süreci anlattı.
Yöresel kıyafetler kültürü yaşatıyor
Fidan, Diyarbakır’a özgü kumaşların renk ve desen çeşitliliğine dikkat çekerek, birçok farklı ürün diktiklerini belirtti.
“Yöresel kumaşlarımız pek çok farklı renk ve desene sahip. Bu kumaşlarla cepken, kuşak, pantolon, yelek, şalvar, elbise, etek ve yöresel çarık tarzı ayakkabılar dikiyorum.” diye konuştu.
Otantik kıyafetlere ilgi artıyor
Geçmişte günlük yaşamda sıkça kullanılan yöresel kıyafetlerin günümüzde daha çok otantik ürünler olarak değerlendirildiğini vurgulayan Fidan, bu kıyafetlerin ayırt edici özelliklerini şöyle sıraladı:
“Otantik kıyafetler; parlak ve canlı renklere sahip, üzerinde yoğun desen ve motifler bulunan, daha salaş kesimlere sahip ürünlerdir. Bu yönüyle modern giyimden ayrılıyor.”
Turizmle birlikte talep yükseldi
Diyarbakır’da turizmin artmasıyla birlikte yöresel kıyafetlere olan ilginin de ciddi şekilde yükseldiğini belirten Fidan, hem yerli hem de yabancı turistlerin yoğun talep gösterdiğini söyledi.
“Şu anda 30 metrekarelik dükkânımda, tamamen kendi emeğimle diktiğim 5 binden fazla otantik kıyafet bulunuyor. Özellikle kadınlar ve çocuklara yönelik talep oldukça fazla.” ifadelerini kullandı.
“Her parçayı bir sanat eseri gibi işliyorum”
Mesleğini büyük bir sevgiyle yaptığını dile getiren Fidan, her bir ürüne özel emek verdiğini belirtti.
“İşimi severek yapıyorum. Her bir parçayı adeta çocuğum gibi işliyor, tüm detaylarını özenle tasarlıyorum. İnsanları mutlu etmek ve bir mesleği yaşatmak çok güzel bir duygu.” dedi.
Tükenen meslekler arasında yer alıyor
Terziliğin günümüzde yok olmaya yüz tutan meslekler arasında yer aldığına dikkat çeken Fidan, buna rağmen gördüğü ilgiden memnun olduğunu ifade etti.
“Terzilik her ne kadar günümüzde tükenen meslekler arasında gösterilse de insanların tasarladığım ve diktiğim kıyafetlere ilgi göstermesi beni mutlu ediyor.” şeklinde konuştu.