Diyarbakır'da yıllardır aynı sokaklarda alın teri döken marangoz ve demir ustaları, mesleklerine duydukları bağlılıkla dikkat çekiyor. Yaklaşık 50 yıldır atölyelerinin kapısını her sabah açan ustalar, değişen ekonomik koşullara ve sanayileşmenin etkilerine rağmen üretim geleneğini yaşatmayı sürdürüyor.
Bir zamanlar çırakların eksik olmadığı atölyelerde bugün sessizlik hakim olsa da ustalar, mesleklerini bırakmayı düşünmediklerini belirtiyor. Ahşabı sabırla işleyen marangozlar ile demire şekil veren demirciler, el emeğinin hiçbir zaman değerini kaybetmeyeceğini ifade ediyor.
Meslek hayatlarının büyük bölümünü aynı tezgâhın başında geçiren ustalar, geçmişte yoğun sipariş aldıklarını, bugün ise seri üretim ürünlerin yaygınlaşması nedeniyle işlerin eski hareketliliğini kaybettiğini söylüyor. Buna rağmen kaliteli işçilik arayan vatandaşların hâlâ geleneksel ustaları tercih ettiğini dile getiriyorlar.
Ustalar, mesleklerin geleceği konusunda ise çırak yetişmemesinden endişe duyuyor. Gençlerin daha çok masa başı işlere yöneldiğini belirten zanaatkârlar, el sanatlarının yaşatılabilmesi için mesleki eğitimin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Diyarbakır'ın köklü zanaat kültürünün önemli temsilcileri arasında yer alan marangoz ve demirciler, yılların birikimini yeni nesillere aktarmayı hedefliyor. Ustalar, yalnızca üretim yapmadıklarını, aynı zamanda kentin kültürel mirasını da yaşattıklarını vurguluyor.
Yarım asırlık emeğin simgesi haline gelen bu atölyeler, modern üretim anlayışının gölgesinde varlığını sürdürmeye çalışırken, Diyarbakır'ın geleneksel meslek kültürünü geleceğe taşımaya devam ediyor.