Diyarbakır’ın sıcak yaz günlerinde sokak aralarında duyulan “Dondurmacı geldi” sesi, 35 yıldır aynı mesleği sürdüren Murat Şenol’un geçim mücadelesinin de sesi oluyor.
Henüz 16 yaşındayken sırtına dondurma kovasını alarak satış yapmaya başlayan Şenol, bugün 51 yaşında. Aradan geçen yıllara rağmen çalışma şeklini değiştirmeyen Şenol, dondurma kovası ve külahlarını yanına alarak kentin farklı mahallelerinde dolaşıyor.
Günün önemli bölümünü sokaklarda geçiren Şenol, özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte dondurmaya olan ilginin de yükseldiğini belirtiyor.
35 yıldır aynı yöntemle satış yapıyor
Dondurma satışına genç yaşta başladığını anlatan Murat Şenol, yıllar içerisinde mesleğinin hayatının önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.
Şenol, “16 yaşlarımda sırtımda dondurma satmaya başladım. Şimdi 51 yaşındayım. Yaklaşık 35 yıldır bu işi yapıyorum. Dondurma kovamı ve külahlarımı alıp Diyarbakır’ın mahallelerini dolaşıyorum. Geçimimi bu şekilde sağlıyorum” dedi.
Dondurmaları özel olarak hazırlanan ısı yalıtımlı termoslu kovada taşıdığını belirten Şenol, bu yöntemin sıcak havalarda ürünün muhafaza edilmesine yardımcı olduğunu ifade etti.
Mahallelerde çocukların peşinden koştuğu ses
Sokak dondurmacılığının kendisi açısından yalnızca bir meslek olmadığını dile getiren Şenol, yıllardır devam eden bu geleneğin özellikle çocuklarla kurduğu bağ sayesinde sürdüğünü söyledi.
Mahalle aralarında dondurma sattığı sırada seslenerek vatandaşlara ulaştığını belirten Şenol, çocukların kendisini gördüğünde yanına geldiğini anlattı.
Şenol, “Mahalle mahalle geziyorum. ‘Dondurmacı geldi’ diye sesleniyorum. Çocuklar beni görünce koşarak geliyor. Bu işi yıllardır yaptığım için birçok yerde beni tanıyorlar. Hem ekmeğimi kazanıyorum hem de eskiden kalan bir geleneği devam ettiriyorum” diye konuştu.
Maraş dondurmasının sırrını anlattı
Yıllardır dondurma sektöründe çalışan Şenol, vatandaşların özellikle yaz aylarında tercih ettiği Maraş dondurmasının hazırlanmasına ilişkin de bazı bilgiler paylaştı.
Şenol, geleneksel Maraş dondurmasında keçi sütü, salep ve şekerin önemli unsurlar olduğunu belirterek, dondurmanın kendine özgü elastik kıvamının ise kullanılan malzemelerin yanı sıra hazırlanış biçimiyle ortaya çıktığını söyledi.
Özellikle gerçek salep kullanımının dondurmanın kıvamı açısından önemli olduğunu vurgulayan Şenol, hazır toz ürünlerle gerçek salep arasında fark bulunduğunu ifade etti.
Kısık ateşte pişiriliyor, uzun süre çırpılıyor
Dondurmanın hazırlanmasında pişirme aşamasının da dikkat gerektirdiğini anlatan Şenol, sütün yüksek ateşte kaynatılmaması gerektiğini belirtti.
Dondurmanın kısık ateşte ve kontrollü şekilde pişirilmesinin ardından uzun süre karıştırılması gerektiğini söyleyen Şenol, bu işlemin ürünün kıvamını etkilediğini dile getirdi.
Şenol, “Dondurmayı ne kadar çok çırpar ve döverseniz kıvamı o kadar elastik olur. Maraş dondurmasının özelliği de zaten bu uzayan yapısıdır” ifadelerini kullandı.
Sırtındaki kova artık mesleğinin simgesi
Çocukluk yıllarında başladığı işi 35 yıldır sürdüren Murat Şenol’un sırtındaki dondurma kovası, Diyarbakır sokaklarında alışılmış bir görüntü haline geldi.
Teknolojinin ve satış yöntemlerinin değişmesine rağmen geleneksel yöntemden vazgeçmeyen Şenol, sıcak yaz günlerinde sokak sokak dolaşarak dondurma satmaya devam ediyor.
Diyarbakır’ın mahallelerinde yankılanan dondurmacı sesi ise yalnızca bir satış çağrısı değil, kentte geçmişten bugüne taşınan sokak kültürünün de yaşayan örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.