Diyarbakır -
55 dk. önce
Diyarbakır’ın tarihi mekânlarından Ulu Camii Mesudiye Medresesi, Gazze’ye ilişkin farkındalık oluşturmayı amaçlayan özel bir sergiye ev sahipliği yaptı.
Dicle Üniversitesi ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen “Gazze: Bellek, Beden ve Toprak” adlı kişisel sergide, Gazze’nin yaşadığı süreç farklı sanat teknikleriyle ele alındı. Sergide yalnızca savaşın ve yıkımın izlerine değil, bölgenin toplumsal hafızasına, kimliğine, toprağına ve geleceğe dair umuduna da yer verildi.
Serginin açılışına Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat ile Dicle Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan katıldı.
Eronat: “Acının yanında umut da var”
Sergiyi gezen Rektör Prof. Dr. Kamuran Eronat, eserlerin Gazze’de yaşananları farklı bir sanat perspektifiyle ele aldığını belirtti.
Çocukların ve yaşlıların duygu dünyasının da çalışmalara yansıtıldığını ifade eden Eronat, eserlerde acının yanı sıra umut ve kararlılık mesajlarının öne çıktığını söyledi.
Çalışmalarda kullanılan sembollere de dikkat çeken Eronat, özellikle turna figürünün Türkiye ile Gazze arasındaki gönül bağını yansıtan anlamlı unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.
Eronat, serginin hazırlanmasındaki emeğinden dolayı Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hamide Vural’ı tebrik etti.
Üniversiteden Gazze temalı etkinlikler
Dicle Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ise Gazze konusunda üniversite bünyesinde farklı etkinlikler gerçekleştirdiklerini belirtti.
İlahiyat Fakültesinin koordinasyonunda geçtiğimiz hafta bir program düzenlendiğini aktaran Arslan, Mesudiye Medresesi’ndeki serginin de bu çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Program kapsamında Gazze’den Filistinli bir akademisyenle canlı bağlantı kurulmasının planlandığını belirten Arslan, akademisyenlerin katılımıyla farklı etkinliklerin de sürdürüleceğini kaydetti.
Yaklaşık 60 eser sergilendi
Serginin sahibi Dr. Öğr. Üyesi Hamide Vural, çalışmanın Gazze’de yaşanan acıları anlatmanın ötesinde, bölgenin kolektif hafızasına odaklandığını söyledi.
Yaklaşık 60 eserin yer aldığı sergide ahşap oyma, ahşap yakma, kilim baskı, akrilik, pastel, dijital ve çağdaş baskı gibi farklı teknikler kullanıldı.
Vural, eserlerde semboller ve figürlerin duruşları üzerinden Gazze’nin hafızasını ve yaşananların insanlar üzerindeki etkisini aktarmaya çalıştığını belirtti.
Sanat çalışmalarında sosyal gerçeklik, kimlik, aidiyet, göç ve diaspora gibi başlıklara da yer verdiğini ifade eden Vural, Filistin’in yanı sıra Bosna, Suriye ve Hocalı gibi farklı coğrafyalara ilişkin toplumsal hafıza çalışmalarının da bulunduğunu aktardı.
Sergi eserleri satışa sunulacak
Sergideki eserlerin satışa sunulacağını belirten Vural, elde edilecek gelirin bir bölümünün Gazze’ye maddi destek amacıyla değerlendirilmesinin planlandığını söyledi.
Vural, sanat çalışmalarının sürdürülebilmesi için de kaynak oluşturulacağını belirterek, sanat aracılığıyla Gazze konusunda farkındalık oluşturmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Tarihi Mesudiye Medresesi’nde ziyaretçileri ağırlayan sergi, Gazze’yi yalnızca savaş ve yıkım üzerinden değil; hafıza, kimlik, toprak, umut ve direnç kavramları üzerinden ele almasıyla dikkat çekti.