?>

Doğru tedaviyle şizofreni hastaları toplum içinde üretici bir hayat yaşayabilir

Uzmanlar, nörobiyolojik bir hastalık olan şizofreninin, yaşam boyu süren kronik bir hastalık olduğunu, ancak günümüzde uygun ilaç tedavileri ile belirtilerinin büyük oranda iyileşebileceğini belirtiyor.  

Sağlık - 3 yıl önce

Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, şizofreniyle ilgili doğru bilinen yanlışları değerlendirdi.
Zorbozan, ‘şizofreni hastaları tehlikelidir’ yanlış kanısına ve hastaların maruz kaldığı "damgalamaya" dikkatleri çekerek tedaviye ulaştıkları sürece herhangi tehlikeli bir durum olmayacağını söylüyor.
Şizofreni hastaları ailesi tarafından da damgalanabiliyor
Şizofreniye karşı olumsuz tutum ve davranışların değiştirilmesi için yüzyıllardır gelen damgalamayla ilgili yanlış inançları, gerçeklerle değiştirmek gerektiğini belirten Zorbozan, "Damgalama sadece başkaları tarafından yapılmaz. Hastanın kendisi veya aile yakınları bile damgalayabilir. Toplum da hasta ve ailesini damgalayabilir." dedi.
Şizofreni yaşam boyu süren kronik bir hastalıktır 
Şizofreninin, beyinin mezolimbik ve mezokortikal dopamin yolaklarında işlev bozukluğu olması sonucunda ortaya çıkan, genetik alt yapılı nörobiyolojik bir hastalık olduğunu söyleyen Zorbozan, "Yaşam boyu süren kronik bir hastalıktır. Ancak günümüzde uygun ilaç tedavileri ile hastalık belirtileri büyük oranda iyileşebilir. Duygu, düşünce ve davranışın etkilendiği; zaman zaman gerçeklik algısında kopmaların olduğu çok yönlü bir rahatsızlıktır." şeklinde açıkladı.
Duygu ve genel düşüncelerde yaşanan değişikliklerle kendini göstermeye başlar
Şizofreni hastalığının oluşmasında birçok etkenin rol oynayabileceğini kaydeden Zorbozan, "Bunlardan biri genetik yatkınlık. Ancak bir kesinlikten söz edilemeyebilir. Beyin kimyası, beyin anomalisi ve çevresel etmenler şizofreni hastalığının oluşum nedenleri arasında yer alabilir. Aşırı stres, travmalar, viral enfeksiyonlar, iletişimsizlik ve asosyallik de çevresel etmenlerden bazılarıdır." ifadelerini kullandı.
Şizofreni hastalığının kişinin duygu ve genel düşüncelerinde yaşanan değişikliklerle kendini göstermeye başladığına dikkat çeken Zorbozan, sözlerine şöyle devam etti:
"Duygu ve düşünce değişiklikleri davranışa dönüştüğü andan itibaren ise kişinin çevresi tarafından da fark edilmeye başlar. Kişi mevcut yaşantısının ve olayların dışında olmayan durumları düşünür ve o durumlara inanır. Bu durum bir süre sonra başa çıkılamaz hale gelebilir. Bu yüzden mutlaka tedavi edilmesi gereken psikiyatrik bir rahatsızlıktır."
Hastalığın yanında madde bağımlılığı olanlar tehlikeli davranışlarda bulunabilir 
Şizofrenide muhakemenin bozulması sonucunda, şüphecilik, alınganlık gibi düşünceler oluşabildiğini aktaran Zorbozan, "Bu düşünceler fiziki ve mantığa dayalı kanıtlarla çürütülse dahi hasta bu düşüncesinden vazgeçmez. Zaman zaman sesler duyma, görüntüler görme de gerçekleşebilir. Bu zamanların dışında da kişi içe kapanık, sosyal izole ve hareketsiz kalabilir. Çoğunlukla çevrelerinden uzaklaşmayı ve yalnız olmayı tercih ederler. Fakat hastalığın yanında madde veya alkol bağımlılığı olanlar tehlike ve şiddet içeren davranışlarda bulunabilir. Öte yandan şizofreni hastaları kendilerine zarar verebilir. Şizofreni hastaları arasında genç yaşta ölümün birinci nedeni intihardır. Doğru tedaviyle şizofreni hastaları psikiyatri hastaneleri yerine, aileleriyle veya toplum içinde üretici bir hayat yaşayabilirler." açıklamasında bulundu.
Zamanında tedaviye ulaşan hastalar sosyal hayata adapte olabilir
‘Şizofreni hastaları tehlikeli ve suça meyillidir’ düşüncesinin yanlış olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, "Tedaviye ulaştığı sürece herhangi tehlikeli bir durumu olmayacaktır. Toplumda işlenen suçların büyük bir oranı akıl sağlığı yerinde, organize şekilde suç işleyen insanlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Bilinen bir diğer yanlış da bu kişilerin hayatını tek başına idame ettiremeyeceği, işlevselliklerinin kaybolacağı ve sosyal hayattan izole olacağıdır. Tedaviye ulaşan bir birey tedavi dirençleri yoksa ve gecikmediyse sosyal hayatına adapte olabilir." ifadelerini kullandı. 
Çocukmuş gibi davranmak da damgalamanın bir türü 
Zorbozan, şizofreni hastalarına nasıl davranılması gerektiği konusunda öneride bulunarak sözlerini tamamladı:
"Şizofreni ve diğer ruh sağlığı hastalarına damgalamada bulunmamak için bu kişilere toplumdaki bireyler gibi davranmak gerekir. Bu bireylere fazla ilgi gösterip çocukmuş gibi davranmak ve el üstünde tutmak da damgalamanın bir türüdür." (İLKHA)
Haftanın Öne Çıkanları

Yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü azaldı

2023-05-23 11:12 - Ekonomi

Orman ve Kırsal Alan Yangın Sündürülmesi hizmet alım işi alınacak

2023-05-23 03:04 - Resmi ilanlar

GENEL KURUL DUYURUSU

2023-05-19 03:11 - Resmi ilanlar

Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Baştabipliği

2023-05-19 03:01 - Resmi ilanlar

16'ncı MEKANİZE BAKIM ONARIMI

2023-05-19 03:08 - Resmi ilanlar

S.S.Bismil Buğday Pazarı ve Zahireciler Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Genel Kurul Duyurusu

2023-05-23 03:27 - Resmi ilanlar

Batman'da 58 ilim talebesine icazet töreni düzenlendi

2023-05-21 17:00 - -

Yol, Kavşak ve Kaldırım Yapım, Bakım ve Onarım İşi Yaptırılacaktır

2023-05-24 03:00 - Resmi ilanlar

Laboratuvar Hizmeti Alınacaktır

2023-05-23 03:02 - Resmi ilanlar

Yerel kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış uyarısı

2023-05-23 07:57 - -

İlgili Haberler

Kalp ameliyatlarında minimal invaziv dönem

11:01 - Sağlık

Uzmanından Kurban Bayramı Uyarısı: “Et Hemen Tüketilmemeli”

12:44 - Sağlık

Uzmanından önemli uyarılar

19:35 - Sağlık

Kurban Bayramı’nda 462 Bin Sağlık Çalışanı Görev Başında

12:49 - Sağlık

Kurban etlerinde ölüm sertliğine dikkat

12:08 - Sağlık

Günün Manşetleri

Herkesin Bıraktığını O Topladı

22:23 - Diyarbakır

Diyarbakır’da Havalandırma Boşluğunda Mahsur Kalan Yavru Kedi Kurtarıldı

21:30 - Diyarbakır

AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı İçin Mehmet Kahraman İsmi Gündemde

20:59 - Siyaset

Diyarbakır'ın en sıcak ilçesi yakıyor

16:54 - Diyarbakır

Sur Kaymakamı Akbulut Sahaya İnip Futbol Oynadı

16:26 - Diyarbakır