?>

Görenleri ürküten sıra dışa koleksiyon

Kocaeli’de antika dükkanı işleten Hamdi Dinibütünoğlu, yalnız yaşayan bir koleksiyonerden satın aldığı ve görenleri hayrete düşüren 5 bin parçalık oyuncak bebek kafası koleksiyonunu sergiliyor.

Güncel - 7 ay önce

Kocaeli’de antika dükkanı işleten Hamdi Dinibütünoğlu, yalnız yaşayan bir koleksiyonerden satın aldığı ve görenleri hayrete düşüren 5 bin parçalık oyuncak bebek kafası koleksiyonunu sergiliyor. Kavanozlara ve akvaryumlara doldurulmuş binlerce kafa, kimileri için ürpertici bir görüntü oluştururken, koleksiyonun ardındaki hikaye ise dikkat çekiyor.

İzmit ilçesindeki Cedit Mahallesinde antika dükkanı bulunan Hamdi Dinibütünoğlu, iki yıl önce Kütahya’da yaşayan 82 yaşındaki adamın ilginç bir birikimi olduğunu öğrendi. Yaşlı adamın 35-40 yaşlarında yapmaya başladığı ve yaklaşık 50 yıl boyunca bit pazarlarından, antikacılardan ve hatta çöplerden toplayarak oluşturduğu "oyuncak bebek kafası" koleksiyonunu görmek için Kütahya’ya giden Dinibütünoğlu, gördüğü manzara karşısında "Bu benim olmalı" diyerek koleksiyonu satın almaya karar verdi.

Koleksiyonun sahibi yaşamını yitirdi

Uzun uğraşlar ve ikna turları sonucunda koleksiyonu İzmit’e getiren Dinibütünoğlu, bu denli geniş yelpazedeki bir koleksiyonun Türkiye’de tek olduğunu belirtti. Koleksiyonun ilk sahibinin geçen yıl vefat ettiğini belirten Dinibütünoğlu, "Yaklaşık 5 bin bebek kafası var. Amca bu koleksiyondan ayrılmak istemedi ama ilerleyen yaşından dolayı bize layık gördü. Bu koleksiyonunu iki sene önce satın aldık" ifadelerini kullandı.
"Görünce ’Bu benim olmalı’ dedim"

Yaşlı adamın koleksiyona 35-40’lı yaşlarda başladığını ve yaklaşık 50 yıldır biriktirdiğini anlatan Hamdi Dinibütünoğlu, parçaları bulmasını "Denk geldikçe bit pazarlarını, antikacıları gezmiş, çöplerden bulmuş" sözleriyle aktardı. Dinibütünoğlu, amcanın kafaları önce gövdeleriyle sakladığını ancak çok yer kapladığı için sadece kafaları biriktirmeye başladığını kaydederek, "Aklına bu kavanoz fikri gelmiş. Kavanozlara dizerek bunları sergilemeye başlamış. Kavanozların içine keser saplarıyla bastırarak, bebek kafasının formunu da bozmadan bu hale getirmiş. Görünce ’Bu benim olmalı’ dedim. Amcayı 15-20 günde yalvar yakar ikna ettik. Sonra sağ olsun bizi de kabul etti mekanına" diye konuştu.

"Bebekler hep güler oğlum"

Amcanın ikna sürecinde 15-20 gün boyunca görüşmek istemediğini belirten Dinibütünoğlu, koleksiyonun hüzünlü hikayesine de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Amca bizimle hiç görüşmek istemedi çünkü bunlardan vazgeçmek istemiyordu. Sonra Abdurrahman abim onun aklına girmiş. ’Amca Allah korusun sana bir şey olursa bunları herkes çöpe atar, yazık günah. Bunlar seninle beraber yürüsün’ gibi şeyler söylemiş. Amcaya da mantıklı gelmiş. ’Tamam, o zaman bir, iki tane değil hepsini alsın’ demiş. Hepsini almak üzere anlaştık, birer çay içtik. Amcaya, ’Bunların bir hikayesi var mı?’ dedim. Bana, ’Boşver, karıştırma orayı’ dedi. Yalnız bir adamdı, yalnız yaşıyordu, köhne bir evde yaşıyordu. Bir hikayesi vardır mutlaka, herkesin bir hikayesi vardır. Güler yüzlü bir amcaydı. Gülen yüzlerden çok etkilendiğini söylemişti. ’Bebekler hep güler oğlum’ demişti bana. O cümlesi benim kulağıma küpe olmuştur. Bebekler hep güler hakikaten baktığınız zaman. Hiç çirkin bebek göremezsiniz. Bebekler hep güler, dünyadaki tüm bebekler gülsün de zaten."

"Sanki arkadaşları, dostları gibiydi"

Antikacı Dinibütünoğlu, yaşlı adamın evinin her köşesinde sergilediği bebek kafalarıyla mutlu hissettiğini söyledi. Dinibütünoğlu, "Bunlar vazgeçilmiş, çöpe atılmış oyuncak bebeklerin kafası. Yalnız yaşayan amcamız bunlardan medet ummuş, bunlarla mutluydu. Evinin her tarafında kavanozlarını dizmişti. Bir kömürlüğü vardı, kömürlüğün raflarına kadar dizmişti. Bunlarla mutluydu amca. Sanki arkadaşları, dostları gibiydi. Çünkü bu oyuncaklar terk edilmiş. Örneğin artık bıkmış çocuk, bunları yırtmış, gövdesi parçalanmış, çöpe atılmış" şeklinde konuştu.
"Kimisine çok sempatik geliyor bu kavanozlarımız, kimisine de ürkütücü"

Bebeklerin ilk başta gövdeleriyle saklandığını ancak yer kapladığı için daha sonra sadece kafalarının biriktirildiğini ifade eden Dinibütünoğlu, koleksiyonun tarih aralığına da değinerek, "1940-1950 model bebek kafaları da var, 1980’lerden 2000’lerden de bebek kafaları var içlerinde. Bunları ayrı ayrı kavanozlamaktansa kavanozlara serpiştirmiş. Tarihini kavanozların içerisine yaymış. Hem eskisi var hem yenisi var. Çok farklı bebek kafaları var. Gülenler var, sinirliler var, üzgünler var, cırtlaklar var, çok şirinler. Kimisine çok sempatik geliyor bu kavanozlarımız, kimisine de ürkütücü" bilgisini verdi.
"Önce kavanozlarda, ardından akvaryumlarda sergilemeye başlamış"

Kavanozların kapasitesine ilişkin de bilgi veren Hamdi Dinibütünoğlu, bir litrelik kavanozlarda minimum 50, daha büyüklerinde ise 100’e yakın bebek kafası bulunduğunu dile getirdi. Amcanın ilerleyen yaşı nedeniyle kavanozlarla uğraşmakta zorlandığını belirten Dinibütünoğlu, "Yaşı itibarıyla kol kaslarının artık güçsüzleştiğini söylemişti. ’Oğlum artık kavanozları yapamıyorum’ demişti. Sonra büyük akvaryumların içerisinde sergilemeye başlamış. Sağ olsun bize kavanozuyla, akvaryumuyla teslim etti. Allah rahmet eylesin" dedi.
"Kimisi çok itici ve korkunç buluyor, kimisi de ’Çok şekermiş’ diyor"

Deposunda çuvalların içinde bekleyen oyuncak bebek kafalarının olduğunu da aktaran Hamdi Dinibütünoğlu, bazı iç mimarların ve korku evlerinin koleksiyonu değerlendirdiğini kaydetti. Dinibütünoğlu, koleksiyona gelen tepkilerin çeşitliliğini anlatarak, şunları kaydetti:

"Kimisi çok itici ve korkunç buluyor, kimisi de ’Çok şekermiş’ diyor. ’Kavanoz turşu gibi’ diyenler var, ’Bunlar ne turşusu?’ diyenler var ama değişik bir koleksiyon. Aslında bu koleksiyonculuk açısından şunu gösteriyor; kimin, ne zaman, neyin koleksiyonunu yapacağını bilemiyoruz. Bizim çocukluğumuzda peçete, toka, kalem vs. gibi ürünlerin koleksiyonunu yapanlar vardı. Bir sürü koleksiyon biliyoruz ama bebek kafası toplayan bir koleksiyoncuya ilk kez geldik. Artık tabii bu koleksiyonun tek sahibi benim."
"Çocuklar hiç korkmuyor, büyükler daha çok korkuyor"

Dinibütünoğlu, koleksiyona yönelik tepkilerde çocuklar ve yetişkinler arasındaki farkı ise şöyle açıkladı:

"Çocuklar hiç korkmuyor, büyükler daha çok korkuyor. Oyuncak kafalar renkli renkliler ve baktığınuz zaman aslında bebek hep güler. Bebekler, çocuğa neşe katmak için yapılan bir oyuncak olduğu için hep yüzleri güler. Bu şekilde sergileniyor olmaları birazcık onlara da ilginç geliyor. Büyükler birazcık ürküyor. ’Birden ürktüm ya’ diyorlar çünkü büyüklerin kafasında dönen şeylerle, çocukların beyinlerindeki güzel düşünceler aynı olmuyor. Ben o yüzden çocukları da çok seviyorum."

Kaynak: IHA
Haftanın Öne Çıkanları

Ergani'den Bölgeye 24 Saat Hizmet

2025-11-30 13:07 - Diyarbakır

Bakan Yerlikaya: 346 şüpheliyi yakaladık

2025-11-30 14:52 - Siyaset

Muharrem İnce’ye verilen görev! CHP’de değişim

2025-11-30 15:36 - Siyaset

Erzincan’a yeni Kültür Merkezi Projesi hazır

2025-12-04 08:48 - Siyaset

TBMM, 2026 Bütçesini 14 Gün Boyunca Kesintisiz Görüşecek: Yoğun Mesai Başlıyor

2025-12-07 10:18 - Siyaset

Tamamlandığında dünya sıralamasına girecek

2025-12-06 11:12 - Spor

Baykal ve Kılıçdaroğlu döneminde olmamıştı

2025-11-30 15:41 - Siyaset

Adalet Bakanı Tunç, adliye temel atma töreni için Bayburt’ta

2025-12-04 08:28 - Siyaset

Bilal Erdoğan’dan Cumhurbaşkanlığı Adaylığı İddialarına Yanıt

2025-12-02 15:01 - Siyaset

Silvan’da Hukuk Yatırımı: Yeni Adliye Sarayı Müjdesi

2025-12-03 12:28 - Diyarbakır

İlgili Haberler

Vali Tavlı: "15 Temmuz milli irade kahramanlarımız da sonsuza kadar minnetle anılacak"

15:22 - Güncel

6 mahalleye ulaşım sağlayan grup yoluna sıcak asfalt

15:38 - Güncel

Köylülerin ürettiği peynir coğrafi işaret tescili aldı

08:58 - Güncel

DOA ile 17 günde 33 milyon ambalaj geri dönüşüme kazandırıldı

11:31 - Güncel

Çinli genç Develi’de Müslüman oldu

11:32 - Güncel

Günün Manşetleri

Diyarbakır’da Soğuk Baklavaya İlgi Arttı

15:43 - Diyarbakır

Çınar Çevre Yolunda Trafik Kazası: 1 Kişi Yaralandı

15:34 - Diyarbakır

Diyarbakır’da Engelli Bireyleri Taşıyan Minibüs Kaza Yaptı: 19 Yaralı

15:32 - Diyarbakır

Çermik’in Yöresel Pekmezleri Tezgâhlarda Yerini Aldı

15:19 - Diyarbakır

Çermik’te Kavurucu Sıcaklar Esnafın İşlerini Yavaşlattı

15:17 - Diyarbakır